Piyasalar finansmana erişimde kolaylık bekliyor

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Son yıllarda küreselleşen ekonomik dalga­lanmalar, ülkemizde uygulanan ekonomik program, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve fi­nansmana erişimde yaşanan zorluklar çok sa­yıda işletmeyi ciddi şekilde etkiledi. Özellikle son üç yılda kredi borçlusu şirketler, yüksek faiz ve kur farklarının da etkisiyle özkaynak­larını hızla kaybetti. Bunun sonucunda birçok şirketin mali yapısı bozulurken, bazı şirketler borca batık hâle geldi.

Yaşanan sıkıntının boyutunu ortaya koyan rakamlar da dikkat çekici. TOBB verilerine göre 2025 yılında Türkiye’de 33 bin 270 şir­ket kapandı. 2026’nın ilk altı ayında ise ka­panan şirket sayısı, geçen yılın aynı dönemi­ne göre yüzde 1,4 geriledi. Ancak iflas kararla­rında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. 2026’nın ilk dört ayında 89 şirket hakkında iflas kararı verilirken, bu sayı 2025’in aynı döneminde 53 olarak gerçekleşmişti. Böylece iflas kararla­rında yüzde 68 oranında artış yaşandı.

Finansmana erişimin zorlaşması ve kredi maliyetlerinin yükselmesi, işletmelerin yal­nızca yatırım yapmalarını değil, mevcut faali­yetlerini sürdürmelerini de güçleştirdi. Yüksek finansman giderleri kârlılığı ve özkaynakları aşındırırken, borçların çevrilmesinde yaşanan sorunlar iflas ve konkordato riskini artırdı.

Borca batıklık ve borca batıklığın tespiti

Borca batıklık, en genel anlamıyla bir şir­ketin aktiflerinin, borçlarını karşılamaya yetmemesi durumudur. Türk Ticaret Kanu­nu’nda (TTK) sermaye kaybı ve borca batık­lık hâllerine ilişkin özel düzenlemeler bu­lunmaktadır. Buna göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının kar­şılıksız kalması veya belirli şartlarda üçte iki­sinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması hâ­linde yönetim organına önemli yükümlülük­ler düşmektedir.

Borca batıklığın tespitinde sadece şirket kayıtlarına bakılması yeterli değildir. Özellik­le taşınmaz, makine ve benzeri varlıkların ra­yiç değerlerinin de dikkate alınması gerekir. Bu noktada konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulması gerekir. Şirketin mu­hasebe kayıtları, tapu ve ticaret sicili kayıtla­rı, varlıkların rayiç değerleri ve diğer somut veriler birlikte değerlendirilerek, bilirkişi he­yetinden alınacak teknik ve denetime elveriş­li güncel rapor sonucunda borca batıklık ko­nusunda karar verilmelidir.

İflas ve konkordato

İcra ve İflas Kanunu’na (İİK) göre sermaye şirketlerin borca batık olması, kanunda belir­tilen şartların gerçekleşmesi hâlinde iflas so­nucunu doğurabilmektedir. Ancak şirketin iflas aşamasına gelmeden önce başvurabile­ceği önemli hukuki mekanizmalardan biri de konkordatodur. Bu nedenle konkordato, sade­ce iflastan kurtulma aracı değil, aynı zaman­da işletmenin faaliyetlerini devam ettirmesi­ni ve alacaklıların mümkün olduğunca korun­masını amaçlayan bir yeniden yapılandırma mekanizmasıdır.

Sonuç olarak

TTK ve İİK açısından borca batıklığın tes­pitinde, şirketlerin yalnızca kayıtlı değerler üzerinden hazırlanmış bilançolara bakılması yanıltıcı sonuçlara yol açabilir. Özellikle var­lıkların rayiç değerlerinin dikkate alınması gerekir. TTK’ya göre kurucular, yönetim ku­rulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurla­rı, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yü­kümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve şirket ala­caklılarına karşı verdikleri zararlardan so­rumlu olabilirler. Ayrıca olayın niteliğine gö­re taksirli iflas veya hileli iflas suçları nede­niyle TCK kapsamında ceza sorumluluğu da gündeme gelebilir.

Kapanan, konkordatoya başvuran veya if­las eden şirketler yalnızca kendi ortak ve ça­lışanlarını değil; tedarikçilerini, müşterileri­ni ve diğer alacaklılarını da etkileyen zincir­leme bir ekonomik sorun yaratmaktadır.

Bu nedenle, finansmana erişimin zorlaştığı ve kredi maliyetlerinin yükseldiği bir dönem­de, üretim ve istihdamını sürdürebilecek du­rumdaki işletmelerin uygun maliyetli finans­mana erişiminin kolaylaştırılması ve mali ya­pısı bozulan işletmelerin yeniden ekonomiye kazandırılması büyük önem taşımaktadır. Çünkü her iflas, sadece bir şirketin kapan­ması değil; aynı zamanda istihdamın, üreti­min ve o şirketle iş yapan diğer işletmelerin de kaybedilmesi anlamına gelebilir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.405,25 0,00 %
Dolar 48,4762 0,03 %
Euro 56,4627 0,24 %
Euro/Dolar 1,1639 0,12 %
Altın (GR) 6.834,57 0,24 %
Altın (ONS) 4.398,63 0,99 %
Brent 97,4155 -0,24 %