Reel sektörün maliyet ve zam tahmininde hafif iyileşme var

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ Reel kesim maliyet ve fiyat artışında şubatta ocak ayına göre daha iyimser ama hala hem maliyet hem fiyatta yüklü artışlar bizi bekliyor.

✔ İşsizliği daha sağlıklı ölçmenin ilk adımı nihayet atılıyor. İşsizlik artık üç ayın ortalaması olarak değil, aylık bazda hesaplanacak.

Merkez Bankası’nın hesapladığı reel kesim güven endeksi şubatta bir önceki aya göre bir miktar iyileşme yaşandığına işaret ediyor. Ocakta 107 olan reel kesim güven endeksi, şubatta 109.3’e yükseldi.

Güven endeksindeki bu yükselmeye en büyük katkı gelecek üç aya ilişkin ihracat siparişi endeksinin artmasından geldi. İhracat siparişi endeksi 112.9’dan 124.5’e yükseldi.

İş aleminin, özellikle de ihracatçı sanayicilerin hem bir yandan kurun böylesine gerilemesi karşısında ihracatın sekteye uğrayacağından dem vurmaları, hem de ihracat siparişlerinde bu ölçüde bir artış beklediklerini dile getirmeleri biraz çelişki gibi görünüyorsa da veriler böyle.

Maliyet ve zam tahmini

Reel kesim güven endeksini oluşturan alt kalemler arasında gelecekte fiyatların nasıl seyredebileceğini iyi kötü ortaya koyan üç soru var.

Bunlardan biri, son üç aydaki birim maliyetlerin nasıl seyrettiği sorusu. Bu soruya ocak ayında yüzde 56.2’lik kesim artış olduğu yanıtını vermişti, oran şubatta yüzde 57.8’e çıktı. Bir hatırlatma, geçen yılın şubatında bu oran yüzde 46.7 düzeyinde bulunuyordu.

Son üç aydaki maliyetin arttığı söyleniyor ama neyse ki gelecek üç aya dönük tahminlerde bir iyileşme var; hem maliyet artışı yönüyle, hem iç piyasa satış fiyatı yönüyle...

Gelecek üç ayda birim maliyetlerin artacağını söyleyenlerin ocak ayında yüzde 50 olan oranı şubatta yüzde 47.9’a geriledi.

Aynı şekilde gelecek üç ayda iç piyasa satış fiyatında artış olacağını söyleyenlerin ocak ayında yüzde 39.6 düzeyinde bulunan oranı şubatta yüzde 36.9’a indi.

Bu sorulara verilen yanıtların olumsuzluğu şubatta ocak ayına göre bir miktar gerilemiş olmakla birlikte, geçen yılın şubatıyla yapılan kıyaslama hala hiç de iyi bir durumda olunmadığını ortaya koyuyor.

Zamlar devam edecek

Dolayısıyla yalnızca bir ay önceyle kıyaslama yapmakla yetinip sorunun geride kalmakta olduğunu düşünmek yanlış. Evet, az da olsa bir iyiye gidiş var, ancak kötünün iyisi bir durumdayız. Ayrıca bir yıl önceye gidip oradan bugüne baktığımızda, o günlerin aslında çok daha iyi olduğunu açık biçimde görüyoruz.

Reel sektör kuruluşları kısmi bir iyileşme olsa bile hala maliyetlerinin çok arttığını, hala artmaya devam ettiğini ve kaçınılmaz olarak da iç piyasada yüklü zamlar yapacaklarını dile getiriyor.

İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ ARTIK AYLIK HESAPLANACAK

Önce mevcut uygulamayı hatırlatalım. İşgücü istatistikleri uzun zamandır üç ayın ortalaması alınmak suretiyle ortadaki ayın verisi olarak açıklanıyor. Bu yöntem geçen yıla gelinceye, Covid-19 yüzünden adeta her şey alt üst oluncaya kadar iyi kötü sonuç veriyordu. Ama üç ayın ortalamasına dayalı yöntem, geçen yıl iflas etti.

İşte bu yıldan itibaren hesaplama aylık bazda yapılmaya başlanacak. TÜİK tarafından dün yapılan açıklamada “Mevcut durumda üçer aylık hareketli ortalamalar ile aylık olarak yayımlanan işgücü istatistikleri yerine bağımsız aylık tahminlere ilişkin sonuçlar yayımlanmaya başlanacaktır. Bu sayede daha zamanlı ve tek aya ilişkin göstergeler üretilecektir” denildi.

Açıklamada eski yöntemle hesaplamaya da devam edileceği, ayrıca aylık baza getirilerek yapılacak hesaplamanın karşılaştırılabilir serileri oluşturularak bunların kamuoyuyla paylaşılacağı da belirtildi.

Bütün bu değişiklikler Avrupa Birliği İstatistik Ofisi’nin oluşturduğu yeni tanımlar çerçevesinde yapılacak.

Zaman bizi haklı çıkardı

İşgücü istatistiklerinin üç ayın ortalaması alınarak hesaplanmasının gerçek tablonun ortaya çıkmasını önlediğini, bu yüzden hesaplamada aylığa geçilmesinin şart olduğunu geçen yıl defalarca yazdık.

Örneğin 12 Haziran'da, örneğin 22 Haziran'da, örneğin 13 Temmuz'da...

Bakın 22 Haziran 2020’de bu konuya değinirken üç aylık ortalamanın gerçek tabloyu ulaşmayı nasıl engellediğini nisan verisiyle şöyle açıklamıştık:

“Nisan ayı oranı mart, nisan ve mayısın ortalamasını gösterecek. Bu veri 10 Temmuz’da açıklanacak. Nisan verisinde korona etkisini tam olarak göremeyeceğiz. Martın yarısında, hatta işkollarına göre üç haftasında korona etkisi hiç yok. Dolayısıyla on üç haftalık dönemi kapsayacak nisan verisinde martın ilk iki ya da üç haftasının hiç etkisi olmayacak.

Ayrıca mayısın ortasına doğru berber, kuaför gibi işyerleri ile bazı AVM’ler açıldı.

Dolayısıyla hem bu üç ayın ilk ayı olan mart tam etki etmeyecek, hem son ayı olan mayısta önlemler gevşetildiği için etki yine eksik görülecek.”

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar