Reel sektörün ‘resim’i bulanık çıktı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Merkez Bankası’nın Reel Sektöre İktisadi Mercek (RESİM) çalışmasına göre jeopolitik gelişmelerin etkisiyle kredi koşullarında meydana gelen sıkılaşma, artan maliyetler ve belirsizlik algısındaki artış, yurt içi satışları olumsuz etkiledi. Yurt içi satışlarda yılın ilk çeyreğinde başlayan yavaşlama, ikinci ve üçüncü çeyreklerde giderek kalıcılaştı.

İç talepte yavaşlama gide­rek ivme kazanarak ka­lıcılaşırken, yüksek fa­iz-talepsizlik kıskacındaki reel sektör tarihindeki zorlu hayatta kalma sınavlardan bi­rini veriyor.

Merkez Bankası’nın firma­larla yüz yüze görüşmeler yo­luyla gerçekleştirdiği “Reel Sektöre İktisadi Mercek (RE­SİM)” çalışmasında sektörün resmi iyi çıkmadı. Banka’nın enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edildiği son Enf­lasyon Raporu’nda, temel ola­rak Nisan-Haziran 2026 döne­minde gerçekleştirilen görüş­melerden elde edilen bulgular ve son dönemdeki jeopolitik gelişmelerin küresel tedarik zinciri üzerindeki etkilerine ilişkin firma değerlendirme­lerini özetleyen RESİM so­nuçlarına da yer verildi. Mer­kez Bankası uzmanlarının bu kapsamda sahadaki yüzlerce şirketle yaptığı yüz yüze müla­katlar ve anket çalışmalarının sonuçları, sıkı para politikası ve küresel şokların etkilerinin reel sektörün iliklerine kadar işlediğini ortaya koydu.

İç talepte fren kalıcılaşıyor

Reel sektöre dair ciddi bir “erken uyarı” niteliğindeki RESİM sonuçlarına göre, je­opolitik gelişmelerin etkisiy­le kredi koşullarında mey­dana gelen sıkılaşma, artan maliyetler ve belirsizlik algı­sındaki artış, yurt içi satışla­rı olumsuz etkilemiş bulunu­yor. Tüketici tarafında alımlar ağırlıkla ihtiyaç doğrultusun­da yapılırken alım için uygun zamanı bekleme eğilimi öne çıktı. Tüketiciler model veya ürün bazlı kampanyalara yö­neldi; firmalar tarafında ise kârlılık baskısı ve ithalata yö­nelim firmalar arası ticareti olumsuz etkilemeyi sürdürdü.

Yurt içi satışlarda yılın ilk çeyreğinde başlayan yavaşla­ma, ikinci ve üçüncü çeyrek­te keskin bir duruşa dönüştü. İkinci çeyrekte yurt içi satış­lardaki gerileme ihracattaki ılımlı artışla dengelendi ve ik­tisadi faaliyet yatay seyretti. Dönem içi gelişmeler değer­lendirildiğinde, nisandaki za­yıflamanın ardından mayısta özel günler ve Kurban Bayra­mı’nın desteğiyle yurt içi sa­tışlarda kısmi bir toparlanma olsa da haziran görüşmeleri bu iyileşmenin kalıcı olmadı­ğını gösterdi. Firmalar, tüke­ticinin alım gücünün düşme­si ve kredi kartı limitlerindeki sıkılaşma nedeniyle iç pazar­da siparişlerin hızla eridiği­ni rapor etti. Birçok sektörde iç talebin canlılığını tümden yitirdiği dikkati çekti. Veriler henüz bir çöküşü işaret etme­se de reel sektör için sıkıntılı bir tabloyu yansıttı.

Firmalar, jeopolitik riskle­rin azalacağı öngörüsüyle ik­tisadi faaliyette yılın ikinci ya­rısında kademeli toparlanma öngörüyor. Temmuzda yapı­lan görüşmeler, yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışların zayıf seyretmeye devam et­tiğine işaret ederken firma­lar ağustosun ikinci yarısın­dan itibaren işe ve şehre dönüş harcamalarıyla satışların to­parlanabileceğini düşünüyor.

İhracatta düşük artış, turizmde iş hacmi kaybı

İhracat, jeopolitik gelişme­lerin desteğiyle ilk çeyreğe kı­yasla ılımlı arttı. Hürmüz Bo­ğazı’nın kapanması nedeniyle Uzak Doğu’dan tedarik süre­lerinin uzaması, maliyetlerin artması ve güvenlik endişe­leri Avrupa ülkelerinden ta­lebin Türkiye’ye yönelmesi­ni sağladı. Bu talepte kimya, plastik ve ana metalde ihtiya­ti alımlarla öne çekilen talep; tekstil ve hazır giyimde ise te­darikçi çeşitlendirmesi etkili oldu. Buna ek olarak, firma­lar rekabetçi fiyatlama zor­luklarının ihracat üzerindeki baskısını vurgulayarak, Uzak Doğu’dan kayan talebin geçi­ci nitelikte olduğunu değer­lendirdi. Diğer taraftan, jeo­politik gelişmeler savunma sanayi ihracatını ve savunma sanayi bağlantılı yurt dışı sa­tışları destekledi.

Turizm, savaşın etkilerinin hafiflemesiyle ikinci çeyrekte talep kademeli olarak topar­landı. Bununla birlikte azal­sa da süren güvenlik endişe­leri, uçuş sayılarındaki azalış ve paket tur fiyatlarındaki ar­tışlar sonucunda sektördeki iş hacimleri mevsimsel sevi­yesinin altında kaldı. Sektör temsilcileri önümüzdeki çey­rekte talebin güvenlik endişe­lerindeki azalışın ve fiyat in­dirimlerinin desteğiyle geçen yılki seviyesini yakalayabile­ceğini öngörüyor.

Üretimde sınırlı artış, yatırımlarda zayıf seyir

Üretim faaliyeti ikinci çey­rekte sınırlı arttı. İhracatçı fir­maların faaliyetleri üretimi desteklerken iç piyasa ağırlıklı işletmelerin üretimi talep ko­şullarına bağlı olarak yavaşlat­tı. Finansal koşullardaki sıkı­lık, nakit akışındaki bozulma­lar, rekabet baskıları ve artan ithalat eğilimi üretimi baskı­layan unsurlar olmaya devam etti. Jeopolitik gelişmeler te­darikte gecikmelere ve navlun kaynaklı ek maliyetlere yol aç­sa da bazı sektörlerde üreti­mi destekledi. Yılın ikinci çey­reğinde yatırım duruşundaki zayıf seyir belirginleşti. ABD/ İsrail-İran savaşının uzama­sı, iç ve dış talep görünümü­ne ilişkin belirsizlikleri artır­dı. Finansman maliyetlerinin yüksek seyri, artan üretim ma­liyetleri ve bazı sektörlerde gözlenen atıl kapasite firmala­rın yatırım iştahını sınırlayan ek unsurlar oldu.

İşletme sermayesi ve nakit akışını yönetmenin öncelikli hâle gelmesi ek kapasite oluş­turmaya yönelik sabit sermaye yatırımlarına dönük iştahı bas­kılamaya devam etti. Bununla birlikte, öz kaynak yapısı güç­lü ve katma değerli ürün üreten sınırlı sayıda firma kapasite ar­tırıcı yatırımlarını sürdürdü. Mevcut yatırım planlarında verimlilik artırıcı, maliyet dü­şürücü makine ve enerji yatı­rımları ön plana çıktı.

Reel sektörün ‘resim’i bulanık çıktı - Resim : 1

Yeni dönemin şifresi: “Stok eritme ve nakit yönetimi”

Satış yapamayan şirketler, yüksek faiz ortamında işletme sermayesini korumak için strateji değiştirdi. Şirketler, yeni üretime geçmek yerine ellerindeki birikmiş malları (stokları) eritmek için fiyat indirimlerine veya vadeli satışlara yöneliyor. Piyasada dönen nakit miktarının azalmasıyla birlikte, ticari alacakların tahsilat süreleri (vadeler) uzamaya başladı. Bu durum, özellikle KOBİ düzeyindeki firmaların nakit akışını yönetmesini ciddi şekilde zorlaştırıyor. Nakit sıkışıklığı ve talepsizlik nedeniyle şirketler kapasite artırımı veya yeni yatırım planlarını tamamen askıya almış durumda.

Bulgular, enflasyonun düşürülmesi için iç talebin kısılması hedefinin tuttuğunu gösteriyor. Ancak madalyonun diğer yüzü karanlık. Uzmanlar, şirketlerin nakit akışındaki tıkanmanın, önümüzdeki aylarda konkordato başvurularının artmasına, üretim bantlarının durmasına ve kaçınılmaz olarak işten çıkarmalara yol açabileceğini belirtiyor. Merkez, dezenflasyona odaklanırken reel sektör, yüksek faiz ve talepsizlik kıskacında tarihinin en zorlu “hayatta kalma” sınavlarından birini veriyor.

Azalan iş hacmi istihdamı baskılıyor

RESİM bulgularına göre; artan belirsizlik algısı ve yatırım duruşundaki zayıflama firmaların istihdam planlarına olumsuz yansıdı. Firmaların önemli bir kısmı gelecek altı ayda istihdam seviyesini sabit tutmayı öngörürken istihdam azaltmayı planlayanların sayısı da arttı. Azalan iş hacmi ve kâr marjları, yüksek iş gücü maliyetlerinin yanı sıra otomasyon yatırımları istihdamı baskılamaya devam etti. Diğer yandan, firmaların halihazırda asgari düzeyde işgücü ile çalışması ve kalifiye çalışan bulmada yaşadıkları sıkıntılar istihdam kayıplarını sınırladı. Ancak genel küresel ve yerel koşullarda maliyet yönlü baskılar, iç talep daralması gibi hala varlığını sürdüren faktörler ve buna bağlı olarak iş hacminin düşmesi, istihdam artışı yerine tersi bir sürece işaret ediyor.

Maliyet baskısı arttı

İkinci çeyrekte ilave finansman ihtiyacına yapılan vurgu işletme sermayesi kaynaklı olarak artmaya devam etti. İşletme sermayesi ağırlıklı vurgunun artmasında maliyet gelişmeleri öne çıktı. Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle çeyreğin ilk iki ayında enerji ve girdi kaynaklı maliyet artışları devam etmiştir. Haziran ayında savaşın sona ermesine yönelik olumlu gelişmelerin maliyet baskısını hafiflettiği gözlendi. Maliyet gelişmelerine ek olarak, tahsilat sürelerindeki uzama firmaların nakit akışını zayıflatarak ilave işletme sermayesi ihtiyacını artırdı. Kredi koşullarında sıkılık bu çeyrekte devam etti, finansmana erişim zorlukları daha yaygın biçimde vurgulandı. Firmalar arası ticaret koşulları ilk çeyreğe göre belirgin ölçüde sıkılaştı. Vade ve nakit akışı kaynaklı sorunlara yapılan vurgu arttı. Alacak tahsilatında daha fazla sorun yaşadığını belirten firmaların oranı çeyrek genelinde öncekine göre bir miktar artarken ticari ilişkilerde temkinlilik devam ediyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.235,83 0,00 %
Dolar 48,6405 0,05 %
Euro 56,1530 0,01 %
Euro/Dolar 1,1537 -0,10 %
Altın (GR) 6.677,23 -1,42 %
Altın (ONS) 4.312,40 0,31 %
Brent 103,65 0,44 %