Rekabet artık eski rekabet değil!

Herhangi bir sektördesiniz. Yerli ve yabancı rakipleriniz var. İyi kötü pi­yasada iş yapabiliyor, para kazanabiliyor­sunuz. Peki, hiç ummadığınız, sizden ta­mamen farklı bir sektörde faaliyet göste­ren çok büyük bir oyuncu, sürpriz şekilde sizin rakibiniz haline gelebilir mi? Gelir­se ne olur?

Rekabet artık eskisi gibi değil

Aslında son yirmi senedir buna benzer pek çok vaka yaşandı. Apple’ın akıllı tele­fon işine girmesi ve bir devrim yaparak piyasayı ele geçirmesinin üzerinden 18 sene geçti. Bilgisayar, ipod üreten bir şir­ketti. En önemli rakipleri olan Nokia sa­dece beş sene içinde pazar payının büyük bölümünü kaybetti. Benzer şekilde dijital içerik ve yayın platformlarının de DVD, Blue Ray ve hatta TV konseptinin belirli alanlardaki gücünü ortadan kaldırdığını gördük. Reklam ve sponsorluk pastasını böldü, izlenebilirliği ciddi oranda azalttı.

1960- 2005 arası dönemde rekabetin nerede bittiğini bilir, nerede başladığınızı bilirdiniz. Sektör dediğiniz şey; sınırları, oyuncuları, kuralları tanımlı bir oyundu. 2005’ten itibaren, Netflix, Uber, Airbnb, Adobe gibi firmalar, oyunun kuralarını değiştirdi. Kuruluşu öncesi hiçbir otel, Airbnb diye bir şirketin kendi pastasın­dan pay alacağını tahmin etmezdi.

Ülkemizde de benzer durumlar var. Market zincirleri tekne satıyor. Telekom şirketleri e-ticarete giriyor. E-ticaret şir­ketleri, yemek ve market perakendeciliği hizmeti veriyor. Bankalar sigorta satıyor, fintech lere dönüşüyor, dayanıklı tüketim şirketleri yazılım ve IoT işlerine giriyor.

Artık herhangi bir sektörde öncü ya da lider olmanız rahat etmeniz anlamına gelmiyor. Her an teknoloji veya iş mo­delinizi tehlikeye atabilecek yıkıcı bir teknoloji veya iş modeli ortaya çıkabi­lir. Örneğin yapay zeka, bugün pek çok mesleği ve iş alanını ortadan kaldır­mak üzere. Çin’li EV araçlar, içten yan­malı motora sahip araçları ve yüz yıllık markaları onlarca sene içinde yok ede­bilir. Ya da doğrudan size rakip olmayan, finansal açıdan çok güçlü bir Holding ya da Çin’li bir firma ülkenizde size rakip ol­maya karar verebilir.

Kendimizi rekabete hazır tutabiliyor muyuz?

Bugün kendinizi mevcut rakipler ile karşılaştırıyorsunuz, ancak kendinizi sürpriz bir rekabet hazır tutabiliyor mu­sunuz?

Ne ülkemizde, ne de dünyada bu maa­lesef yapılmıyor.

Tesla örneği, tam da bu nedenle çar­pıcı. Bir EV şirketi gibi kurulup, sonra enerji depolama, şarj altyapısı, güneş pa­nelleri, şimdi de ev cihazları ve hatta mo­bil ev/tiny house pazarına doğru genişle­yen bir şirketten bahsediyoruz. Aslında Tesla, otomobil üretmiyor; kapasite, de­neyim ve platform üretiyor. Bu platform, farklı kategorilere genişlemeyi doğal, hatta kaçınılmaz kılıyor. Tıpkı Apple’ın bilgisayardan müzik çalara, oradan tele­fona, sonra ödeme sistemlerine uzanan yolculuğu gibi… Sektör denen şey parça­lanırken, rekabet artık ürün değil; eko­sistemler arasında yaşanıyor.

Biz, bu değişimi anlamakta zorlanıyo­ruz. Çünkü zihinlerimiz ve strateji yakla­şımlarımız 1960-2005 döneminde kaldı. Ekosistem/platform kavramlarının her gün içinde yaşamamıza rağmen, balığı­nın akvaryumun suyunu anlamaması gi­bi, biz de bunları anlamıyoruz.

Yeni dönemde rekabet ne anlama geliyor?

Şirketiniz yalnızca ürün üretiyorsa, ra­kipleri bellidir. Fakat yetenek, veri, kapa­site ve platform üreten şirketler için ra­kip artık her yerde. Strateji işi bu yüzden zor; çünkü komşu sektörden gelen oyun­cunun değil, bambaşka bir evrenden ge­len oyuncunun tehdidini anlamak gere­kiyor.

Sektör analizi yapmak yetmiyor; sek­tör ötesi bir düşünce yapısına ihtiyaç var. Strateji artık bir rota değil; sürekli öğre­nen, esnekleşen, kendini yeniden tanım­layabilen bir sistem kurma işi. Rekabet, bildiğimiz haliyle yok oldu. Oyunun ku­ralları değişti.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.180,69 0,00 %
Dolar 43,7284 0,19 %
Euro 51,9372 0,00 %
Euro/Dolar 1,1877 0,06 %
Altın (GR) 7.065,99 2,42 %
Altın (ONS) 5.029,62 2,30 %
Brent 67,2200 -0,09 %