Resmi gerekçeler inandırıcılıktan uzak: Trump’ın ‘İran Savaşı’
Viyana İnsan Bilimleri Enstitüsü Daimi Araştırmacısı TIMOTHY SNYDER
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran'da rejim değişikliği savaşı başlatmasında dış politika motivasyonları hakkındaki propagandası inandırıcılık noktasında zorlama bir eylemin yansıması. Çoğunluk ABD saldırısının Amerikan demokrasisini zayıflatmak, Donald Trump'ı zenginleştirmek ya da her ikisini de etkilemek amacıyla olabileceğini ima eder, vasat bir küresel obezitenin tarifini şimdiden yaptı bile.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı büyük saldırıda, Trump neden önce barışçıl bir şövalye sonrası aşırı saldırgan bir tutuma evrildi? Resmi gerekçeye göre İran’ın nükleer silah inşa etmesi söz konusu fakat bunu kanıtlayan en küçük bir belge bulunmuyor. Ayrıca yönetimin 2025 yılının Haziran ayında İran'ın nükleer silah programını hava saldırılarında yok ettiği yönündeki tekrarlayan iddialarıyla da uyuşmuyor. Trump'ın İslam Cumhuriyeti'nin demokratik bir rejimle değiştirilmesi gerektiği ısrarı da absürd bir talep aslında. Çünkü askeri karmaşalar ve rejim değişikliği savaşlarına karşı sert muhalefet, Trump'ın MAGA hareketinin temel ilkesi olarak kabul ediliyordu.
Bence savaş kararının iki makul nedeni var. İkisi de meşru değil: Bunlardan ilki Amerikan demokrasisini yok etmekle ilgili. İkincisi ise Trump yeterince parası yokmuş gibi kendini zengin etmek istiyor. Elbette, dış savaşlar genellikle iç siyasetten kaynaklanır ve çoğu zaman siyasi otoriterlik ile kişisel yolsuzluk birbirini dışlamaz. Burada da durum böyle görünüyor.
Trump ailesine devasa yatırım yapan Körfez monarşileri
Peki, “İran'da rejim değişikliğinden doğrudan kimler faydalanabilir?” Bu soruya da cevap aramak gerekiyor. İran gücüne karşı çıkan Körfez monarşileri, Trump ve ailesine büyük iş anlaşmaları sundu. Birleşik Arap Emirlikleri, Trump ailesinin kripto girişimine yatırım yaptı. Trump Organizasyonu, Suudi anlaşmalarından büyük kâr elde etti. Ayrıca bazı Körfez hükümdarları Trump'ı doğrudan etkiledi. Katarlıların Trump'a lüks bir jet hediye etmesi buna en iyi örnek olabilir. Dolayısıyla gelinen noktada ABD hükümeti, Trump ve ailesini zenginleştiren ülkelerin ortak düşmanına karşı askeri güç kullanıyor. Bu bağlam, savaşla ilgili tüm haberlerde yer almalı. Bu yönetimin şaşırtıcı derecede açık yolsuzluğu, ABD silahlı kuvvetlerinin artık kiralık olup olmadığını sorgulamaya neden oluyor.
Elbette, amacım yılbaşından beri barışçıl protestocuların kitlesel katliamına karışan acımasız bir rejimi savunmak değil. Ancak İran'ın otoriter ve yozlaşmış siyasi sistemine karşı daha etkili önlemler alınabilirdi. Sonuç itibarıyla Amerikalılara şu anda devam eden savaşı sorgulamamaları söylenecek. Ancak tam da bu noktada sorular sorulmalı, özellikle Trump yönetimi hakkında bildiklerimiz göz önüne alındığında…
İran'a yapılan saldırının ABD demokrasisini zayıflatmak, başkanı zenginleştirmek ya da her ikisi için olabileceğine dair bolca kanıt var. Bu varsayımları kanıtlayan kesin kanıtlar olmasa da savaş ilerledikçe ve kökenleri hakkında daha fazla şey ortaya çıktıkça takip edilmesi gereken verimli araştırma hatları şüphesiz gözümüzün önünde duracak.
Savaş, bir hükümetin yanlış eylemlerini silmez ve vatandaşları liderlerin saçma gerekçelerine inanmaya zorlamaz. Aksine, savaş liderlerin gerçek niyetlerini ortaya çıkarmak için en iyi fırsatı bizlere verir. Trump’ın niyetinin ise kutsal bir amaca hizmet ettiğini düşünecek kadar saf olmaya gerek yok. Petorolün musluğuna ağzını dayamış biri kana kana dolar içiyor, hepsi bu!