Risk alarak kazanılan pazarlar, kalıcı pazarlarımız oluyorsa…
Dün, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz ve Ekonomi Direktörü Serhat Akkan’ın ev sahipliğinde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Suriye Ekonomi Bakanı Muhammed Eş-Şaar’ın katılımıyla Gaziantep’te gerçekleştirilen “Suriye ile ekonomik ilişkiler” toplantısındaki “üretici katılımı”, konuşmalar ve iki bakanın koyduğu 10 milyar dolarlık ticaret hedefi:
2006 yılında, Gaziantep’te şahitlik ettiğim gelişmeleri hatırlattı…
İnternetten “o dönemde yaşanılanları özetlediğim yazıma” ulaştım…
***
Tarih: 26 Haziran 2006/Dünya Gazetesi…
“…Bir girişimcimiz, bombaların yağmur gibi yağdığı günlerde Irak’a ‘X’ markalı salça ihracatı gerçekleştiriyor…
Ürünü göndermekle kalmıyor, dağıtım işini de kendi gidip organize ediyor; toptancılarla, market sahipleriyle, bakkallarla tanışıyor…
Ürünün talep oluşturduktan sonra Irak’ta da üretime başlıyor…
Şimdi Irak’ta ve Türkiye’de 200 bin tonun üzerinde salça üretimi (Sadece Irak pazarı için) gerçekleştiriyor…”
***
“Sonuç mu?
Kendileri mal satacak diye Irak’a girmemizi istemeyen ve bunun için elinden geleni yapan uluslararası firmalar dahi, bugün Irak’a salça satamıyor…
Nedeni, Irak’ta salçanın markası: ‘X’
Yağda da durum aynı…
Bisküvide de…
Çikolatada da…
Makarnada da…
Çayda da…
Müteahhitlikte de…
Bizim duymadığımız, görmediğimiz, tatmadığımız ama bizim markalarımız, Irak pazarının tek hâkimi…”
***
Aynı yazıda:
“…2006 yılının Mayıs ayında Gaziantep’te yapılan Bağdat Fuarı’na katılmış ve birkaç Iraklı işadamıyla sohbet etme imkânı bulmuştum.
Erbil ve Zaho’da ün yapmış restoranlara sahip bir Iraklı dostumuz yemeklerinin kalitesinden ve lezzetinden bahsetmiş, işin sırrını sorunca, “Yemeklerimizde ‘hakiki yağ’ kullanıyoruz…” demişti..Hakiki yağın ne anlama geldiği yönündeki soru işaretlerini ise “Z Yağı. Gaziantep’ten alıyoruz. Irak’ta büyük restoranlar hep bu marka yağ kullanır…” cevabıyla gidermişti…”
***
“…Birçok üründeki benzer hikâyeler, diğer ülkelerde de aynı yolu denememiz aynı yolu deneyenlerimizi desteklememiz, hatta denemeye çekinenleri de yönlendirmemiz gerekliliğini/zorunluluğunu ortaya koyuyor…”
VELHASIL
Pazar kazanabilmek önemli…
Kazandığın pazarları korumak, “yeni pazar nedeniyle artırdığın kapasitenin atıl kalmaması” için çok daha önemli…
***
Ürerim/arz açığı sonucunda oluşan döviz açığı, cari açık, yüksek borçlanma gibi sorunların çözümü için:
Üreticiyi, “yeni ve karlı pazarlar bulma” konusunda yönlendirmek, desteklemek önemli…
Bugün mü?
Kazanılan/kazanılacak pazarlarda, varlığı sürdürebilmek için, verilecek “siyasi destek”, “diplomatik gitişimler.” çok daha önemli…
***
Suriye için dün, iki bakanın koyduğu 10 milyar dolarlık hedef de, diğer hedefler de, bu yolla yakalanıp, aşılabilir…