Riva’da ciro 7,5 milyara gidiyor Galatasaray’ın geliri artıyor mu?

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Temeli, 2018’de Riva’da Galatasaray arsasında atılan Düşler Vadisi Projesi, Türkiye’nin en büyük villa projelerinden biri oluyor. Projede, 1330 villa (konut) üretiliyor. Yılmaz İnşaat’ın patronu Hakan Yılmaz’a soruyorum: “2018’den beri, ekonomide ve sektörünüzde çok sert dalgalanmalar oldu. Kur atakları, COVID-19 Salgını, faizlerde ve enflasyonda beklenmedik yükselişler, projeniz nasıl etkilendi?” Proje, Emlak Konut ile hasılat paylaşımı şeklinde Galatasaray arsasına yapıldığı için ayrıca dikkati çekmişti.

Hakan Yılmaz, sözü dolandırmadan bir çırpıda anlatıyor: “Başlangıçta 3,8 milyar lira ciro hedefiyle yola çıkıldı. Şimdi ciro 7,5 milyar lira olacak gibi görünüyor. İnşaat hızla devam ediyor projeye talep de çok yüksek. Cironun yüzde 25’i Emlak Konut’un olacak, Emlak Konut da payının yüzde 20’sini Galatasaray’a veriyor. Böylece hem Emlak Konut’un hem de Galatasaray’ın kazancı ilk başta tahmin edilenden çok daha yüksek olacak. Projeyi 2025’de bitirmiş olacağız. Proje alanımız 1 milyon 157 bin metrekare. 4.5 kilometre uzunluğundaki vadide, biyolojik gölet, yüzülebilir lagün alanı, cami ve okul alanları, kapalı-açık spor tesisleri, kafe-restoranlar, ticari alanlar, tarım alanı, yürüyüş ve park alanları, sağlık birimi gibi ortak alanlar bulunuyor. Birinci etabın ilk fazı teslim edildi. İkinci fazın inşaatı devam ediyor. Temmuz ayına kadar 500 villa teslim edilmiş olacak. 3 etap yapıyoruz. 2. etap satışta, toplamda 650 villa satıldı. 2. etapta 150 villa satıldı. Geriye kalan 650 villa da satışta. Ayda 20-25 villa satıyoruz. 70 dönüm halka açık park, 10 dönüm göl ve bütün imar yollarını biz yapıyoruz. 4,5 kilometre yürüme yolu v.s. Projemizden villa alanlar, temel attığımız tarihten bu zamana, yatırım değeri olarak dolar bazında yüzde 25-30 kazanmış durumda. Yani bu projeden konut alanlar dolardaki her türlü atağı mağlup etmiş durumda.”               

Hem inşaatçı, hem sanayiciyiz

Her şeye rağmen inşaat ve gayrimenkul sektöründe talebin güçlü olduğunu söyleyen Hakan Yılmaz, bu sene farklı yeni bir projeye başlayabileceklerini söylüyor. Peki Yılmaz İnşaat nasıl bir şirket ve kurucunun hikâyesi nedir? İkinci kuşak olarak işleri bir hayli büyüten Hakan Yılmaz, sorunun uzun olması muhtemel cevabını da şöyle özetliyor: “Babam Ahmet Yılmaz, inşaat işlerine 1974’de Türk Telekom’un altyapı işleriyle başlamış. İstanbul, İzmir ve Denizli’de yoğun çalışmış. Türk Telekom işleri yüklü miktarla kablo tedariki gerektiriyormuş. Biz de dönemin, yerli, yabancı kablo üreticilerinden kablo tedarik edip işlerimizi yapıyormuşuz. Sonra, kablocular doğrudan bizim işimize girip rakip oldular. Babam da bunun üzerine 1995’de ETK Kablo’yu satın aldı. ETK, 1979’da kurulmuş köklü bir kablo üreticisiydi. Aldıktan sonra üretimi büyüttük, çeşitlendirdik. 2000 sonrası da tüm kabloları üretir hale geldik, ihracat da başladık. 2009’da da konut işine girdik. Önce Süreyyapaşa’da proje, Başakşehir’de kentsel dönüşüm derken, Riva projesini aldık.”

Kâbe’ye, Google’a kablo tedarik ettik

Hakan Yılmaz, sanayici kimliği ile çok ilginç bilgiler aktarıyor: “130 ülkeye ihracat yaptık. Düzenli 60 ülkeye ihracat yapan bir sanayici olduk. Şu anda üretimimizin yüzde 70’ini ihraç ediyoruz, kalanını da Türk Telekom başta olmak üzere iç piyasaya satıyoruz. Ülkemizde fiber altyapının çok büyük bölümünün tedarikçisi olduk. Kâbe’nin de kablo tedarikçileri arasında yer aldık. Yurt dışındaki önemli müşterilerimiz arasında Google, Lamborghini ve ABD ordusu da var. Fabrikamızda 165 kişilik istihdamımız bulunuyor. Sanayide büyümeye, kapasite artırarak ve yeni ürünler ekleyerek devam edeceğiz. Geçen yılki ihracatımız 40 milyon doları aştı. Fabrikamızı daha büyük alana taşımak istiyoruz ama sanayi işçisi bulmakta zorlanıyoruz.”

Yeni kitle fonlama şirketine hangi ünlü iş insanları ortak?

 

Teknoloji girişimlerinin kolay yatırımcı bulması için kurulan ‘kitle fonlama’ şirketlerine bir yenisi eklendi. Basefunder Kitle Fonlama Platformu A.Ş. Sermaye Piyasası Kurulu’nun izniyle faaliyetine başladı. Şirketin kurucusu Mehmet Dolgan, 2017’den beri İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) çalışıyordu ve ‘Koza Hızlandırma’ projesini yönetiyordu. 2 ay önce İSO’dan ayrıldığını söyleyen Dolgan, aynı isimlerle 10 milyon dolarlık bir girişim sermaye yatırım fonu da kuracaklarını belirterek, Kemal Karabel, İnanç Kabadayı, Dr. İnanç Sözer ve Nail Burak Öztan ile yola çıktıklarını söylüyor. Bu isimlerden İnanç Kabadayı, Ege Yapı’nın sahibi, Kemal Karabel Türkiye’nin önde gelen tekstilcilerinden. Nail Burak Öztan ise Uşak’ta özel hastaneleri olan başarılı bir girişimci ama hepsinin de fon tecrübeleri ve teknolojiye yatırım vizyonları dikkati çekiyor. Bu tablo bize geleneksel sektörlerde başarı elde etmiş iş insanlarımızın ‘teknoloji girişimlerine yatırım’ için ellerini taşın altına koyduklarını gösteriyor. Hem kendi kuracakları fon ile (BF Venture) yatırım yapacaklar hem de özenle seçilen teknoloji girişimlerine kitle fonlaması için güçlü altyapı oluşturuyorlar. Mehmet Dolgan, ülkemizde halen 6 tane izinli kitle fonlama şirketi bulunduğunu ama bir tanesinin çok aktif olduğunu söylüyor. Dolgan, “Biz de iyi hazırlandık. Şu anda fonlamaya açacağımız 4-5 çok iyi start up girişimi var, çok sayıda talep de geliyor. SPK’ya ve tabii ki ülkemize karşı sorumluluğumuz nedeniyle çok seçici olacağız. Ülkemizde kitle fonlaması geliştikçe startup’ların finansa erişimi artacak ve çok başarılı teknoloji girişimlerinin sayısı da yükselecek” diyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar