Rusya, Ukrayna işgalinin ilk 100 gününde fosilden rekor gelir sağladı

DİDEM ERYAR ÜNLÜ
DİDEM ERYAR ÜNLÜ YAKIN PLAN didem.eryar@dunya.com

Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (Centre for Research on Energy and Clean Air, CREA), fosil yakıt ticareti üzerine yeni bir rapor yayımladı. Raporda Rusya’dan tüm ülkelere yapılan petrol, doğal gaz ve kömür ihracatı mercek altına alınıyor. Rapora göre Rusya, mayıs ayında ihracat hacminde düşüş yaşamasına rağmen, ülkenin Ukrayna'yı işgalinin ilk 100 gününde fosil yakıt ihracatından 93 milyar Euro gelir elde etti.

Ukrayna’daki savaşın ilk 100 günü incelendiğinde Rusya’dan en fazla fosil yakıt ithal eden ilk beş ülke arasında Türkiye de yer alıyor. Türkiye, son 100 günde sadece Rusya’dan 6,7 milyar Euro’luk fosil yakıt ithalatı gerçekleştirdi. Rusya’dan en çok doğal gaz ithalatı yapan ülkeler arasında, ise Almanya ve İtalya’nın ardından Türkiye üçüncü sırada yer alıyor.

Türkiye’nin kullanılmayan önemli bir yenilenebilir enerji potansiyeli var

Raporun yazarı CREA’nın baş analisti Lauri Myllyvirta Türkiye hakkında şu yorumları yapıyor: “Türkiye, Rusya'dan fosil yakıt ithal eden ilk beş ülke arasında, gaz ithalatında ise üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye son 10 yılda güneş ve rüzgara yaptığı yatırımlar sayesinde fosil yakıt bağımlılığının ekonomik maliyetlerini düşürmeyi başarmış olsa da, hala kullanılmayan önemli bir yenilenebilir enerji potansiyeli var. Fosil yakıt ithalatına harcanan her bir lira, Türkiye'nin hem ekonomik hem de enerji güvenliği açısından acilen ihtiyaç duyduğu enerji geçişini geciktiriyor”.

İhracatın yüzde 61'i Avrupa Birliği’ne

Rusya, mayıs ayında ihracat hacminde düşüş yaşamasına rağmen, ülkenin Ukrayna'yı işgalinin ilk 100 gününde fosil yakıt ihracatından 93 milyar Euro gelir elde etti. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (Centre for Research on Energy and Clean Air, CREA) tarafından gerçekleştirilen ve Rusya’nın petrol ve kömür sevkiyatı ile boru hatlarıyla ihraç ettiği doğal gazın incelendiği araştırma, ihracatın yüzde 61'inin Avrupa Birliği’ne yapıldığını ortaya koyuyor. AB’nin Rusya’dan ithal ettiği petrol, kömür ve doğal gaz için ödediği miktar yaklaşık 57 milyar Euro.

Fosil yakıt ihracatından elde edilen gelir, Rusya devlet bütçesindeki gelirin yüzde 40'ını ve Rusya'nın askeri harekatının temel finansmanını oluşturuyor. Rusya maliye bakanı, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamasında, ülkenin fosil yakıt ihracatından elde ettiği gelirin bu yıl önemli ölçüde artacağını dile getirdi ve gelirdeki bu artışın bir bölümünün Ukrayna'daki "özel operasyonun" finansmanı için kullanılacağını vurguladı.

Bu arada, Rusya'dan yapılan fosil yakıt ihracatının toplam hacmi, işgalden önceki zamana kıyasla mayıs ayında yüzde 15 oranında azalmış durumda. AB’nin Rusya’dan yaptığı ithalat miktarı da, Polonya, Baltık ülkeleri ve İskandinav ülkelerinin öncülüğünü yaptığı girişimlerle, mayıs ayında yüzde 20 düşüş gösterdi. Rusya’dan ithal edilen petrolün fiyatı, birçok ülke ve firmanın Rusya’dan arz edilen ürünlerden imtina etmesi sonucunda, uluslararası piyasa fiyatının yüzde 30 altına geriledi. Talepteki düşüş ve indirimli fiyatların maliyeti, Rus ekonomisine mayıs ayında günde yaklaşık 200 milyon Euro kayıp olarak yansıdı.

Ancak, küresel ölçekte fosil yakıt talebindeki artış, beklenmedik bir durumla sonuçlandı. Rusya'dan ithal edilen fosil yakıtların ortalama fiyatı, küresel ölçekte alıcı bulan fiyatlardan düşük seyretmesine rağmen, geçtiğimiz yıla kıyasla ortalama yüzde 60 yüksek seviyede gerçekleşti.

Temiz enerji kurulumunu hızlandırmak gerek

CREA’nın baş analisti Lauri Myllyvirta, “Küresel ölçekte, fosil yakıt ithalatını ikame edecek temiz enerji kurulumunu hızlandırmamız, yüksek yakıt fiyatlarını yavaşlatmamız gerekiyor" diyor. Myllyvirta, “Rus petrolünün yeni pazarlara ihracatı, Yunanistan ve diğer Avrupalı denizcilik şirketleri yoluyla yapılıyor. Rus petrolünün daha uzak coğrafyalardaki piyasalara sevk edilmesi sebebiyle, nakliye amaçlı tanker altyapısına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Örneğin, Rus petrolünü Hindistan ve Orta Doğu'ya taşıyan tankerlerin yüzde 80'i Avrupa veya ABD'ye ait. Bu durumun Avrupa Birliği’nin bir sonraki odak konusu olması gerekiyor" diyor.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar