Sabancı Holding CEO’su Zaimler: İstikamet doğru; ikinci yarıda iyileşme başlar

Davos 2026 dönüşü ekonomideki yol haritasını paylaşan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, uygulanan para politikaları için “istikamet doğru” mesajı verdi. İyileşme için 2026’nın ikinci yarısını işaret eden Zaimler, Sabancı’nın yeni dönemde “sektör odaklılıktan portföy merkezli liderliğe” geçtiğini belirterek, 2029 yılına kadar net aktif değerini 20 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, Türki­ye’de şu an uygulanan para politikasının ve alınan “ortodoks” kararların doğru yönde olduğunu belirterek, ancak bu adımların zaman­lamasının beklenenden da­ha gecikmeli olduğunu ifade etti. “İstikameti doğru görü­yoruz” diyen Zaimler, ekono­mideki iyileşmeye dair daha iyi sinyallerin yılın ikinci ya­rısından itibaren alınacağı­nı öngördüklerini dile getirdi.

Faiz oranlarının ve enflasyon hedeflerinin piyasalar için en kritik konu başlığı olduğunu ifade eden Zaimler, Orta Va­deli Program’ı (OVP) kendi­leri için bir referans olarak gördüklerini ancak hem Tür­kiye hem de küresel piyasalar için senaryo bazlı çalışmaya devam ettiklerini ifade etti. Önümüzdeki dönemde toplu­luğun büyüme yolculuğunda ‘Türkiye önceliğinin’ devam edeceğini vurgulayan Zaim­ler, “Türkiye daha fazla büyü­sün biz de Türkiye’den fazla büyüyelim. En güzel senaryo bizim için bu” dedi.

Sabancı Holding’in 1 Hazi­ran 2025 tarihinde dümene geçen CEO’su Kıvanç Zaim­ler, yazılı basın mensuplarıy­la ilk kez bir araya geldiği top­lantıda, Davos 2026 izlenim­leri ışığında topluluğun yeni dönem yol haritasını ve finan­sal hedeflerini paylaştı. “Sek­tör odaklı icradan portföy merkezli liderliğe geçtik” di­yerek Sabancı Holding’in ro­tasını “hız ve disiplin” olarak belirleyen Zaimler, portföy yönetiminde de zihniyet deği­şimine gittiklerini vurguladı.

20 milyar dolarlık net aktif değer hedefi

Sabancı Holding’in gelecek vizyonuna dair rakamsal he­defleri paylaşan Kıvanç Za­imler, 2019 yılında 6 milyar dolar olan Net Aktif Değerin bugün 9,5 milyar dolara ulaş­tığını belirtti. 2029 yılına ka­dar bu rakamı 20 milyar dola­ra çıkarmayı hedeflediklerini açıklayan Zaimler, bu süreç­te sermaye maliyetinin 120- 130 baz puan üzerine taşıma­yı planladıklarını söyledi. Ya­tırım iştahının düşük olduğu 2021-2024 döneminde bile üç kat büyüdüklerini hatır­latan Zaimler, mevcut port­föyün %86’sının Türkiye’de, %14-15’inin ise yurt dışın­da olduğunu; döviz bazlı gelir oranını ise %20 seviyesinde tuttuklarını kaydetti.

Büyük satın almalar ve azınlık hisse yatırımlarıyla büyüme

20 milyar dolarlık net aktif değer büyümesinde holdingin stratejisini dört ana sütun üze­rine kurduklarını ifade eden Zaimler, özellikle “büyük satın almalara” dikkat çekti. Zaim­ler, büyüme stratejilerini şöyle anlattı: “Bu büyüme için yakla­şık 10-10,5 milyar dolarlık bir kaynak planımız var. Bunun bir kısmı öz kaynak, bir kısmı borç ve değer artışıyla sağlana­cak. Bunun için coğrafi bir sı­nır çizmedik. Temel kriteleri­miz yüksek çarpanlı iş kolları.

Çarpanı yüksek olan ileri mal­zeme teknolojileri ve yeni ne­sil dijital alanlar. Bu fırsatla­rı yurtiçinde veya yurt dışında nerede bulursak değerlendire­ceğiz. Stratejimizin bir diğer önemli ayağı ise “azınlık his­se yatırımcısı” olmak. Sadece finansal bir kâr beklentisiyle değil, stratejik bir bakış açı­sıyla hareket ediyoruz. Azınlık hissedar olarak girilecek işler­de temel amacımız teknoloji transferi ve yetenek kazanımı.

Bu kapsamda, hem Türkiye’de hem de ABD’de birçok erken aşama teknoloji girişimine kurumsal girişim sermaye­si aracılığıyla yatırım yapı­yoruz zaten. Ayrıca geleceğin teknolojilerini yakalamak adı­na akademi, Ar-Ge ve girişim sermayesi alanlarını bir bütün olarak ele alıyoruz. “Yeşil Veri Merkezleri” konusuyla da ilgi­leniyoruz. SMR gibi teknoloji­leri de ikinci bir radar hattında takip ediyoruz.”

Holdingin borçluluk sevi­yesini operasyonel kârlılığın (FAVÖK) iki katının altında tutarak güvenli bölgede kal­maya devam edeceklerini vur­gulayan Zaimler, “Bilanço­muzda bir borç yok uygun bir yatırım fırsatı görürsek de­ğerlendirebiliriz. 1.5-2 milyar dolarlık bir fonlamayı kendi­miz çıkarabiliriz onun üstüne sektörüne göre borçlanabili­riz. Bize yüksek çarpan geti­ren alanlarda yatırım yaparız” şeklinde konuştu.

2021’den bu yana 5,9 milyar dolar yatırım yaptık

Bir yandan Geleceğin Sa­bancı’sını tasarlarken, bir yandan da bugünü başarıyla yönetmeye odaklandıklarını vurgulayan Kıvanç Zaimler, “Dünyada ve Türkiye’de faa­liyet ortamını zorlaştıran her türlü gelişmeye rağmen, yatı­rımlarımızı her yıl artırıyoruz. Belirsizliğin hâkim olduğu, yurt içi ve yurt dışında yatırım iştahının azaldığı 2021-2024 arası dönemde biz toplam ya­tırımlarımızı 3 kat artırdık. 2021 yılı yatırımlarımız 607 milyon dolar seviyesindeyken,

 2024’te bu rakamı 1,8 milyar dolara yükselttik. 2025 yılının ilk 9 ayındaki yatırımlarımız da yaklaşık 1,3 milyar dolar seviyesinde. Hepsini alt alta koyduğumuzda 2021 yılından bu yana toplam yatırımları­mız 5,9 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımın nere­deyse 5,1 milyar dolar kısmını Türkiye’de yaptık” dedi.

Yeni nesil teknolojilerle çarpan etkisi 5 kat artıyor

Zaimler, yeni dönemde dün­ya ekonomisinin enerji dönü­şümü, dijitalleşme, ileri mal­zeme teknolojileri gibi alanlar odağında şekilleneceğini ifa­de etti. Sabancı’nın ana faali­yet ve odak alanlarını oluştu­ran finansal hizmetler, enerji ve iklim teknolojileri, malze­me teknolojileri ve dijitalde, gelenekselden yeni nesil tek­nolojilere geçişin 2 ila 5 kata varan değer çarpan etkisi ya­rattığını anlatan Zaimler, “He­defimiz, uzun vadeli büyüme potansiyeli gösteren, Saban­cı’nın değerini artıracağına inandığımız cazip yatırımlar portföyümüzü çok daha ve­rimli, çok daha dirençli bir ha­le getirmek; bu portföy yapısı­nı da güçlü insan kaynağımız­la sağlamlaştırmak” dedi.

Yapay zeka artık destek değil, bir iş

Zaimler, yapay zekanın Sa­bancı için sadece bir verim­lilik aracı olmadığını, başlı başına bir gelir kapısı haline geldiğini de belirtti. “Bir ener­ji şirketi artık önce teknolo­ji şirketi olmak zorunda” di­yen Zaimler, Bulutistan gibi yatırımlarla dijital hizmet ih­racatını büyüteceklerini söy­ledi. Yapay zekanın iş gücüne etkisi konusunda ise net ko­nuştu: "Amacımız hiçbir za­man sayı azaltmak olmayacak; amacımız verimlilik ve yete­neği yapay zekayla çarparak büyütmek. Sabancı›da değer toplanmaz, çarpılır. Biz ser­mayeyi koyuyoruz ve bu ser­mayeyi dünyanın her yerinde karşılığı olan Türk insanının yeteneğine emanet ediyoruz."

Kıvanç Zaimler’in 6 maddede Davos izlenimle

-Belirsizliğin geçici değil, kalıcı bir durum olduğu ger­çeğiyle “dayanıklılık” en bü­yük öncelik haline gelmiştir.

-Sermaye dünyada bol ancak seçici; yatırımı çeken temel unsur güven ve itibar.

-Enerji dönüşümü artık “elektronların akıllı yönetimi” demektir. Yapay zeka ise sadece bir verimlilik aracı değil, kendi başına bir iş koludur.

-Bugün artık dijital ve yapay zeka sadece işlerinizi daha memnuniyetli, daha yüksek verimlilikle yapmanın ötesinde tek başına bir iş haline gelmiş durumda.

-Türkiye orta güç tanımıyla menüde duracak bir ülke değil, yetenekleriyle masada oturacak bir ülkedir.

-İkiz dönüşüm; dijitalleşme ile yeşil dönüşümün eş zamanlı yürütülmeli. COP31’e ev sahipliği yapacak olmamız kendi yatırım hikayemiz açısından bir fırsat.

Satmak her zaman çözüm değil

Sabancı Holding’in portföy yönetiminde yeni bir disiplin inşa ettiklerini belirten Kıvanç Zaimler, artık kararların "duygusal bağlarla» değil, tamamen rasyonel verilerle alındığını vurguladı. Şirketlerin performansını sektörün cazibesi ve şirketin rekabetçiliği kriterlerine dayalı bir matrisle takip ettiklerini açıklayan Zaimler, Teknosa ve CarrefourSA gibi markaların yer aldığı perakende grubu için şu mesajları verdi: “Bizim çok değerli bir portföyümüz var.

Ve bu portföyü, geleneksel holding modelinin ötesine geçen, icrada çevikliği öne çıkaran, yatırımcılarına sürdürülebilir değer yaratmayı önceliklendiren, bugünün ve yarının dinamiklerine göre aktif ve dinamik bir portföy yönetimi anlayışıyla yönetiyoruz.

Bu yaklaşım; yalnızca mevcut varlıkları büyütmeyi değil, stratejik önceliklerimiz doğrultusunda portföye giriş ve çıkışları da kapsıyor. Perakende işlerimiz, portföyde disiplinli olmamız gereken; değeri olduğu sürece tutup, olmayanları değiştirip dönüştürebileceğimiz alanlardan bir tanesi. Satmak her zaman tek çözüm değil ama stratejik gözden geçirme kapsamındalar.”

Yazara Ait Diğer Yazılar