Sabredin, sanayi üretimi nisanda yüzde 50 artacak!

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

✔ 11 Haziran "Sanayi Üretimi Bayramı" ilan edilebilir! Çünkü o gün sanayi üretiminde yüzde 50 dolayında artış olduğu açıklanacak.

✔ Sanayi üretimi iki ayda yüzde 6.5 arttı; yıllıklandırılmış artış da aynı oranda. Bu koşullarda bu artış iyi bile.

✔ Sanayici önünü görmeden, faiz ve kurun ne olacağını bilmeden yol almaya çalışıyor. Örneğin Merkez Bankası'nın yarın faizde ne karar alacağını öngörmek mümkün mü?

Şunun şurasında iki ay sonra ekonominin nasıl şaha kalkmanın ötesine geçtiğini, sanayi üretiminin nasıl tırmanıp gittiğini göreceğiz. İki ay sabır!

Arşimet ta milattan önce “Bana dayanacak bir yer gösterin, dünyayı yerinden oynatayım” demiş, bir dayanak noktası aramış ya... Bizimki de o hesap. Ama bizim elimiz güçlü, çünkü dayanak noktamız var!

Geçen yılın nisan ve mayıs aylarındaki perişanlığı biliyoruz. O perişanlıkla kıyaslanacak normal bile olağanüstü görünecek.

TÜİK dün şubat ayının sanayi üretimi gerçekleşmesini açıkladı. Şubattaki üretim, takvim etkisinden arındırılmamış ham endekse göre geçen yılın yüzde 5.7 üstünde gerçekleşti. Ocaktaki üretim artışının oranı da yüzde 7.4 düzeyindeydi.

Takvim etkisinden arındırılmış üretim artışı ise ocakta yüzde 11.3, şubatta yüzde 8.8 arttı.

Takvim etkisinden arındırılmış endeksin “sanayideki performansı”, arındırılmamış endeksin ise “gerçek üretim düzeyini” gösterdiğini vurgulayıp bizim arındırılmamış endeks verilerini kullanmayı tercih ettiğimizi bir kez daha belirtelim.

Üretim normal seyrine döndü

Sanayi üretiminin herhangi bir dönemde ne kadar arttığı ya da azaldığı kadar üretimin düzeyine ve uzun dönemdeki seyrine de bakmak gerekiyor.

Sanayi üretim endeksi 2015 yılı 100 kabul edilerek oluşturuluyor. İşte 2015 yılı ortalaması 100 olan endeks bu yıl ocakta 116.7, şubatta 117.7 düzeyinde gerçekleşti. Yaklaşık altı yılda sağladığımız üretim artışı topu topu yüzde 16-17 düzeyinde. Yani yıllık üretim artışımız ortalama yüzde 2.5 dolayında bulunuyor.

Herhalde hiç kimse yılda yüzde 3’ü bile bulmayan sanayi üretimi artışının normal olduğunu söylemeyecektir.

Üretim düzeyine de bakmak gerektiğini belirttik ve ocak ve şubat aylarındaki üretim düzeyini, yani endeksi verdik. İşte bu endeksler bize nisan ayıyla birlikte olağanüstü bir üretim artışı sağlanacağını gösteriyor.

Çünkü geçen yılın nisan ve mayıs aylarındaki çöküntüyü biliyoruz. Sanayi üretim endeksi geçen yıl nisanda 78.2, mayısta 84.1 düzeyine kadar inmişti. Bu yılın nisan ve mayısındaki endeks, şubattaki 117.7 düzeyinde gerçekleşse bile bu aylarda sırasıyla 51 ve yüzde 40’lık üretim artışları göreceğiz.

TÜİK dün şubat verilerini açıkladı. Mayısta mart verisi, haziran ve temmuzda da nisan ve mayıs verileri açıklanacak.

11 Haziran’ı bir kenara not edin! TÜİK nisan sanayi üretimi verisini açıkladığında muhtemelen yüzde 50 dolayında, hatta belki daha da fazla bir üretim artışı göreceğiz.

İster misiniz o günü sanayi üretimi bayramı ilan edelim!

 

YILLIKLANDIRILMIŞ ÜRETİM ARTIŞI YÜZDE 6.5

Sanayi üretiminde aydan aya değişimlerin pek önemi yok. Örneğin geçen yıl nisan ve mayıstaki dramatik üretim düşüşleri... Bu düşüşlerin bir nedeni vardı. Malum, koronanın ilk etkisi, kısıtlamalar ve üretimin hızla gerilemesi...

Bu yıl da tersini görecek ve üretimin rekor düzeyde arttığına tanık olacağız.

Ne geçen yılki düşüş gerçek durumu yansıtıyordu, ne bu yılki artış yansıtacak. Oranlar tabii ki doğru ama biz gerçek durumu bu oranlara bakarak görme şansına sahip değiliz.

O yüzden bakmamız gereken daha uzun dönemler...

Bu da üretimi yıllık baza getirerek değerlendirmekten geçiyor.

Bunun yolu da belli. Son bir yıldaki üretim, önceki bir yıldaki üretime göre nasıl değişmiş...

TÜİK verilerine göre şubat ayı itibarıyla son bir yıldaki takvim etkisinden arındırılmamış sanayi üretim endeksi, aynı şekilde hesaplanan önceki bir yıldaki endekse göre yüzde 6.5 artmış durumda. Yani sanayi üretimindeki yıllıklandırılmış artış yüzde 6.5 düzeyinde.

2020 şubatındaki yıllıklandırılmış üretim artışının yüzde 9.4 düzeyinde olduğunu da belirtelim.

 

SANAYİCİ GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR

İki temel göstergeyi durağan hale getiremeden sanayi üretiminde bir ileri gider, iki geriler, ardından üç adım birden atar, sonra aylarca yerimizde sayar; ertesi günün ne getireceğini bilemeden debelenir dururuz.

Durağan ve öngörülebilir hale getirmemiz gereken o göstergeler Türk parasının değeri, yani kur ve faiz oranıdır.

Ama kabul edelim ki bu göstergeleri oynak yapabilme konusunda kimse elimize su dökemez. Çok nadiren de olsa kimi dönemlerde, “Bu sefer galiba oluyor, her şey yoluna giriyor” derken öyle bir adım atıyoruz ki, o güne kadar fedakarlıkla elde edilen kazanımları da bir anda yitiriyoruz.

Şimdi yine böyle bir dönemdeyiz...

Merkez Bankası’nın yarın faiz konusunda nasıl bir adım atacağını öngörmek mümkün mü? Tahminden söz etmiyorum, öngörüden söz ediyorum, mümkün mü?

Peki faizin yarın ya da bir sonraki toplantıda ne olacağını bilmeden dövizin yönünü öngörmek mümkün mü?

Sanayicinin adeta el yordamıyla bu kadar üretim yapması bile başarı...

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar