Sağlıklı gıda, güçlü yarınlar
Güvenilir gıda hakkında neredeyse herkes fikir yürütür. Sosyal medya içeriklerinin önemli bir kısmı gıda ve beslenme üzerine. Öyle olunca da dezenformasyonun en çok yapıldığı konuların başında gıda ve beslenme geliyor maalesef.
Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, Bakan Yumaklı'nın A takımından başarılı bir bürokrat. En ağır eleştirilere maruz kalsa da sürekli yeni projelerle adından söz ettiriyor.
Bakanlığın 2025 yılı gıda güvenliği faaliyetleri
Bakanlığın, “tarladan sofraya güvenilir gıda” vizyonu ile yaptığı çalışmalar yeterince bilinmiyor. Aslında bakanlığın web sitesinde 2025 yılı faaliyet raporu aylar öncesinde yayınlandı, ancak çok azımız okuyoruz. Öncelikle söz konusu rapordan kısa bir özetle konuya gireceğiz.
Bakanlığın, 2025 yılında 1,36 milyon gıda denetimi, 33 bin işletmeye uyguladığı para cezası, taklit ve tağşiş yapılan 2 bin 345 parti ürünün ifşa edilmesi, dezenformasyonun gölgesinde kalan önemli faaliyetleri.
Hayvan sağlığı alanında; şap, brucella ve çiçek hastalıklarına karşı programlı aşılar yapılmış ve yaban hayatında kuduzla mücadele için 3 milyon dozun üzerinde oral aşı havadan uygulanmış.
Çankırı ve Kayseri'de Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonları faaliyete alınmış, uluslararası akredite Veteriner Tıbbi Ürün Kontrol Merkezi projesinin ihtiyaç analizi ve yer tahsisi tamamlanmıştır.
Kahverengi Kokarca Eylem Planı kapsamında 46 ilde saha çalışmaları yapılmış ve 128 binden fazla feromon tuzağı kullanılmış, güvenilir yem arzında yaklaşık olarak 30 bin denetim gerçekleştirilmiş.
Bu yılki faaliyetlere gelince, yakın zamanda, bakanlığın iki önemli projesinin kamuoyu ile paylaşıldığını görüyoruz.
B-Reçete Takip Sistemi ile daha kontrollü pestisit kullanımı
B-Reçete Takip Sistemi bunlardan ilki. Bilindiği üzere pestisit konusu iki tarafı keskin kılıca benzer. Pestisit olmadan yeterli üretimi sağlayamazken pestisit kullanımı ile gıda güvenliği riskleri ile karşı karşıya kalıyorsunuz. B-Reçete ile Bakanlık, hatalı ve gereğinden fazla pestisit kullanımının önüne geçmeyi amaçlıyor. Sistem, 2026 yılının başından bu yana, Ankara, Mersin, Kırklareli ve Samsun illerinde pilot olarak uygulanmaktaydı. Temmuz başından itibaren artık ülkenin tamamında uygulamaya geçildi. B- Reçete ile üretimden hasada tüm iş ve işlemler kayıt altına alınıyor ve böylece üretim planlamasının daha etkin yapılması da hedefleniyor. Pestisit satışlarının kim tarafından ve ne zaman yapıldığı, uygulanan parseller ve ürünün hasat bilgileri dijital ortamda takip edilebiliyor.
Ülke olarak bilinenin aksine aşırı pestisit kullanmıyoruz. Dekara pestisit kullanımımız 2,26 kg ile dünya ortalaması ile aynı iken Avrupa Birliği ülkelerinin oldukça gerisinde. 2021-2023 döneminde pestisit kalıntı oranının %35 ve AB Gıda ve Yemde Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) bildirimlerinin %54 azalmış olması ümit verici. B-Reçete ile bu seviyenin çok daha aşağılara inmesi bekleniyor.
Tüketiciler ne yediğini bilecek
Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, etiketlerin daha kolay okunması ve gıda okuryazarlığına destek sağlanması amaçlanmış. Uygulama ile gıda işletmecilerinin, satışa sundukları ürünlerin içeriği ve enerji değerine ilişkin bilgi verme zorunluluğu da getiriliyor. Bu bilgiler, önceden olduğu gibi fiziksel ve/veya dijital ortamlarda tüketiciye sunulabiliyor. Bu sayede tüketici daha bilinçli tercih yapabilecek. Daha önce konu ettiğimiz tam buğday ekmeği ve ekşi maya kullanımı projesi ise üç pilot ilde başarıyla devam ediyor.
Ezcümle; Bakanlığın gıda güvenliği alanındaki çalışmaları takdire şayan. Ancak daha iyi anlatılması ve dezenformasyona karşı daha etkili bir kampanya yapılması gerekiyor.