Sakarya’da genç makinecilerin estirdiği umut rüzgarı

Rüştü BOZKURT
Rüştü BOZKURT BUZDAĞININ DİBİ rustu.bozkurt@dunya.com

Sakarya’da DÜNYA Gazetesi Bölge Temsilcisi Hasan Coşkun, makine sanayicilerinin duayeni dostların bir önerisini getirdi: “Üst yaş sınırı koyarak, genç ve özellikle de ikinci kuşak makine üreticileriyle bir söyleşi yapalım istiyoruz” dedi.

“Körün aradığı iki göz, biri ela, biri boz…“ der ülkemizin kadim halkı. Benim için tam da öyle oldu. Epey zamandır Sakarya’da makine üretimindeki gelişmeyi izliyordum; gençlerin işe nasıl baktığına, yüz yüze bir görüşmede tanıklık etmek zenginlik olacaktı.

Toplandığımız masanın çevresinde tam da istediğimiz insan kompozisyonu vardı: Ahmet Mücahit Kulak, Ali Caner Ateş, Ali Ekrem Aydın, Arda Çelik, Birol Kartal, Bora Ali Atay, Cem Topaloğlu, Davut Ür, Doğan Tan, Emre Beşir, Erol Ersoybaş, Fatih Kar, Hakan Çetinbaş, Hakan Kılıç, Halil İbrahim Kurt, İlker Çatalbaş, İsmail Hakkı Akyüz, Kadir Beyenal, Kenan Cinoğlu, Oğuzhan Kabakasal, Ömer Taşın, Sabri Tecelli, Semih Kar, Sinan Cinoğlu, Şevki Kılınç, Zeliha Manav Kurtuluş ve Zeynep Aydın.

Yargılamadan sorgulayalım

Açış konuşmasını yaparken ülkemizde üreticilerin “yeni yatırım ihtiyaçları” konusunda düşündüklerimi aktarıyorum. Sonra, Can Yücel’in çevirdiği şiirden son dizeleri anımsatıyorum: “En uzak mesafe iki kafa arasındadır/ Birbirini anlamayan”… Toplantının, öncelikle kendimizi, sonra da birbirimizi anlamanın vesilesi olması gerektiğini söylüyorum. Bir de uyarıda bulunuyorum: Bizim ülkemizde siyasetten iş dünyasına kadar ‘yargılama’ ile ‘sorgulama’ karıştırılıyor. Çağımızdaki rekabetin temeli olan ‘yaratıcı yüzleşme özgüveni’ ancak işlerimizi sürekli sorgulama yetkinliği kazanırsak gelişir. Sorgulama ile yargılamayı karıştırırsak, geçmişten miras aldığımız varsayımlarımızı sorgulamaz, sorgulayamaz; sorgulamanın yaratıcılığından yararlanamazsak, kasaba kültürünün temel özelliği olan ‘savunmacı anlayışın’ tuzaklarına düşeriz… Sorgulamanın nimetlerini, her eleştiriyi hemen kişiselleştirerek ve kalkanlarımızı kaldırarak etkisiz ve verimsiz hale getiririz!

Beni şaşırtan, şaşırttığı kadar da umutlarımın korlarını canlandıran bir açıklık, kendini ve işini anlatma netliğiyle karşılaşıyorum. Toplantıya katılanların görüşleri özetlenerek, 6 Temmuz 2022 günü DÜNYA’da yayımlandı.

Katılımcıların ne söylediklerini değil de, benim ne anladığımı paylaşsam daha iyi olmaz mı?

Bizi geleceğe taşıyacak güç

Harvard’da ünlü bir siyaset bilimci yıllardır “dış güçlerin etkisi” konusunda kitaplar yazdıktan sonra yakın dönemde varsayımlarını sorguladı ve zihni modelini değiştirdi: “Büyük gücü iç koşullar yaratır” diyor.

Sakarya’da genç ve genellikle ikinci kuşak makine üreticileriyle söyleşirken, içlerinden biri çıkıp, “Globoid redüktörlerini ileri teknolojiyle üreten, dünyada genelinde 6’ncı, Türkiye’de ise ilk sıradayız… Ve 5 ve 6 eksenli robotik de üretiyoruz. Globoid redüktör üreten tezgahlar da yapıyoruz...” diyorsa, sevinmez misiniz?

Bizi daha sağlıklı yarınlara taşıyacak olan üretimdeki iç birikimlerin artması, içe kapanık değil de, dışa ve dünyaya dönük bir bakış açısıyla işlerini tanımlayan genç insanların rüzgarı, umut teknelerinizin yelkenlerinizi doldurmaz mı?

Genç insanların “farkındalık düzeyleri” önemliydi; neleri fark ettiklerini özetlersek sanırım hepimiz için öğretici olabilir:

■ Birincisi, genç insanlar anneleri-babaları gibi sahip-yöneticilerin ve işyeri profesyonellerinin yarım yüzyıla yaklaşan birikimlerine sahip olduklarını söylüyorlar. Sahip-yöneticilerin, profesyonel yöneticilerin, işyeri çalışanlarının, yurtiçi ve yurtdışı müşterilerin birikiminin mirasçısı olduklarının farkındalar.

■ İkincisi, kendileri için en büyük tehlikenin “geçmişten miras alınan varsayım taassubu” olduğunu biliyorlar; iş dünyasında her şeyin hızla değiştiğinin ve dönüştüğünün farkındalar; içe kapanık gelişme yaramayacaklarını, dışa ve dünyaya açık dururlarsa var olabileceklerini ve varlıklarını sürdürebileceklerini kavramış durumdalar.

■ Üçüncüsü, teknoloji ne denli gelişirse gelişsin, otomasyon ve otonom uygulamaların temeli olan yapay zeka ne kadar ilerlerse ilerlesin, “iyi yetişmiş insan kaynağına sahip olmadan gelişme olmayacağının” altını çiziyorlar. Nitelikli işgücü arzının yetersizliği, işyerlerinin insan eğitimi için kaynak ayırmak zorunda kalmaları, yetişkin işgücünün devir hızının yükselmesinin entegre bir analizle siyasi irade, işyerleri, sivil toplum inisiyatifleri ve medyanın birlikte çözmesi gerektiğini dile getiriyorlar.

■ Dördüncüsü, ülkemizin orta-ileri teknolojilere, dijital uyuma, yeşil mutabakat gereklerine, rekabet edebilir yeni alanlara ve insan kaynağına ciddi yatırım yapması gerektiğinin bilincindeler. Hemen hepsi, gelecek 10 yılla ilgili düşüncelerini ve beklentilerini anlatırken, ülke ölçeğinde aktörlerin işbirliği ve güç birliği yapma isteklerini dillendiriyor; bu sorunun öneminin altı özenle çiziliyor.

■ Beşincisi, genç yöneticilerde “kendini sorgulama” düzeyi de güven verici. Kurumsallaşmanın, işyerlerini kişilere bağımlı olmaktan kurtarmanın önemini derinliğine kavramış durumdalar. Rekabet edebilir ölçek, rekabet edebilir teknoloji ve rekabet edebilir yönetişim ihtiyacını açık ve net olarak tanımlıyorlar.

■ Altıncısı, ustaların iş dağıtımından dijital programlamanın iş emri vermesine kadar işletmelerin içyapılarındaki değişmeye derinliğine gözlüyorlar… Bütçe disiplini ve bütçe kontrolünün öneminin arttığının da farkında genç makine üreticileri...

■ Yedincisi, çağımızın ileri düzeyde bağlantı, son derece yaygınlaşan ve derinleşen iletişim-etkileşim ve yepyeni işbirliği potansiyeli bağlamında işyerleri ölçeğinde “küçük veri”, küresel ölçekte “büyük veriyi” izlemeden, işyerlerinin “iç koşullarını” alışkanlıkla değil analizle yönetmeden sağlıklı gelecek inşa edilemeyeceğini özenle vurguluyorlar.

Gençler iş dünyasının ihtiyaçlarının farkında… Şimdi ülkeyi yönetenlerden medyada bizler gibi yazı yazan herkese, birikimlerin yarattığı enerjiyi yeni nesnelere ve yeni iş yapma metodlarına dönüştürme sorumluluğunu yerine getirme zamanıdır… Saptamalarımız sözde kalmamalı, “şimdi değilse ne zaman?” diyerek hep birlikte harekete geçmeliyiz…

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar