29 °C
Ussal ŞAHBAZ
Ussal ŞAHBAZ Global İşler Ussal@me.com

Salgın hastalıkların yayılmasında Facebook’un rolü

Kızamık aşınız var mı? Ne garip bir soru tabii ki var demiş olabilirsiniz. Oysa bugün birçok kişi kızamık aşısının otizme yol açtığına inanarak çocuğuna aşı yaptırmıyor.

Öncelikle söyleyelim: Kızamık aşısı otizme yol açmıyor.

Halkı “Kızamık otizme yol açıyor, çocuğunuza kızamık aşısı yaptırmayın” sözüne ikna etmek için önce bir Facebook grubu kuruyorsunuz. Facebook gruplarının “amacı” benzer ilgi ve görüşlere sahip kişileri bir araya getirerek haberleşmelerini kolaylaştırmak. Önce özellikle komplo teorilerine ve yalan haberlere inanmaya meyilli kişileri, genelde önce doğru ve faydalı içerikler vererek bir Facebook grubuna topluyorsunuz. Bu kişileri Facebook’un hedefli reklam algoritmalarıyla bulmanız mümkün. Birkaç ay sonra, küçük küçük aşı karşıtı içerikleri yayınlamaya başlıyorsunuz. Önceleri verdiğiniz bilgilere hayran olan kullanıcılar bu içeriği de hemen kabul ediyor.

Facebook, grupları “kapalı” yapmanıza izin veriyor. Dolayısıyla söylediklerinizden şüphe duyup itiraz edecek kişileri gruba almama imkânınız var. Aynı senaryo WhatsApp grupları için de geçerli. Facebook’ta yapılan paylaşımların denetimi ise Facebook tarafından taşeronlara yaptırılıyor. Yani Facebook, kendisi aracılığıyla halk sağlığını tehdit edecek içerik yayınının önlenmesini asli işi olarak görmüyor. Taşeronların işlettiği merkezlerde yüzlerce denetici günde sekiz saat çocuk pornosu, hayvanlara eziyet, komplo teorisi gibi içerikleri okuyup yalan diye işaretliyor. Yine de içeriklerin çoğu kaldırılmıyor ve tekrar deneticinin karşısına çıkıyor. Birçok denetici ruh sağlığını kaybediyor. İntihar edenler dahi olmuş. Facebook içerik deneticileri bir nevi çağımızın kot taşlamacısı.

Aşı karşıtı görüşleri reklamla yaymak da mümkün. 2018’de Facebook’ta “aşı” kelimesi ile verilen ilanların yarısından çoğunun aşı karşıtı içerikler olduğu tespit edilince, Mart 2019’da Facebook bu içeriklerin yayınını durduracağını açıkladı. Yani o tarihe kadar durdurmayı düşünmemişler bile! Buna rağmen, Teyid.org’un raporuna göre Soner Yalçın’ın aşı karşıtı “Kara Kutu” kitabının imza günü ilanları Aralık 2019’da ülkemizdeki Facebook kullanıcıları ile buluşuyordu. Herhalde Türkiye Facebook’un denetimlerini doğru düzgün yapmaya önem verdiği pazarlardan değil.

İstanbul Tabip Odası’nın yaptığı açıklamaya göre, Türkiye’de çocuklarına aşı yaptırmayan aile sayısı 2010’da 183 iken, Facebook’un ülkemizde viral şekilde yayıldığı yedi yıl sonra 150 kat artarak 27 bine yükseldi. 2019’da Türkiye’deki kızamık vakası sayısı 2 bin 719, kızamık nedeniyle hastaneye yatırılan kişi sayısı 967, ölen çocuk sayısı beşti. Bu ölümlerden kim sorumlu?

Facebook, kullanıcılar platformda daha çok vakit geçirdikçe daha çok reklam satıyor. Yalan yanlış bilgiler büyük bir kullanıcı kitlesinin ilgisini çekip bu vakti artırdığı için ne yazık ki Facebook’un kârını artırıp işine geliyor.

Salgın hastalıklar bize gösteriyor ki ilk yapmamız gereken, toplumda bilime olan güveni yeniden tesis etmek. Bunun için de herkesin üzerine düşeni yapması lazım. En başta da gittikçe tekelleşen internet platform şirketlerinin.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap