Sanatla büyüyen kurum
Bu haftaki yazıma Goethe’nin bir sözü ile başlamak istiyorum. “Bir insan, hayatının her günü biraz müzik dinlemeli, biraz şiir okumalı ve güzel bir resim görmeli. Böylece dünyevi duygular, Tanrı’nın insan ruhuna yerleştirmiş olduğu güzellik hissini yok etmemeli”.
Borusan’ın kurucu ve yöneticileri sanki bu satırları okumuş da harekete geçmiş gibiler. Ahmet Kocabıyık’ın vizyoner önderliği ile Borusan Holding ülkemizin top yekün gelişmesinde sanatın önemini kavrayan kurumlardan biri olmuş, 1993 yılında bir oda orkestrası kurarak sanat dünyasına adımını atmıştır. Bu orkestra 1999’da Gürer Aykal’ın katılımı ile Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası adını alarak yüzlerce müzisyenin yetişmesine katkıda bulunmuş, klasik batı müziğinin ülkemizdeki önemli temsilcilerinden biri olmuştur.
Borusan Contemporary ise 2011’den bugüne çağdaş sanatı farklı yaş ve ilgi gruplarından izleyicilerle deneyim odaklı buluşturmayı hedeflemiş, holdingin ofis ortamını kamusal bir sanat alanı mekânına dönüştüren özgün modeli ile çağdaş sanat programlarını gündelik hayatla temas ettirmiş, iş dünyasına ilham veren katılımcı bir deneyim alanı olarak kurgulamıştır. Sergiler çocuklardan gençlere, öğrencilerden yetişkin izleyicilere kadar geniş bir kitlenin sanatla ilişki kurmasına olanak sağlamış ve sağlamaya devam etmektedir. Kurum, kendi koleksiyonundaki eserleri sanatseverlerin beğenisine sunduğu gibi her yıl düzenli olarak uluslararası sanatçıların eserlerinden oluşan sergiler de düzenlemekte ve bu sergiler yılda yaklaşık 25 bin izleyici tarafından ziyaret edilmektedir.
Çocuklar çağdaş sanatla buluştu
Yazılarımda üzerine basarak önemine dikkat çektiğim bir hususu, Borusan Contemporary’nin çocuk atölyeleri ile desteklediğini görmekten çok mutluyum. 2022-2025 yılları arasında 1650’den fazla çocuğumuz çağdaş sanatın sorgulayıcı ve dönüştürücü dünyasını erken yaşta deneyimleme imkanına kavuşmuşlardır. Hikaye Evi ve Atölye Pikolo da çocukların sadece sanatla erken yaşta bağ kurmasını sağlamakla kalmamış, ailelerin kuruma duyduğu aidiyet ve güveni de güçlendirmiş; düzenli müze ziyareti alışkanlıklarının gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Kurum, sanat, teknoloji, ekoloji gibi başlıklar etrafında şekillenen programlar ile yetişkin gruplar için de katılımcı ve eleştirel bir tartışma zemini oluşturmaktadır. Bu sayede Borusan Contemporary, yalnızca sergi deneyimi sunan bir kurum olmanın ötesine geçerek yetişkin izleyiciler için düşünme, tartışma ve birlikte üretme alanı açan bir platform olarak konumlandırılmaktadır.
IACCCA (International Association of Corporate Collections of Contemporary Art)’nın uluslararası kongresine de ev sahipliği yapan kurum, birçok yabancı üst düzey yönetici ve şirket temsilcilerini bu binada ağırlayarak Modern ve Çağdaş Türkiye’nin tanıtımına da katkıda bulunmaktadır.
Ülkemizin önemli bir eğitim gönüllüsü olarak büyük yatırımlar ve hizmetlerde bulunmuş rahmetli Asım Kocabıyık’ın sanatla da yakın ilişkisi olabileceğini bana düşündüren bir deneyimi bizzat yaşadım. 16-17 yıl kadar önceydi, İstanbul Rotary Kulübü’nden sanatın toplum üzerindeki etkisini konu alan bir konuşma yapmak üzere davet almıştım. İstanbul Hilton’daki öğle yemekli davette konuşmamı bitirmiştim ki, kendisiyle o güne kadar birebir tanışma şerefine nail olamadığım Asım Bey konuşmacı kürsüsüne doğru yöneldi. Ben, herhalde üyelerden biriyle görüşecek diye düşünürken elini bana uzattı. Şaşkın bir şekilde beyefendinin elini sıkarken, “Bize, sanatın bir toplumun gelişmesindeki en önemli yol gösterici faktör olduğunu bu güne kadar hiç bakmadığımız bir açıdan anlattınız, çok etkilendim, teşekkür ediyorum” dedi. Hani bir konuda çok çalışır ama doğru bir şey yaptığınızdan tam emin olamazsınız ya! Birisi gelir öyle bir şey söyler ki, “Evet, ben doğru yoldaymışım” dersiniz. Bana da aynen öyle oldu. Evet dedim, Asım Bey bile böyle düşündüyse demek ki ben doğru yoldayım.
Sanat da holdingi destekliyor
Bugün “Borusan Sanat, Borusan Contemporary, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası markaları Borusan Holding markasının önüne mi geçti” diye düşünmüyor değilim. Hakikaten, bakıyorum da Holding’in sanatla ilişkilendirilmiş markalarını hemen sayarken ana işini unutmuşum. Adı “boru”dan geldiği için bir zamanlar boru imalatı yaptıklarını biliyordum; halen devam ediyorlar mı bilmiyorum. Borusan Otomotiv’i BMW temsilcisi olduğundan dolayı herkes biliyor. Tabii ki Google’a müracaat etsem Holding’in bütün faaliyetleri karşıma çıkar.
Ancak bir sanatsever olarak bu faaliyetler benim kendilerini takip etmeme sebep teşkil etmiyor. Sanata yatırım yapmış ve yapmaya devam ediyor olmaları Kocabıyık Ailesi’ni benim gözümde son derece saygın ve güvenilir bir seviyede tutuyor; sanat da Borusan markasını desteklemeyi sürdürüyor.