Sanatseverle sanatın buluşma platformu

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Sanatla yaşamanın şahıslar, kurumlar, kentler ve ülke­ler üzerindeki olumlu etkilerini yazılarımda işlemeye çalışıyo­rum. Bu etkinin farkında olan ve ellerini taşın altına koymaktan kaçınmayan bazı kurumlar mü­zeler açıyorlar, fuarlar, etkinlik­ler, eğitim programları düzen­liyorlar. Diğer bazı kurumlar da sanata göz kırpan, ancak nere­den nasıl başlayacağını bileme­yen veya kendilerini daha da ge­liştirmek isteyen sanatseverlere ulaşarak bu yolda destek proje­leri geliştiriyorlar.

SPOT Projects, yurt içi ve dışı sanat fuarlarını, etkinliklerini, sergilerini, sanatçı atölyeleri­ni eğitim programlarına alıyor; ayrıca derledikleri yeni bilgile­ri sosyal medya üzerinden üye­leriyle paylaşıyor. Spot Destek Fonu ile sanatçıların kendileri­ni geliştirmelerine, eser üretim­lerine ve eserlerinin uluslarara­sı alanda görünür olmasına kat­kı sunuyor.

Bir meraktan doğan hikaye

Brown Üniversitesi Ekono­mi ve Uluslararası İlişkiler Bö­lümünde okuduğu sıralarda Tansa Mermerci, çağdaş sanat söz konusu olduğu zaman bilgi eksikliğinin herkes için geçer­li olduğunu fark ederek işe ön­ce kendini eğitmekle başlıyor. Özel dersler alarak, okuyarak, çok geniş sahaları deneyimle­yerek öğrenmelere doyamıyor. 2011 senesinde de filizlendir­diği fikirlerini bu konuda ken­dine yakın gördüğü dostlarıyla paylaşıyor; küratör Zeynep Öz ve sanat yöneticisi Laura Car­derera ile SPOT Projects’i ku­ruyorlar.

10 Haziran akşamı SPOT üye­leri büyük bir gururla ve geniş sanatsever katılımı ile 15. kuru­luş yıllarını kutladılar. O gece Tansa konuşma metnini o kadar hissederek hazırlamıştı ki ve gu­rurunu bizlere o kadar anlam­lı yansıttı ki değiştirmeye kıya­madan, ancak biraz kısaltarak ve kendisinin de rızasını alarak sizlerle paylaşmak istedim.

Tansa sözlerine, “2011 yılın­da SPOT'u kurarken açıkça­sı 15 yıl sonrasını hayal bile et­miyorduk” diyerek başladı; “O günlerde tek bildiğimiz şey, çağ­daş sanat hakkında daha çok şey öğrenmek istediğimizdi. Ben kendi adıma genç bir koleksi­yoner olarak sanatla daha de­rin bir ilişki kurabileceğim, so­ru sorabileceğim, tartışabile­ceğim, teoriyi pratikle bir arada deneyimleyebileceğim bir alan arıyordum. Bunları yaparken de sanat üretimine nasıl destek olabileceğimi keşfetmek isti­yordum. Bulamayınca da yarat­maya karar verdik.

SPOT böyle doğdu. Bir iş pla­nından çok bir arayıştan, bir kurum fikrinden çok bir ihti­yaçtan ve çokça meraktan... Esasen birçok güzel şey gibi, Spot bir eksikliğin yerini dol­durmak için kuruldu. Bir sos­yal girişim platformu, bir ini­siyatif, bir sosyal sorumluluk projesi, en nihayetinde toplu­ma sanat ve kültür bağlamında fayda sağlamak için kuruldu.

Birlikte öğrenmenin gücü

Aradan geçen 15 yılda çok şey değişti ama çıkış noktası hiç de­ğişmedi. Eğitim ve üretime des­tek her daim amacımızdı. Biz hâlâ aynı soruların peşindeyiz. Nasıl daha dikkatli bakabiliriz, nasıl daha iyi sorular sorabiliriz, nasıl sanatla daha sahici bir iliş­ki kurabiliriz? Belki de en önem­lisi, nasıl birlikte öğrenebiliriz ve öğrendiklerimizle sanat üre­timini nasıl destekleyebiliriz?

“Biz bu soruların peşinden giderken dünya değişti; kül­türel hayat değişti, iletişim bi­çimlerimiz değişti, alışkanlık­larımız değişti. Bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Ama bir şey değişmedi; anlam üretmek hâlâ emek istiyordu. Bir sanatçıyı anlamanın, bir işi gerçekten görmenin, bir fikrin peşinden gitmenin, hâlâ bir kı­sayolu yoktu.

Belki de SPOT'un bugün hâlâ var olmasının nedeni bu. Çün­kü biz hiçbir zaman yalnızca et­kinlik üretmedik. Elbette ser­giler gezdik. Seminerler yaptık. Sanatçı atölyelerini ziyaret et­tik. Birlikte seyahat ettik ve on­larca sanatçıya destek verdik. Ama bugün dönüp baktığımda görüyorum ki asıl ürettiğimiz şey bunlar değil. İlişki, güven, merak üretmişiz. Ortak dene­yimler üretmişiz… Ortak bir hafıza üretmişiz”.

“Biz üyelerimizle de birbiri­mizden öğrendik, birbirimize il­ham verdik, birbirimizin yolcu­luğuna eşlik ettik” diyor ayrıca Tansa. Bu yüzden yıllardır söy­ledikleri bir cümle hâlâ kendileri için çok anlamlı: "Her bir spotter bir sanat hamisidir. Çünkü hami­liği hiçbir zaman yalnızca maddi destek olarak görmediler. "

Destekten doğan başarı

Bir sanatçının pratiğine ilgi göstermek, onu takip etmek, ona alan açmak, ona inanmak, onun­la birlikte düşünmek de bir des­tek biçimidir. Sanatçı Şafak Şule Kemancı'nın işi bunun çok gü­zel bir örneği. SPOT'un üretim desteğiyle hayata geçirilen ve 18. İstanbul Bienali kapsamında Elhamra'da sergilenen bu yer­leştirme, Bienal'in ardından ilk kez bu akşam yeniden burada iz­leyiciyle buluştu.

Toledo Museum of Art kolek­siyonuna dahil edilme süreci de­vam eden bu eser, SPOT için yal­nızca önemli bir başarı hikâyesi değil, aynı zamanda bir sanat­çıyla kurulan uzun soluklu iliş­kinin, güvenin, sabırla büyüyen bir diyaloğun sonucu ve yıllar­dır inandığı şeylerin sessiz ama güçlü bir göstergesidir.

Tansa ve arkadaşlarından, uzun vadeli hedeflerinde SPOT’u bir dünya markası haline getire­rek sanatseverleri uluslararası sanat ekosistemine davet etme­yi ve küresel sanat sahnesinde yükselen sanatçılarımızı ve pro­jelerimizi de desteklemeyi sür­düreceklerini duymaktan çok mutlu oluyorum.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 14.458,98 2,34 %
Dolar 47,9377 0,06 %
Euro 55,9413 0,88 %
Euro/Dolar 1,1660 0,73 %
Altın (GR) 6.807,53 1,03 %
Altın (ONS) 4.480,59 3,37 %
Brent 90,8620 0,78 %