Sanayi üretimi hangi etkenlerle artıyor?

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞ EKO ANALİZ ala.aktas@gmail.com

Sanayi üretimi canlı, artış oranı yüksek. Peki bunu sağlayan etkenler ne?

✔ En büyük etken enflasyon ve enflasyonun daha da yükseleceğine dönük beklenti. Herkes tüketimini öne çekmeye çalışıyor ve bu da talebi, dolayısıyla üretimi artırıyor.

✔ İhracatın yüksek seyretmesi de bir başka etken.

Sanayi üretimi mayıs ayında geçen yıla göre arındırılmamış endeks kıyaslamasıyla yüzde 13.3, takvim etkisinden arındırılmış endeks kıyaslamasıyla yüzde 9.1 arttı. Üretim, takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış endekse göre de bir ay önceye kıyasla yüzde 0.5 artış gösterdi. Bu oranlar toplam üretime ilişkin.

İmalat sanayi üretimindeki artışın oranı ise daha yüksek. İmalat sanayinde mayısta arındırılmamış endekse göre geçen yılki düzeyin yüzde 15.6, takvim etkisinden arındırılmış endeksle geçen yılın yüzde 10.7 üstünde üretim artışı gerçekleşti. Takvim ve mevsim etkisinden arındırılmış endekse göre ise aylık değişim yüzde 0.8 oldu.

Yani sanayi üretiminde işler iyi gidiyor. Ekonomide bunca olumsuzluğun yaşandığı bir dönemde sanayi üretimin bu seyri elbette iyi ve sevindirici bir gelişme.

Ancak bu artışın altında hangi etkenlerin yattığını irdelemek gerekir. Bu yapılmalıdır ki artışı doğuran etkenler anlaşılabilsin ve bu etkenler ortadan kalktığı takdirde nasıl bir tabloyla karşılaşılacağı tahmin edilebilsin.

Birden çok etken var

Sanayici üretiyorsa temelde bu üretimi sürükleyen iki etken var demektir:

Ya satışlar iyi gidiyordur ya da stoka üretim yapılıyordur.

Satışlar iyi gidiyorsa bunu da iki yönden düşünmek gerekir:

Ya iç satışlar iyidir ya da ihracat. Tabii ki her ikisinin birlikte yaşanıyor olması da mümkündür. Öyle görünüyor ki ikinci olasılık geçerli; yani hem iç satışlar iyi, hem ihracat.

İhracatın etkisi

İhracat iyi gidiyor. Martta 22.7, nisanda 23.4, mayısta 19 ve haziranda 23.4 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi. İthalatın daha hızlı arttığı ve ticaret açığının, bağlı olarak cari açığın büyüdüğü doğru ama o ayrı bir konu. Bugünkü konu ihracatın sanayi üretimini yukarı çeken yönü.

İhracatın iyi gidiyor olması sanayi üretimini destekliyor, bu kesin.

Enflasyonun yararı

Bunun yanında iç talep de canlı. Bu canlılığın en büyük nedeni de enflasyon ve enflasyon beklentileri...

Artık herkesin kafasında şu yer etti:

“Bugün aldım aldım; yarına kalırsam daha fazla para ödeyeceğim...”

O yüzden herkes alımını ertelemek bir yana olabildiğince öne çekiyor. Kimse nakitte durmak istemiyor, hele hele TL’de durmayı hiç istemiyor.

Beyaz eşyaya mı ihtiyacı var ya da kahverengi eşyaya, olabildiğince erken alıyor. Hatta şimdi pek ihtiyacı yok, daha sonra mı ihtiyaç duyacak, yine de erken davranıp almaya bakıyor.

Sanayi üretimini talep yönüyle canlı tutan en önemli etkenlerden biri de bu.

Stoka üretim

Ekonomide sis perdesi iyice kalınlaşıyor ve kimse önünü göremez hale geliyor. Üretim maliyetleri her geçen gün katlanıyor. Sanayici bunun farkında olmaz olur mu?

“Bugün ne üretirsem kardır, satamazsam da stokta dursun” yaklaşımı sergilenmesi hiç şaşırtıcı değil. Bu da üretiminin yukarı gitmesinde önemli bir etken.

Elbette stoka çalışmanın bir maliyeti var ama sanayici bunu dengelemeyi elbette çok iyi biliyor.

ÜRETİM ARTIŞI İYİ DE YA GELİNEN DÜZEY?

Sanayi üretiminin bu yılki seyri olumlu, bu çok açık. Ancak birkaç ay ya da yılı değerlendirirken büyük fotoğrafı gözden kaçırmamak gerek.

Türkiye’nin sanayi üretimi yıllar boyunca nereden nereye geldi, ona da bakmakta yarar var.

TÜİK mevcut sanayi üretimi endeksini 2015 yılını 100 kabul ederek oluşturuyor. 2015 yılı ortalaması 100 olan endeks, herhangi bir arındırma işlemine konu olmamış haliyle bu yılın mayıs ayında 132.9, takvim etkisinden arındırılmış haliyle ise 144.7 düzeyinde. Ama bu düzeyler yanıltmasın, geçmişte daha yüksek endeks değerleri görüldü.

Arındırma işlemine konu olmayan endeks, “işgünü sayısı şöyle olsaydı, üretim böyle olurdu” varsayımına dayanmayan gerçek üretim düzeyini gösteriyor. Hep diyorum ya, “elle tutulur, gözle görülür, sayılabilen, tartılabilen” üretim...

Takvim etkisinden arındırılmış endeks ise aslında bir varsayıma dayanıyor. “Eğer işgünü sayısı aynı olsaydı şu kadar üretim yapılırdı” varsayımına...

Nerede kullanmak istediğinize göre ki endeksin ortaya koyduğu değerler de doğru.

Tablo ne söylüyor?

Yazımın ekinde bir tablo var. Takvim etkisinden arındırılmış endekse göre oluşturduğum bir tablo.

2015 yılının ortalaması 100 olan endeks, 2021 ortalamasında 135.6’ya ulaştı. Yani sanayi üretimi altı yılda yüzde 35.6 arttı. Altı yıldaki yüzde 35.6, yıllık ortalama yüzde 5.2 artış demek.

Yani Türkiye sanayi üretimini her yıl ortalama yüzde 5.2 artırabilmiş.

Evet, bu yılki sanayi üretimi geçen yılki düzeye göre kayda değer bir artış göstermiş durumda ama daha geniş bir zaman diliminde ne oranda artış sağlanabildiğine de bakmak gerekiyor.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar