Sanayicinin 28 milyon dolarını kurtardı, dijital akademi kurdu

Sadi Özdemir
Sadi Özdemir EKONOMİDE SAĞDUYU sadi.ozdemir@dunya.com

Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Nilüfer Çevikel, aynı zamanda Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İş İnsanları Derneği’nin de (DOSABSİAD) Başkanı.

İki kurum da Türkiye ekonomisinin en önemli iş dünyası örgütleri arasında. Önce Demirtaş OSB’den bahsedelim. Bursa’daki DOSAB, Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) dâhil Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşlarının faaliyette olduğu organize sanayi bölgemiz ve yılda 5 milyar dolarlık ihracata imza atıyor.

Ülkemizin ilk OSB’lerinden biri olan DOSAB’ın 547 üyesinde yaklaşık 45 bin kişilik istihdam söz konusu. Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu ve ikinci 500 listesinde, en büyük 1000 ihracatçı sıralamasında çok büyük ağırlığa sahip OSB’nin büyüklüğü 485 hektar.

Bu alanın 384 hektarı sanayi parselleri, 11 hektarı atık su arıtma tesisi, 6 hektarı teknik alt yapı alanı, 84 hektarı yeşil alanlardan oluşuyor. Bu özellikleriyle de yeşil OSB olmaya en yakın adaylardan. DOSAB’ın Derneği de çok eski ve önemli bir iş dünyası örgütü. 1971’de TOFAŞ’ın açılması, 1975’de Sönmez ASF Tesisleri’nin kurulması ile DOSAB’ın oluşumu başlamış. 1980’li yıllarda firma sayısı artmış, bu firmaların temsilcileri 29 Ocak 1987 tarihinde Mustafa Karaer başkanlığında, bugünkü adı DOSABSİAD (Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği) olan Demirtaş Sanayicileri Derneği’ni kurmuşlar.

Derneğin girişimleri ile Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) 1990’da kurulmuş, kuruluş protokolü 2001’de tescil edilmiş. Nilüfer Çevikel, bu dev OSB’nin ilk kadın başkanı ve ikinci kez aynı göreve seçildi. “3 yıllık başkanlığınızda en önemli icraatınız hangisidir” diye soruyorum.

Yanıtı çok net: “Sanayicilerimize yaklaşık 28 milyon dolar kazandırdık. Teknoloji, araştırma geliştirme, inovasyon, dönüşüm v.b. konularda sanayicimizin hak ettiği destek ve hibeleri takip için kalıcı bir sistem kurduk. Bu sayede o kadar parayı geri aldık. Şimdi de yine sanayicimiz için pazar geliştirmeye odaklandık, fuarlar ve ülkeler özelinde araştırmalar yapıyoruz. Ayrıca en önemli gündem konumuz olan karbon ve su ayak izi konularında sanayicilerimiz için detaylı çalışmalar yürütüyoruz. Bütün OSB’lerimizin Yeşil OSB olması çok önemli biz öncülerden biri olacağız.”

TÜGİAD üyelerinin ticaret hacmi 60 milyar dolar

Nilüfer Çevikel, ilginç bir tesadüfle hem DOSAB’ın hem de TÜGİAD’ın ilk kadın başkanı unvanını taşıyor. Her ikisi de çok eski iş dünyası örgütleri. TÜGİAD’ın kuruluşundan beri ‘uluslararası’ olma iddiasının sürdüğünü belirtiyor ve üyelerin toplam iş hacminin dış ticaret ağırlıklı olmak üzere 60 milyar dolara yaklaştığını söylüyor. Son dönemde neredeyse bütün sektörlerin diline pelesenk olan şirketlerdeki ‘dijital dönüşüm’ konusunda ülke için çok etkin ve yaygın bir çözüm projesi geliştirdiklerini anlatıyor: “Dijital dönüşüm için öncelikle şirketlere ‘dijital danışmanlar’ lazım. Biz, isteyen bütün gençlerimize ‘dijital danışman’ olmaları için ‘dijital akademi’ kurduk. Çevrimiçi eğitimle gençlerimize bu konuda eğitim ve kariyer imkânı sağlayacağız.”

1986’da kurulan TÜGİAD’ın 900’den fazlası üyesi bulunuyor ve G20 Genç Girişimciler İttifakı’nda (G20 YEA) Türkiye’yi temsil ediyor. TÜGİAD, Avrupa Genç Girişimciler Konfederasyonu (YES for Europe) Başkanlığı ve Avrupa’da 11 ülkeden 300 binden fazla girişimciyi temsil eden Avrupa Birliği Genç Girişimciler Organizasyonu (JEUNE) Başkan Yardımcılığı görevlerini yürütüyor. Ayrıca, 84 ülkeden 200 bin Genç İş Kadını ve Adamını hedef alan Akdeniz-Ortadoğu Genç Girişimciler Ağı’nın (MAME)  kurucusu ve yönetim kurulu üyesi. TÜGİAD Başkanı Nilüfer Çevikel, Türkiye’de girişimcilik ikliminin en doğru şekilde oluşması için de kalıcı çalışmalar yaptıklarını belirtiyor ve halen Bahçeşehir Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi ile ‘girişimcilik’ dersleri için işbirliğinin sürdüğünü söylüyor. Yakın zamanda da Türkiye’deki teknoloji girişimlerini desteklemek için yurt dışında 20 milyon Euro’luk bir fon oluşturduklarını anlatıyor. Bu fonun, Türkiye’deki ‘küresele odaklı’ girişimlere yatırım yapacağını vurguluyor. Türkiye’nin, diğer iş dünyası örgütlerinde de daha çok kadın başkan ve kadın yönetim kurulu üyeleri olabilse herkes daha çok kazanacak gibi görünüyor.

Fuarlardaki ‘ilan ve reklam vergisi’ kavgası nasıl çözülür?

Bakırköy Belediyesi Zabıtası, ilçe sınırları içindeki İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuarlara giderek, ‘fuar alanındaki ilan ve reklamlar için’ vergi ödenmesini talep ediyor. Fuarcılar ise belediyelerin fuarlardaki ilan ve tanıtımlardan böyle bir vergi almasının kanun dışı söylüyor ve ilgili tüzel temsilcileri ile konuyu mahkemeye taşıdılar. Bakırköy Belediye Başkanı Dr. Bülent Kerimoğlu ise kendisini ziyaret eden Uluslararası Fuar Yapımcıları Derneği Başkanı Yunus Ete ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile ayaküstü görüştü. Ardından, “2464 sayılı kanunun 12. ve 13. maddesi gereğince fuarcılık yapılan alanların da ilan ve reklam vergisine tabii olduğunu ve yasal haklarımızı kullanarak Bakırköy halkının menfaatlerini sonuna kadar koruyacağımızı belirttim” şeklinde twitter mesajı paylaştı. Bu tartışma en azından Başkan Kerimoğlu ikna olana kadar devam edecek gibi görünüyor. Ne yazık ki Türkiye’de bazı kanunlar ‘taraflarca’ farklı yorumlanabilecek şekilde yazılmış. Bence en çabuk ve kesin çözüm, bu ilgili kanunda ‘net anlamayı sağlayacak’ bir değişiklik yapılmasıdır. Aksi takdirde ihracatı artırmak için özenle büyütülmeye çalışılan uluslararası fuarlar büyük hasar görecek. Belki bir daha seçilme umudunu kaybetmiş ve siyasetle gemileri yakmış başka belediye başkanları da benzer uygulamalara kalkışacak.

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar