Sanayide daralma kronikleşme eğiliminde
Merkez Bankası’nın faiz indirim süreci paralelinde aralık ayında başlayan canlanmanın, iç ve dış şokların damgasını vurduğu ikinci çeyrekte yerini daralmaya bıraktığı imalat sanayiinde bu eğilim, yılın son çeyreğine girerken de devam etti.
İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) sektörün röntgeni niteliğindeki “Türkiye Sektörel Satın Alma Yöneticileri Endeksi”nin (Purchasing Manager’s Index / PMI) eylül ayı sonuçları, aralıktan bu yana sınırlı düzeyde gerçekleşen faiz indirimlerinin imalat sanayiinde yeterince toparlanmayı beraberinde getiremediğini, alt sektörlerin neredeyse tümünde olumsuzlukların kalıcılaşarak devam ettiğini ortaya koydu. Faiz indirimlerinin başladığı aralık ayında 50 baz değere yaklaşan, ancak iç ve dış şokların etkisiyle özellikle ikinci çeyrekte düşüşe geçen İSO PMI, üçüncü çeyrekte de gerilemeye devam ederek eylülde 46,7 oldu.
Sonuçlar “daralma” diyor
İSO PMI ve alt endeksleri, 10 temel alt sektörden yaklaşık 800 şirketten oluşan paneldeki satın alma müdürlerine gönderilen anketlere verilen yanıtlar kullanılarak S&P Global tarafından oluşturuluyor. Anket yanıtları, her ayın ikinci yarısında toplanıyor ve bir önceki aya göre değişim hesaplanıyor. Uluslararası Standart Sanayi Sınıflandırması (ISIC) kodlarına göre her bir sektör için, tüm anket değişkenlerinin yayılım endeksleri hesaplanıyor. “Arttı” yanıtlarının yüzdesi ile “aynı kaldı” yanıtı verenlerin yüzdesinin yarısının toplanmasıyla elde edilen endeksler 0 ve 100 arasında değer alıyor ve 50 değerinin üzerinde ölçülen endeks önceki aya göre genel anlamda artış, bunun altında ölçülen ise genel anlamda düşüş olduğunu gösteriyor. Endeksler daha sonra mevsimsellikten arındırılıyor. PMI değerindeki gerileme ve genel olarak 50’nin altındaki değerler sektörde “daralma” olgusu olarak kabul ediliyor.
Faiz indirimi sürecindeki seyir
Ekim 2024’te 45,8 düzeyinde bulunan İSO PMI, Merkez Bankası’nın faiz indirim politikasının netleştiği Kasım 2024’te 48,3’e yükseldi. Merkez Bankası Mart 2024’te yüzde 50’ye kadar yükselttiği politika faizini on ay sonra 27 Aralık 2024 itibarıyla yüzde 47,5’e indirdi. Uzun süren yüksek faiz döneminin ardından fiilen indirimin başladığı aralık ayında İSO PMI değeri de 49,1’e kadar çıktı. Ancak bu yükseliş izleyen aylarda devam etmedi; PMI ocakta 48, şubatta 48,3 değerini aldı. Merkez Bankası faizi martın ilk haftasında yüzde 42,5’e kadar indirirken, anılan ayda PMI 47,3’e geriledi ve ABD’nin astronomik gümrük vergileri şokunun yaşandığı, politika faizinin yeniden artırılarak yüzde 46’ya çıkarıldığı nisanda da bu düzeyde kaldı.
Yeni siparişlerdeki düşüş ve talep yetersizliği, maliyet artışları, indirimlere rağmen hala yüksek kalan faiz düzeyi ve baskılanan kur, küresel belirsizlikler ve iç piyasa dinamikleri gibi faktörlerin etkisiyle izleyen dönemde de imalat sanayiinde daralma devam etti. İSO PMI mayısta 47,2, haziranda 46,7 ve temmuzda 45,9’a kadar indi. Söz konusu faktörlerdeki negatif seyrin daha ılımlı bir hal aldığı ağustosta 47,3’e yükselen PMI, eylülde ise yeniden ivmelenen olumsuz trendin etkisiyle düşerek 46,7 ile bu yıl aylar itibarıyla ikinci en düşük değeri aldı.

Eylül PMI ne anlatıyor?
Eylül ayı bulgularına göre gıda ürünleri dışındaki tüm faaliyet alanlarında firmalar geçen ay yeni sipariş almakta zorlandı. Yeni siparişler gıdada güçlü şekilde artarken diğer sektörlerde yavaşladı. Bu nedenle sektörlerin büyük bölümü üretim ve istihdam hacmini azalttı. Genel olarak durgun seyreden talep ortamına rağmen, satış fiyatları yalnızca tekstil ürünlerinde düşüş gösterdi. Bu durum, sektörlerin çoğunluğunda girdi maliyeti artışlarının ivme kazanmasından kaynaklandı. Eylül ayında özellikle tekstil sektörü tüm göstergeler bazında zorlanmaya devam etti.
İSO’nun Eylül PMI raporunda yer alan bulgulara göre geçen ay imalat sanayiinde bulgulanan gidişat alt sektörlere göre şöyle:
* Eylül ayında, anket kapsamında izlenen on sektörden sadece gıda ile ağaç ve kâğıt ürünleri olmak üzere ikisi üretim hacmini artırdı.
* Gıda ürünlerinde yeni siparişler son on dokuz ayın en yüksek artışını kaydetti. Buna bağlı olarak sektörün üretimi de toparlanma sergiledi.
* Yeni siparişlerde iyileşme eğilimi yalnızca gıda imalatçılarıyla sınırlı kaldı.
* Üretimde olduğu gibi, yeni siparişlerde de en sert yavaşlama tekstilde görüldü.
* İrtifa kaybı ihracat siparişlerinde de gözlendi, bu alanda iyileşme sağlayan tek sektör makine ve metal ürünleri oldu.
* Giyim ve deri ürünleri genel olarak müşteri talebi ve üretim gereksinimlerindeki zayıflık, üçüncü çeyrek sonunda çoğu sektörün istihdam azaltmasına neden oldu.
* Çalışan sayıları yalnızca gıda ürünleri ile elektrikli ve elektronik ürünler sektörlerinde artış gösterdi, ancak her ikisinde de bu artış oldukça ılımlı düzeyde gerçekleşti. İstihdamda da en belirgin düşüş tekstil sektöründe gerçekleşti.
* Gıda sektöründeki olumlu seyir, satın alma faaliyetlerine ve girdi stoklarına da yansıdı. Ancak her iki kalemde de artış kaydeden tek sektör gıda ürünleri oldu.
* Anket kapsamında takip edilen on sektörün sekizinde girdi maliyetleri enflasyonu bir önceki aya göre yükseldi. En yüksek oran, enflasyonun son on bir ayın en keskin düzeyine ulaştığı gıda ürünlerinde ölçüldü. En yavaş artış ise ağaç ve kâğıt ürünlerinde.
* Eylül ayında satış fiyatlarında da en hızlı yükseliş gıda ürünlerinde gerçekleşti ve sektörde enflasyon Nisan 2024’ten bu yana en yüksek düzeye çıktı.
* Tekstil sektörü, talebi canlandırmak amacıyla nihai ürün fiyatlarında üst üste yedinci kez aylık bazda indirime gitti. Böylece satış fiyatlarını düşüren tek sektör tekstil oldu.
