Sanayide yapısal fren riski: Çarklar dönmekte zorlanıyor
Türk sanayisi, yılın ilk yarısında ana lokomotifi olan imalat sektöründe çarkların yavaşlamasına bağlı olarak, geçici bir durgunluğun ötesinde yapısal kaynaklı bir patinaj döneminin sinyalini verdi. Son bir yılda büyümeden küçülmeye doğru dönüşüm, sanayide ivme kaybının derinleştiğini gösteriyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı veriler, küresel ekonomi için sıkıntılı geçen ilk yarıda sanayideki ivme kaybını net şekilde ortaya koydu. Takvim ve mevsim etkilerinden arındırılmış veride önceki aya göre sadece yüzde 0,1 artışla yerinde sayan toplam sanayi üretimi, mevsim etkisinden arındırılmış veride geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 1,4 düşüş kaydetti.
Sektörler bazında bakıldığında, üretim, istihdam, ihracat ve teknolojik dönüşümün ana omurgasını oluşturması dolayısıyla sanayinin lokomotifi olan imalat sektörünün neredeyse durma noktasına geldiği, genel olarak sanayi alanının sert bir daralma döngüsüne girdiği görülüyor. Sektörel dağılım, ana sanayi grupları ve teknoloji yoğunluk göstergeleriyle incelenen veriler, sanayide geçici bir yavaşlamadan öte, derin bir yapısal ivme kaybına işaret ediyor.
İmalat sanayii alarm veriyor
Toplam üretimde yüzde 86 dolayındaki payı ile ekonominin ve sanayinin kalbi konumundaki imalat sanayii, haziranda en zayıf dönemlerinden birini yaşadı. Toplam sanayi üretimini içerisindeki ağırlığıyla büyümeyi sırtlayan imalat sektörü, mevsim etkisinden arındırılmış veriye göre aylık bazda “sıfır” (0) büyüme kaydetti.
Mevsim etkilerinden arındırılmış veriye göre sektörün yıllık performansı ise yüzde 1,5 daralma olarak kayıtlara geçti. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün aylık bazda yüzde 0,5 gerileyen üretimi, yıllık bazda da yüzde 1,6 daralarak negatif trendini sürdürdü. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme ise sanayide haziranda ayının tek olumlu ayrışan alanı oldu; sektörün üretimi aylık yüzde 1,5, yıllık bazda yüzde 1,1 artış göstererek genel performansa pozitif katkı yaptı.
Yatırım malı dalgalı, iç talep ve tüketim dipte
Ana sanayi grupları bazında inceleme, iç talepteki daralma ve sanayicinin geleceğe dair belirsizlik algısını yansıtıyor.
İç talep ve satın alma gücünün öncü göstergesi dayanıklı tüketim malı üretimi aylıkta yüzde 3,3, yıllıkta yüzde 4,4 geriledi. Gıda ve tekstil gibi temel kalemleri içeren dayanıksız tüketim malı da aylık yüzde 1,1, yıllık yüzde 1,4’le bu düşüşe eşlik etti.
Yatırım iştahını yansıtan sermaye malı üretimi haziranda aylık yüzde 5,1 artışla toparlansa da yıllık bazda yüzde 4,8 daraldı.
Yılın ilk yarısında; özellikle nisanda yüzde 12,3 artış, mayısta yüzde 12,7 düşüş şeklinde yaşanan bu dev dalgalanma, sanayicinin uzun vadeli yatırım planı yapmakta zorlandığını gösteriyor.
Ara malı üretiminde de durma noktasına doğru bir seyir görülüyor. Fabrikaların üretim girdisini oluşturan ara malı üretimi aylık bazda yüzde 1,6 gerilerken, yıllıkta sadece yüzde 0,5 arttı.
Yüksek teknolojide sert düşüş
Türk sanayisinin teknolojik dönüşüm kaldıracında da ciddi bir ivme kaybı yaşandığı görülüyor. Yüksek teknoloji üretimi, haziranda aylık bazda yüzde 3,8 artışla görece toparlansa da yıllık bazda yüzde 20,3 gibi çok sert bir çöküş yaşadı. Geçen yılın aynı ayında (Haziran 2025) 87,8 olan yıllık büyüme hızının bu oranda negatife dönüşmesi, baz etkisinin yanında katma değerli üretim gücünün zayıfladığını gösteriyor.
Geleneksel sanayiyi yansıtan düşük teknoloji grubu aylık yüzde 1,0, yıllık yüzde 1,2 üretim düşüşü yaşadı. Bu grup, 2026’nın ilk altı ayının beşinde yıllık bazda net küçülme yaşayarak geleneksel, emek-yoğun sektörlerde daralmanın yapısal hale geldiğini gösterdi.
Orta düşük teknoloji üretimi de aylık bazda yüzde 1,3, yıllık bazda yüzde 0,8 düşüş kaydetti. Bu grupta Haziran 2025 itibarıyla yıllık bazda yüzde 9’luk üretim artışı bulunuyordu. Haziran ayında hem aylık yüzde 2,4 hem de yıllık yüzde 3,5 artışla pozitif kalmayı başaran tek ve en dirençli grup orta-yüksek teknoloji sınıfı oldu.
Büyümeden küçülmeye son bir yıl
Haziran 2025’ten Haziran 2026’ya uzanan son bir yıllık projeksiyon, sanayinin net bir yavaşlama döngüsüne hapsolduğunu özetliyor. Haziran 2025’te yıllık yüzde 8,2 gibi güçlü bir büyüme oranına sahip olan toplam sanayi, son bir yılda iniş çıkışlı ve aşağı yönlü performans sergiledi. ABD-İran arasındaki savaşta sıcak çatışmaların durması ile nisanda yaşanan ani canlanma geçici kaldı, izleyen aylarda yerini yeniden düşüşe bırakan sanayinin üretim grafiği haziran itibarıyla yüzde 1,4’lük düşüş noktasına yerleşti.
Küresel şokların etkisinde geçen yılın ilk altı aylık dönemi boyunca toplam sanayide yaşanan sert dalgalanmalar sanayinin istikrarlı bir zemin bulamadığını ortaya koyuyor. İç talepteki daralma, yüksek üretim maliyetleri ve küresel pazarlardaki durgunluk, Türk sanayisinde vites küçültme eğiliminin bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.
Gelecek dönem öngörüleri ve riskler
İzleyen dönemde Türk sanayisinin önündeki en büyük zorluğun iç talepteki daralma ile küresel piyasalardaki durgunluğun aynı anda yaşanması olduğunu değerlendiren analistler ve sektör temsilcilerine göre, sanayi üretiminin yeniden kalıcı bir büyüme trendine girebilmesi için şu risklerin ve yapısal unsurların yönetilmesi gerekiyor:
İç talep ve tüketim baskısı: Dayanıklı tüketim mallarındaki kronik daralma, sıkı para politikalarının ve düşen satın alma gücünün iç piyasayı doğrudan etkilediğini gösteriyor; iç talepteki bu durgunluğun yılın ikinci yarısında da sürmesi bekleniyor.
Yatırım iştahsızlığı: Sermaye malı üretiminde yaşanan sert dalgalanmalar, sanayicinin uzun vadeli öngörülebilirlik eksikliği nedeniyle yeni makine ve teçhizat yatırımlarını askıya aldığını veya ertelediğini ortaya koyuyor.
Katma değer ve teknoloji riski: Yüksek teknoloji grubunda yıllık bazda yaşanan yüzde 20,3’lük sert düşüş, Türkiye’nin ihracatta hedeflediği yüksek katma değerli dönüşümün sekteye uğrama riskini barındırıyor.
Maliyet ve rekabetçilik: Geleneksel ve emek-yoğun sektörleri temsil eden düşük teknoloji grubundaki kalıcı küçülme, artan enerji ve işçilik maliyetleri karşısında üreticilerin küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığına işaret ediyor.
