Sat-kirala-geri al işlemlerinde vergi avantajı devam ediyor
İşletmelerin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla başvurdukları yöntemlerden biri de «sat-kirala-geri al» (sale and lease back) sistemidir. Bu sistem sayesinde işletme, sahip olduğu varlığı kullanmaya devam ederken aynı zamanda önemli bir finansman kaynağına da ulaşabilmektedir.
Yüksek faiz ortamında alternatif finansman arayışına giren işletmeler için “sat-kirala-geri al” (sale and lease back) sistemi yeniden can simidi olmaya devam ediyor. Şirketlerin sahip oldukları taşınır veya taşınmaz varlıkları finansal kiralama şirketlerine veya katılım bankalarına satıp, kiralayarak kullanmaya devam ettikleri ve süre sonunda geri satın aldıkları bu model, mülkiyeti devretmeden nakit yaratmanın en akıllıca yolu.
Vergisel avantajlar devam ediyor
Son yıllarda taşınmaz satış kazancı istisnasında önemli daralmalar yaşanmasına rağmen, sat-kirala-geri al işlemlerine ilişkin vergi avantajları büyük ölçüde korunmaktadır. Özellikle taşınmaz satış kazancı istisnasının büyük ölçüde kaldırıldığı günümüzde, sat-kirala-geri al uygulaması işletmeler açısından önemini daha da artırmıştır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-j maddesi kapsamında; geri kiralama amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla yapılan satışlardan doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. Bu istisna yalnızca taşınmazları değil, taşınır varlıkları da kapsamaktadır. Bununla birlikte, istisnadan yararlanılabilmesi için satış kazancının pasifte özel bir fon hesabında izlenmesi ve mevzuatta öngörülen şartlara uyulması gerekmektedir. Aksi halde zamanında alınmayan vergiler gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası ile birlikte geri istenebilmektedir.
KDV ve tapu harcı avantajı
Sistemin tercih edilmesindeki önemli nedenlerden biri de KDV ve tapu harcı yönünden sağlanan kolaylıklardır. Bu yönüyle sat-kirala-geri al sistemi yalnızca finansman temini değil, aynı zamanda işlem maliyetlerinin azaltılması açısından da işletmelere katkı sağlamaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu kapsamında gerçekleştirilen işlemlerde belirli şartların sağlanması halinde KDV istisnası uygulanabilmekte, ayrıca tapu harcı yönünden de önemli avantajlar elde edilebilmektedir.
Dikkat edilmesi gereken hususlar
Uygulamadan kurumlar vergisi mükellefi şirketler yararlanabilmektedir. İşleme konu varlıkların geri kiralama amacıyla finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları veya kalkınma ve yatırım bankalarına devredilmesi gerekmektedir. Satışın ardından kiralama sözleşmesi kurulmakta ve sözleşme süresi sonunda varlık tekrar işletmeye devredilmektedir.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunların başında fon hesabının doğru takip edilmemesi, sözleşme şartlarının eksik düzenlenmesi ve muhasebe kayıtlarının hatalı yapılması gelmektedir. Ayrıca, kiralama süresi tamamlanmadan varlığın üçüncü kişilere devredilmesi veya kanunda öngörülen şartların ihlal edilmesi durumunda sağlanan vergi avantajları kaybedilebilmektedir. Bu nedenle işlemlerin hem hukuki hem de vergisel boyutunun dikkatle değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Enflasyon düzeltmesi yeni bir boyut getirdi
2024 yılında başlayan ve 2025- 2026 yıllarında da etkileri devam eden enflasyon düzeltmesi uygulaması, sat-kirala-geri al işlemlerine ilişkin fon hesaplarının vergisel durumunu yeniden gündeme taşıdı. Dolayısıyla şirketlerin yalnızca satış kazancını değil, fon hesabının sonraki yıllardaki hareketlerini ve enflasyon düzeltmesi etkilerini de dikkatle izlemeleri gerekiyor.
İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen 13/11/2025 tarihli özelgede, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-j maddesi kapsamında pasifte izlenen özel fon hesabının enflasyon düzeltmesine tabi tutulacağı, düzeltme sonucu oluşan farkların ilgili varlığa ilişkin amortismanların itfasında kullanılması halinde vergileme doğmayacağı açıklandı. Buna karşılık, söz konusu fon hesabının işletmeden çekilmesi veya satış nedeniyle kapatılması halinde ortaya çıkan düzeltme farklarının vergiye tabi tutulacağı belirtildi.
Taşınmaz satışlarında daralan istisnalar sat-kirala-geri al işlemlerini öne çıkardı
Son yıllarda kurumların taşınmaz satışlarından elde ettikleri kazançlara yönelik vergi avantajlarının önemli ölçüde sınırlandırılması, şirketleri alternatif yöntemlere yöneltti. Bu süreçte sat-kirala-geri al modeli hem finansman sağlama hem de vergi planlaması açısından yeniden önem kazandı.
Özellikle üretim tesisi, fabrika binası, depo, alışveriş merkezi ve otel gibi yüksek değerli gayrimenkullere sahip şirketler açısından bu yöntem, varlığın kullanımını sürdürürken bilanço içindeki atıl değerin nakde dönüştürülmesine imkân sağlıyor. Kurumlar vergisi istisnasının korunmuş olması da uygulamanın cazibesini artırıyor.
Mali idarenin yaklaşımı konuyu daha teknik hale getirdi
Son özelgeler incelendiğinde, Gelir İdaresi’nin artık sadece satış anındaki vergisel sonuçlarla yetinmediği, fon hesaplarının sonraki dönemlerdeki hareketlerini, enflasyon düzeltmesi etkilerini, amortisman uygulamalarını ve asgari kurumlar vergisi boyutunu da birlikte değerlendirdiği görülüyor. Bu nedenle sat-kirala-geri al işlemleri geçmiş yıllara göre çok daha detaylı bir vergisel analiz gerektiriyor. Bu nedenle şirketlerin söz konusu işlemleri yalnızca finansman aracı olarak değil, uzun vadeli vergi ve bilanço yönetiminin bir unsuru olarak değerlendirmelerinde fayda bulunuyor.
Sonuç
İşletmeler açısından özkaynakları tüketmeden finansman sağlama imkânı sunan sat-kirala-geri al sistemi, vergi avantajları sayesinde güncelliğini korumaktadır. Taşınmaz satış kazancı istisnasının önemli ölçüde sınırlandığı günümüzde, özellikle nakit ihtiyacı bulunan şirketler için bu yöntem alternatif bir finansman modeli olarak öne çıkmaktadır. Ancak sağlanan avantajların korunabilmesi için mevzuatta yer alan şartlara eksiksiz uyulması ve işlemlerin uzman desteğiyle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.