Savaş ayında kredilerde ayrışma: Bireyselde reel artış, sektörelde düşüş
Sıcak savaşın ekonomik aktörleri yeni pozisyon almaya ittiği martta reel bazda ticari krediler azalış, tüketici kredileri artış eğilimi gösterdi. Savaş gerilimi ile geçen ilk üç ay itibarıyla ise hem ticari kredilerde hem de marttaki artışa rağmen tüketici kredilerinde reel bazda düşüş var.
Türk bankacılık sisteminin sıcak savaş yaşanan mart ayındaki kredi gelişmelerine ilişkin verileri tüketici kesimde reel artış, şirketler kesiminde ise reel düşüş ivmesine işaret etti.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) haftalık verilerine göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi mart ayında cari olarak yüzde 1,6 ile aylık enflasyonun altında bir oranda net 378,7 milyarlık artışla 24 trilyon 546 milyar lira oldu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Tüketici Fiyat Endeksine (TÜFE) göre yüzde 1,94 olarak açıklanan aylık enflasyondan arındırıldığında, bu hareket toplam kredi hacminde reel olarak yüzde 0,4 oranında bir daralmaya işaret etti.
Bu kapsamda tüketici kredileri yüzde 3,27 ile aylık enflasyonun neredeyse iki katı oranda artış gösterdi. Tüketici kredilerinin toplam hacmi mart ayında net olarak 99,2 milyar liralık artışla 3 trilyon 131,9 milyar liraya ulaştı. Enflasyonla indirgendiğinde söz konusu kredilerin önceki olarak reel olarak da yüzde 1,31 arttığı belirlendi. Tüketici kredilerinin en büyük bölümünü oluşturan “ihtiyaç” dalında kredi hacmi cari olarak yüzde 3,32, reel bazda yüzde 1,35 oranında net 75,3 milyar liralık artışla 2 trilyon 344,8 milyar liraya ulaştı. Konut kredilerinin cari olarak yüzde 3,5, reel olarak yüzde 1,5 oranında 24,8 milyar liralık net artışla 740,8 milyar liraya çıktığı martta, taşıt kredileri ise cari olarak yüzde 1,97, reel bazda yüzde 3,84 oranında net olarak 1 milyar liraya yakın azalışla 46,4 milyar liraya geriledi.
Eski ivmenin tersine martta bireysel kredi kartı borçlarındaki artış da enflasyonun altında kaldı. Söz konusu borç bakiyesi yüzde 0,68 oranında cari artışla 2 trilyon 928 milyar lira olurken, enflasyonla indirgendiğinde bir aylık periyotta yüzde 1,24 oranında reel daralma görüldü. Savaş ayında taksitli bireysel kart borçları cari olarak yüzde 0,09, reel olarak yüzde 1,99 azalışla 1 trilyon 106,8 milyar lira oldu. Taksitsiz (peşin) alışveriş kaynaklı kart borç bakiyesi ise cari olarak yüzde 1,15 cari artışla 1 trilyon 821,2 milyar lira olurken, reel olarak yüzde 0,78 daraldı.
Bu gelişmelerle tüketici kesimin bankalara olan toplam bireysel borçlanması bir ayda cari olarak yüzde 2, reel bazda yüzde 0,06 artışla 6 trilyon 59,9 milyar liraya ulaştı.
Üretim ayağında daralma
Toplam kredi hacminin en büyük bölümünü oluşturan ticari ve diğer kredilerin hacmi ise bir aylık dönemde net 259,9 milyar liralık yeni kullanımla 18 trilyon 486 milyar lira oldu. Ticari işletme, KOBİ, tarım, ihracat kredileri ve ticari kredi kartlarını kapsayan söz konusu hacimde önceki aya göre cari artış yüzde 1,43’le enflasyonun altında kaldı. Aylık enflasyonla indirgendiğinde ticari ve diğer kredilerin hacminin mart ayında reel olarak yüzde 0,50 oranında daraldığı belirlendi. Söz konusu kredilerin kullanıcıları, anonim, limited vb. şirketler, KOBİ’le, esnaf ve ticari işletmeler, serbest meslek sahipleri, kooperatifler, tarım işletmeleri ve büyük çiftçiler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bazı yatırımcı kamu kuruluşlarından oluşuyor. Bu alandaki hareket ekonominin üretim ayağındaki canlılık açısından bir gösterge oluşturuyor. Aylık bazda hafif de olsa hissedilen frene basma eğilimi, bu açıdan önem taşıyor. Bu trendin kalıcı olup olmayacağı ise savaşın seyri, jeopolitik riskler ve genel ekonomik koşulların izleyen dönemde izleyeceği seyirle doğrudan ilişkili bulunuyor.
İlk çeyrek tablosu
Savaş gerilimi ile geçen ilk üç aylık tabloya bakıldığında ise hem ticari kredilerde hem de marttaki artışa rağmen tüketici kredilerinde, dolayısıyla toplam kredi hacminde reel bazda düşüş olduğu görülüyor.
Bankacılık sektörü toplam kredi hacmi 26 Aralık 2025-27 Mart 2026 arasındaki üç ayda cari olarak yüzde 7,3 artış gösterdi. TÜİK’e göre ilk üç ayda yüzde 10,04 olan TÜFE artışından arındırıldığında toplam kredi hacminde yüzde 2,5 oranında reel daralma yaşandı.
Bu dönemde cari olarak yüzde 8,7 artan tüketici kredisi hacmi reel bazda ise yüzde 1,2 daraldı. Bireysel kredi kartı borç bakiyesindeki cari ve reel değişim aynı oranda gerçekleşti. İlk çeyrekte ticari ve diğer krediler ise cari olarak yüzde 6,8’le daha düşük bir artışla, reel bazda yüzde 2,9’la daha yüksek oranda reel daralma kaydetti.
Bankacılık sektörü kredi hacmi mart sonu itibarıyla son bir yılda ise nominal bazda yüzde 39,7 büyürken, yüzde 30,87 olan yıllık enflasyona göre reel olarak da yüzde 6,8 genişledi. Son bir yılda tüketici kredileri cari olarak yüzde 44,7, reel olarak yüzde 10,6; bireysel kart borçları cari olarak yüzde 63,1, reel olarak yüzde 24,6 arttı. Ticari ve diğer kredi hacmi ise son bir yılda cari olarak yüzde 37,4 ve reel bazda yüzde 5’le görece daha sınırlı bir büyüme kaydetti.
Kredi faizleri yükseliş eğiliminde
Bu arada Merkez Bankası’nın politika faizinde 2025 yıl boyunca arızi aksamalarla birlikte devam ettirdiği indirim sürecinde önemli oranda gerilemiş olan kredi faizlerinin de bu yıl ilk çeyrekte küresel gerilim ve jeopolitik risklerdeki artış paralelinde yeniden yükseliş eğilimine girdiği görülüyor. En yaygın tüketici kredisi olan ihtiyaç dalında, Merkez Bankası’nın faiz indirimi süreci öncesinde sektör ve ay ortalamasında yüzde 70’lerde bulunan yıllık basit faiz oranı, indirim sürecinde bu yıl şubatta yüzde 64 dolayına inmiş, ancak mart ayında iç siyasette ortaya çıkan şok gelişmeler, nisan ayında da küresel ticaret savaşlarının kızışması ile yeniden yükselişe geçerek mayıs-haziran döneminde yeniden yüzde 70’leri aşmıştı. Haziran-aralık döneminde ise yeniden düşüşe geçen söz konusu faiz oranı yüzde 56,42’ye kadar gerilemişti. İhtiyaç kredisinin ortalama yıllık faiz oranı bu yıl ise ocakta yüzde 59,75, şubatta yüzde 59,09, martta yüzde 58,63 düzeyinde oluştu. Buna göre ihtiyaç kredisi faizi marttaki hafif düşüşe rağmen 2025 sonu düzeyinin 2,22 puan üzerinde oluştu. Ticari kredilerin yıllık ortalama faizi ise haziran-aralık dönemindeki 11 puanlık düşüşle yüzde 51,65’e, bu yıl ocakta yüzde 50,56, şubatta yüzde 50,20’ye indikten sonra, mart ayında yüzde 52,16’ya yükseldi.
