Savaşın uzaması derin ekonomik krizin habercisi
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla devam eden Ortadoğu’daki savaş, dünyada petrol ve enerji fiyatlarını alt üst ederken, dün Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’dan çok net bir uyarı geldi: Savaş nedeniyle piyasaya sürülen ticari petrol stokları hızla tükeniyordu! Durum ortada: Savaşın birkaç hafta daha uzaması durumunda enerji krizi petrol fiyatlarının ötesine geçerek doğrudan reel sektöre ve halkın cüzdanına yansıyacak!
Paris’te düzenlenen G7 Maliye Bakanları toplantısının kulisinde gazetecilere konuşan Fatih Birol, ticari petrol stoklarındaki erimenin korkutucu bir boyuta ulaştığını vurguladı. “Bence stoklar çok hızlı tükeniyor” diyen Birol, bu hızlı gerilemenin piyasa üzerindeki etkilerinin derinleşeceğinin altını çizdi. Stokların erimesinin sadece birkaç hafta alacağını belirten Birol, motorin ve gübre fiyatlarındaki sert yükselişlerin dünyada seyahat ve tarımsal ekim sezonuna girildiği bir dönemde gerçekleşeceğine dikkat çekti. Bu da kuşkusuz hem lojistik hem de tarımsal üretim süreçlerini felç edeceği gibi gıda fiyatlarında da anormal bir yükselişe işaret ediyor.
Fatih Birol ile mart ayında Brüksel’de bir araya gelmiştik. Kendisine Ortadoğu’daki savaşın petrol fiyatlarına ve enerji piyasalarına etkisini sorduğumuzda henüz bu kadar karamsar değildi.
Dünyadaki petrolün üçte biri
Ortadoğu’da savaşa dâhil olan ülkeler olan İran, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın toplam petrol üretiminin, dünyadaki petrol üretiminin yaklaşık üçte birine yakın bir miktar olduğuna dikkat çekmişti.
Ancak petrol piyasalarındaki savaştan kaynaklı en büyük sorunun petrolün üretilememesi değil, Hürmüz Boğazı’ndan geçememesi olduğunu vurgulamıştı. Birol, “Dünyada her tarafta çok fazla petrol var. Mesela geçmişte petrol krizi olduğu zaman ortada petrol yoktu. Şimdi durum öyle değil. Burada lojistik bir soruna karşı karşıyayız” demişti. Ancak aradan geçen iki aylık zaman diliminde savaş bitmediği gibi Hürmüz Boğazı’ndaki blokaj da ortadan kalkmadı.
Bunun üzerine 32 üyeli IEA, mart ayında stratejik rezervlerden bugüne kadarki en büyük stok salınımını koordine ederek, piyasaları sakinleştirmek amacıyla 400 milyon varilin piyasaya sürülmesi konusunda anlaşmaya vardı. Ajans, 8 Mayıs itibariyle yaklaşık 164 milyon varili piyasaya sürdü. Ajans ayrıca savaş nedeniyle 2026 yılı boyunca küresel petrol arzının günlük yaklaşık 3,9 milyon varil azalacağını belirterek, daha önce günlük 1,5 milyon varil düşüş öngören tahminini de revize etti.
Bugün geldiğimiz noktada, yaklaşmakta olan ekonomik krizi gören birçok ülke ekonomilerini korumak için acil önlemler almış durumda.
Financial Times’ın haberine göre Fon yöneticisi Aberdeen’in baş ekonomisti Paul Diggle, ekibinin şu anda brent ham petrolünün varil başına 180 dolara fırlayarak birçok Avrupa ve Asya ülkesinde enflasyonun yükselmesine ve resesyona neden olacağı bir senaryoyu incelediğini söyledi.
Türkiye de etkilenecek
Petrol fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenecek ülkelerden biri de Türkiye. Fatih Birol, bu durumu şöyle açıklıyor: “Türkiye ekonomisi için petrol ve doğalgaz fiyatları son derece önemli çünkü bizim fiyat alan bir ekonomimiz var. Eğer fiyat artışı kalıcı olursa, bu durum hem Türkiye ekonomisi için hem de petrol ve doğalgazda ithalatçı olan diğer ülkeler için enflasyonist baskılar yapabilir ve de ekonomik büyümeye olumsuz etki edebilir.”
Önümüz yaz, kuzey yarımkürede milyonlarca insan tatile çıkacak, ayrıca klimalar çalışacak, tarımsal üretim süreçleri hızlanacak. Bu da ham petrol, benzin, dizel ve jet yakıtı arzı üzerinde daha fazla baskı yaratacak. O nedenle bundan sonraki 3-4 hafta çok kritik. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, küresel bir resesyona kadar varacak çok kötü sonuçlar doğurabilir. Sırf bu nedenle bile ABD- İsrail ve İran Savaşı’nın sadece bu ülkeleri ya da Ortadoğu’daki Körfez ülkelerini değil, bütün dünyayı yakından ilgilendiren bir savaş olduğu ortada.