Sayıştay Ankapark’taki kamu zararını göremedi mi?

Maruf Buzcugil
Maruf Buzcugil ANKARA NOTLARI maruf.buzcugil@dunya.com

Ankara’da çürümeye terk edilen atıl Ankapark yatırımı ile ilgili yeni bilgiler geldikçe ibret ve şaşkınlıkla not etmeye çalışıyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne 18 Temmuz’da devredilen Ankapark yatırımındaki plansızlık, programsızlık, yolsuzluk, israf ve gerçekleşen kamu zararı maalesef inanılmaz boyutlarda. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın düzenlediği basın turunda 120 futbol sahası (1.200 dönüm) büyüklüğündeki alanda, hunharca, sorumsuzca, yolsuzluğa batarak harcanan kamu kaynağının nasıl gömüldüğünü çıplak gözle de gördük. Parkın hemen yanındaki depo alanında binlerce dinozor heykeli, araçlar, oyuncaklar korunaksız şekilde araziye atılmış. Kabaca yapılan tahminler bu akıldışı yatırımın kamuya ve Ankaralılara maliyetinin 801 milyon dolar olduğunu ortaya koyuyor. Mansur Yavaş’ın bizimle paylaştığı bilgiler ürkütücü. Dünyanın ikinci, Avrupa’nın en büyük tema parkı olacağı vaat edilen Ankapark’ın yerleşim planı, alanda hangi oyuncakların olacağına ilişkin bir plan yok. Oyuncak ve diğer alımlar çoğunlukla bu alanda hiç deneyimi olmayan iki belediye şirketi, Anket A.Ş ve Anfa Altınpark Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmiş. İşin ilginç yanı oyuncak ve dinazorların önemli bölümü 2013 yılında alınmış. Ancak, monte edileceği, kurulacağı yerler belli olmadığı için araziye terk edilmiş. Oyuncaklar alınmadan, bunların alınacağı yurtdışı firmalarla distribütörlük anlaşmaları imzalanmış olması, oyuncakların kimlerden alınacağının önceden belirlendiğini gösteriyor.
Hele güzergâhı tartışmalı, fizibilite çalışması olmayan teleferik yatırımı için geçekleşme oranının ötesinde yükleniciye ödenen paralar dudak uçuklatıyor.

Kamu denetimi Ankapark’ı görmemiş

İnanılması güç ama büyük bir kamu yatırımı hacmindeki akıldışı Ankapark yatırımı hiçbir aşamada kamu denetimine takılmamış. Büyük kamu yatırımı olarak ilerleyen Ankapark’la ilgili raporlara yansıyan bir uyarıya henüz ulaşamadık. Başkan Mansur Yavaş’a sorduğumuzda da belediyeleri ve bağlı şirketlerini sıkı şekilde denetleyen Sayıştay’ın raporlarına Ankapark ile ilgili yansıyan bir bilgi bulunmadığını söyledi. Kamu zararını ortaya çıkaracak yargı süreçlerinin, mahkemelerin birbirlerine yönelttiği yetkisizlik bildirimleriyle       uzaması kamu zararının katlanmasına neden olmuş. Uzayan mahkeme süreçlerinin oluşturduğu kamu zararı nedeniyle Adalet Bakanlığı’na tazminat davası açmaya hazırlanan Büyükşehir Belediyesi’nin Ankapark ile ilgi Sayıştay’a çağrıda bulunması yerinde olabilir.

Para politikası yok ama iletişimi var

Merkez bankalarının para politikalarını uygularken neredeyse faiz kararları kadar önemli aracı iletişim stratejileridir. Yetkin piyasa uzmanlarının FED ve ECB’nin yayımladığı metinler, merkez bankası yetkililerinin açıklamaları üzerinden yaptığı değerlendirmeler ekonomi aktörlerinin önünü görmesine yardımcı olur. Zaten iletişim stratejisinin amacı budur. Örneğin içinde bulunulan faiz artırım sürecinin sinyalleri aylar öncesinden verilmeye başlanmıştı.

Bizde ise şu anda fiilen klasik anlamda para politikası uygulanmıyor. Bu durum TCMB Başkanı tarafından defalarca açıklandı. Ancak TCMB’nin para politikası temel metinleri ve iletişim araçları olarak tanımladığı Enflasyon raporu, Aylık fiyat gelişmeleri raporu, Para Politikası Kurulu toplantı notu gibi metinler “açık enflasyon hedeflemesi” rejimindeymiş gibi yayımlanıyor. 2022 Yılı Para ve Kur Politikası, 2022 Yılı Para ve Kur Politikasının Temel Çerçevesi metni de TCMB WEB sitesinde kapı gibi duruyor. Hem de şu ibareyle: “TCMB’nin temel politika aracı (politika faizi) bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır.” TCMB’nin bir gün yeniden “Ortodoks” politikalara dönmesi zor olmayabilir.

Enflasyon raporundaki “kutu”lar

TCMB’nin enflasyon raporunu para politikası iletişimindeki işlevi açısından tartışsak da bu rapor her zaman önemli bilgiler barındırır. TCMB’nin kurumsal kapasitesiyle, ekonomiyi gözlem gücüyle yaptığı değişik alanlarla ilgi değerlendirmelerinin yer aldığı enflasyon raporu “kutu”ları araştırmacılar, ekonomi gazetecileri ve uzmanlar için zengin bilgi kaynağı oluşturur.
28 Temmuz’da yayımlan son enflasyon raporunda özellikle Makine-Teçhizat Yatırımlarında Son Dönem Eğilimleri”, “ Salgın Sonrası Dönemde İstihdamdaki Toparlanma”, “Türkiye’nin İhracat Çeşitliliğinin Gelişimi”, “Salgın Sonrası Dönemde Turizm Sektöründe Toparlanmanın Belirleyicileri”, “ İthal Girdi Yoğunluğu ve Enflasyon başlıklı kutulara bakmakta yarar var.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Siyaset meydanlara indi 23 Mayıs 2022