Şehirli erkeğin sessiz şıklığı: Smart casual
Mustafa YALÇIN
mustafaylc@gmail.com
Şehir hayatı erkek giyimini de dönüştürdü. Gün artık tek bir role sığmıyor, sabah ofiste başlayan tempo, gün içinde sokakta devam ediyor, akşam ise sosyal hayata karışıyor. Böyle bir düzende ne tam takım elbise ne de tamamen spor kıyafet yeterli. Şehirli erkeğin ihtiyacı olan şey net: smart casual.

Smart casual, aslında çağımızın hızına verilmiş stil cevabı. Sabah toplantıya girip akşam arkadaşlarla yemeğe çıkan erkek için “üstünü değiştir” demeyen bir tarz. Anahtar kelime ise denge.
İşe ceketle başlayalım. Smart casual’ın bel kemiği iyi kesimli bir ceket. Ama burada klasik takım ceketi değil, biraz daha rahat dokulu blazerlardan bahsediyoruz. İçine gömlek giyilebilir, kravat şart değil. Hatta çoğu zaman iyi bir tişört ya da ince bir triko, gömlekten daha modern durur. Alt parçada kumaş pantolon tek seçenek değil. Koyu renk, iyi oturan bir chino ya da düz kesim jean de smart casual dünyasına rahatça girer. Önemli olan yırtık, aşırı dar ya da fazla spor detaylardan uzak durmak.

Ayakkabı bu stilin kaderini belirler. Spor ayakkabı olabilir ama koşu ayakkabısı değil. Temiz, sade bir sneaker; loafer ya da süet bir derby, görünümü bir anda yukarı taşır. Ayakkabı ne kadar sade ve kaliteli görünürse, kombinin tamamı o kadar “özenli” algılanır.
Aksesuarlar da bu stilin sessiz kahramanları. Deri bir saat, sade bir kemer ya da iyi seçilmiş bir çanta… Fazlası değil, kararında olan makbul.
Smart casual aslında şunu söylüyor: “Kendime özeniyorum ama bunu bağırmıyorum.” Günümüz erkek stilinin tam da ihtiyacı olan mesaj bu.
Haftanın favorisi
Bu hafta favori parçam, Levi’s’in hamlık ile şıklığı zahmetsiz görünen ama kusursuz biçimde kurgulanmış bir dengede buluşturan pantolonu. Katmanlı indigo tonları ve hafif eskitmeler parçaya yaşanmışlık hissi katarken, yıkanmış bol silüet net ve temiz çizgilerle rafine duruşunu koruyor; tam da o sevilen “üzerime geçirip çıktım” hissini veriyor.
