Sen neymişsin FED abi…

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Tüm dünya derdi tasayı bir yana bıraktı, virüsmüş pandemiymiş hepsini bir an unuttu ve ABD Merkez Bankası Fed’in vereceği karara kilitlendi. Ne zaman oldu bu, iki gün önce. Yani çarşamba, bizim saatimizle 21:00 sularında. Aynı gün sabahı katıldığım bir TV programında tam da söylediğim ve tahmin ettiğim gibi politika faizi yüzde 0 ve 0,25 aralığında sabit tutuldu. Varlık alım azaltımını ise ikiye katladı ve 30 milyar dolara çıkarttı. Yani bunun anlamı şu, bir kez daha gücümü konuşturuyorum, piyasayı rahatlatıyorum, ama daha da yapmam. Daha da yapmam kısmını ise, 2022’den itibaren faiz artırımı yapacağını söylediği için ben ilave ettim. Öte yandan aylık ABD Hazine kağıdı alımını 20 milyar dolara, mortgage destekli menkul kıymet alımını ise 10 milyar dolara indirdi.

Önceleri enflasyonu yüzde 2’ye indirene kadar desteğe devam diyen Fed, bundan da vazgeçti. Çünkü enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor ve belli ki daha da edecek. Reel enflasyon %2’lerden %6,8’e çıkarak son 39 yılın rekorunu da kırmış oldu. Öte yandan ABD’de işgücü oranında da sıkıntılar devam ediyor. COVID’in ekonomi üzerindeki etkilerinin süreceği ve bu yöndeki endişeler de aslında piyasaya yansımış durumda.

Powell’ın açıklamasını CNN’den canlı olarak takip etmeye çalıştım. “Alacağımız kararların aileleri ve kişileri önemli ölçüde etkileyeceğini biliyoruz.” cümlesi durumun hassasiyetini ortaya koyarken, verilen temel mesaj, Fed’in ABD ekonomisini iki yılı aşkın bir süredir güçlü tutmak için yeterince üzerine düşeni yaptığı, bundan böyle piyasaların kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini ortaya koyuyor. Faiz artırma politikanız değişir mi diye gelen bir soruya ise, önemli ölçüde durağanlık olması halinde artışı yavaşlatabiliriz cevabı endişelerin devam ettiğini de ortaya koymak için yeterli bir done idi. Açıklamaların ardından ABD borsası yükselişe geçerek ilk reaksiyonlarını vermiş oldu. Halkın güvenini hızla kaybeden Biden’ın yorumları piyasayı ne kadar etkileyecek, onu da zaman gösterecek.

Bizim piyasalarımız üzerinde bu kararın bir etkisi var mı diye düşünenler için, en azından olumsuz etkisi olmaz diyerek bir parça içlerine su serpmeye çalışayım. Zira bizim piyasalarımız artık sadece “bizim” davranışlarımızdan etkilenir hale gelmiş durumda. Çin modelini benimsemek ana teması ile başlayan kuru yükseltme girişimlerinin, enflasyon üzerindeki etkileri geri dönülemez bir şekilde yükselişini sürdürüyor. Şimdi hangisine daha çok yanalım, gelin beraber karar verelim.

Faizleri indirme kararları sonrasında ortaya çıkan dövizin inanılmaz oranlardaki yükselişine mi, her türlü riske rağmen politika faizlerini indirmemizin sonucunda özel bankaların kredi faizlerinin neredeyse yok denecek kadar bir düşüş göstermesine mi, kurdaki aşırı yükselişin etkisi ile ortaya çıkan hiper enflasyona mı, insanımızın insanımıza uyguladığı stokçuluğa mı, Merkez Bankası’nın dört kez yaptığı müdahalenin kur üzerinde hiçbir olumlu etki yaratmayıp, bu hamlelerin boşa gitmesine mi, kur artışı ile avantajlı duruma geçtiğini düşündüğümüz ihracatçıların kredi limitlerinin eksiye düşmesi sonucu veryansın etmesine mi, fiyatların artışı karşısında çaresiz kalan vatandaşa mı.

Fed kararının ardından, yani dün Merkez Bankası 100 baz puan faiz indirimi kararını açıkladı ve yüreğimize serpildi dediğimiz suyu yeninden ısıttı. Oysaki bana göre olması gereken Fed’i referans göstererek bu faiz indirimi düşüncesinden en azından piyasalar yeniden dengeye gelene dek vazgeçmek idi. Zira kredi maliyetleri düşmediği sürece gelmesini öngördüğümüz yatırımlar da zaten gelemiyor. Hiç değilse yeni yıl için Merkez Bankası’ndan beklentimiz, yanlışı yanlışla düzeltmeye çalışmak yerine, yanlışı fark edip ondan bir an önce vazgeçmesi.

Ve son gündem, hiç şüphesiz asgari ücretin geldiği yeni rakam. Henüz zihnimizde oturması, rakamın algılanması, iş dünyasının vereceği tepki üzerine çok konuşmak gerekir. Çalışanların mutlu olduğu kadar işverenlerin de neredeyse yüzde elliye yakın bu artan maliyeti nasıl yöneteceğine dair düşünmesi için önlerinde kocaman bir 13 gün daha var.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Neden TÜSİAD? 01 Nisan 2022
Putİn mi, PutOut mu? 18 Mart 2022