17 °C
Bumin DOĞRUSÖZ
Bumin DOĞRUSÖZ HUKUKA GÖRE bumin.dogrusoz@dunya.com

Serbest meslek makbuzu ve özellikleri

Serbest meslek faaliyetinde bulunan kişiler mesleki faaliyetleri ile ilgili her türlü tahsilatları için, Vergi Usul Kanunu’nun 236. maddesine göre iki nüsha serbest meslek makbuzu (SMM) düzenlemek zorundadırlar. Bu makbuzun bir nüshası serbest meslek erbabında kalacak, diğer nüshası ise müşteriye verilecektir. Ancak günümüzde serbest meslek makbuzu elektronik ortamda düzenlendiğinden bir defa düzenlenip, istenildiği kadar örnek yazıcıdan alınabilmektedir.

SMM, serbest meslek erbabının mesleki faaliyet dışı diğer kazanç ve tahsilatları için kullanılamaz. Örneğin bir avukatın kiralayarak kullandığı yazıhanesinin bir kısmını bir başka avukata kiraya vermesi halinde, kiracısı avukattan ona düşen pay için yapacağı tahsilatı SMM ile belgelemek zorundadır. Ancak bu avukatın yazlık evini kiraya vermesi halinde, kiracıdan yapılacak tahsilatlar için SMM düzenlemesi mümkün değildir.

SMM faturadan ayrı bir belge türüdür ve bu belgeler birbirlerinin yerine kullanılamazlar. Bu nedenle örneğin bir tacir demirbaşını (envanterinde kayıtlı bir arabayı) satarken fatura düzenlemek zorundayken bir serbest meslek erbabı envanterinde kayıtlı bir demirbaşını (envanterinde kayıtlı bir arabasını) satarken SMM düzenlemek zorundadır. Bu serbest meslek erbabı, demirbaş satışı dolayısıyla fatura tasdik ettirip (veya e-fatura müracaatı yapıp) düzenleyemez.

Serbest meslek erbabının aldığı ve gider yazdığı bir ürünü, örneğin bir avukatın aldığı dolmakalemi veya diş hekimin kullandığı sond veya presel’i beğenmemesi yahut ayıplı olması nedeniyle iade etmesi halinde hangi belgenin kullanılması gerektiği yönünde, yasal boşluk vardır. Ancak bu gibi hallerde faturanın yine kullanılamayacağı açıktır. Bu gibi hallerde bence alış faturasına atıf yapılarak ve alışın iadesi amacıyla düzenlendiği belirtilerek, bedel ve KDV’si alış faturası ile uyumlu şekilde SMM düzenlenebilir. Hem de bu şekilde yapılan gider kaydı etkisiz kılınmış olur. Buna karşılık uygulamada gider pusulası ile iade yapıldığı da görülmektedir.

Fatura taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığını ve kapsamını gösterir. Bunun dışında, örneğin mal bedelinin tahsil edilip edilmediğini veya malın teslim edilip edilmediğini dahi göstermez. Faturanın açık veya kapalı tanzimi, bu konuda sadece aksi kanıtlanabilir bir karine oluşturmaktadır. Malın teslimini ise faturaya bu konuda konulacak bir kaydın alıcı tarafından imzalanması veya karşı tarafın imzasını içeren sevk irsaliyesi ortaya koyabilir.

SMM ise ne taraflar arası ilişkiyi ne de bu ilişkinin koşullarını gösterir. Sadece serbest meslek erbabının tahsil ettiği tutarı ve bu tutarın tahsil edildiğini gösterir. Zaten bu nedenle dönemsel hizmet veren serbest meslek erbabının aylık ücretini almadığı halde sırf KDV tahakkukunu gerçekleştirmek için tahsil etmediği paraya (KDV’ye) makbuz düzenlemesi şeklinde idari görüşe dayalı uygulama, Vergi Usul Kanununa ve Gelir Vergisi Kanununa aykırıdır.

Makbuzlarda, makbuzu verenin kimlik bilgilerinin (ad veya unvan, adres, vergi numarası), müşterinin kimlik bilgilerinin (ad veya unvan, adres ve vergi numarası), tahsil edilen tutarın, tahsilat tarihinin yer alması gerekmektedir. Tahsilat tarihi veya tahsilata ıttıla tarihi, zaten makbuz tarihidir. Makbuzlara, Kanunen gerekmemekle birlikte, ilerde çıkabilecek ihtilafa engel olmak için tahsilatın hangi işle veya hangi konuyla ilgili olarak yapıldığının yazılması da faydalıdır, bazen vergi uygulaması açısından da gereklidir. Örneğin avukatlarca halka açık anonim şirketlere verilen danışmanlık ücretleri KDV tevkifatına tâbi iken, dava takibi şeklinde verilen hizmet bedelinde KDV tevkifatı yapılmaz. Burada hizmetin konusu önem taşımaktadır.

Vergiden muaf serbest meslek erbabının, serbest meslek faaliyetini arızi olarak gerçekleştirenlerin ve Gelir Vergisi Kanunu’nun telif kazançları istisnasından yararlananların, SMM düzenlemeleri gerekli ve zorunlu değildir. Söz konusu eser veya buluşların, vergi kesintisi yapmak zorunda olanlara devir veya satılıp satılmaması bu konuda önem taşımamaktadır. Öte yandan serbest meslek erbabının hizmetini bir işverene ve/veya bir işyerine bağlı olarak sunması halinde, bu hizmet için alacağı bedel ücret kategorisinde olacağından, SMM ile değil bordro ile belgelendirilmesi gerekmektedir. Gelir idaresinin sirküler veya genel tebliğ bazında net bir tavır koyamaması nedeniyle tartışmalı olmakla birlikte, bize göre bir serbest meslek erbabının hem serbest meslek geliri hem de ücret elde etmesi mümkündür. Örneğin bir mimarın, bir inşaat şirketine sürekli danışmanlık hizmeti vermesinin yanı sıra büro açarak üçüncü şahıslara da proje çizim hizmeti vermesi pekâlâ mümkündür, bir doktor haftanın belli günleri bir hastanede diğer günleri muayenehanesinde çalışabilir. Vergi hukuku kişilere çalışma yöntemi dikte edemez ve meslek kanunlarının bu eylemi disiplin suçu sayıp saymaması da vergi hukukunu ilgilendirmez.

SMM’nin, serbest meslek mensubunun imzasını taşıması gerekir. Günümüzde ise bu makbuzların artık elektronik ortamda düzenlenmesi ve elektronik imza ile imzalanması gerekmektedir.

GİB nezdinde elektronik ortamda düzenlenen makbuzların yine elektronik ortamda tutulan defter-beyan sistemine kendiliğinden elektronik olarak aktarılmaması, GİB nezdinde düzenlenen bu makbuzların GİB tarafından sadece altı ay saklanıyor olması, makbuzların defter-beyan sistemine kaydından sonra defter ibrazının istenmesi halinde mükelleflerin vergi dairelerine müracaat ederek tasdikli örnek talep etmek zorunda kalmaları, makbuz örneklerini saklaması istenen mükellefin bilgisayarında bir şekilde (virüs, arıza vb.) kaybolması halinde zayi belgesi benzeri bir yolun belirlenmemiş olması, günümüzde konuya ilişkin başlıca sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Umarım zaman içerisinde bu sorunlar da giderilir.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap