Serdengeçti diplomatlar: Madrid’de Türkiye imzası!
Osmanlı askeri terminolojisinde “serdengeçti” kelimesi, kelimenin tam anlamıyla “başını ortaya koyan” kişiler için kullanılırdı. Serdengeçtiler, savaş sırasında öteki saflara ilk giren ve geri dönüşü düşünmeden görevini yerine getiren gönüllülerdi.
Bugün savaş meydanları değişmiş olabilir fakat devletlerin rekabet alanı hâlâ aynı derecede zorlu. Diplomasi, ekonomi, ticaret ve uluslararası hukuk artık modern çağın stratejik cepheleri hâline gelmiş durumda.
Türkiye’nin diplomasi geleneği de bu ruhu farklı bir biçimde devam ettiriyor. Büyükelçiler ve diplomatlar, yalnızca bir devleti temsil eden protokol görevlileri değildir. Onlar aynı zamanda temsil ettikleri ülkenin itibarını ayakta tutan, ticaret yollarını açan, yatırım ilişkilerini kuran, krizleri yöneten, kültür ve spor aracılığıyla toplumlar arasında köprü kuran stratejik aktörlerdir. Bugün Türkiye’nin dünyadaki diplomatik ağı oldukça geniş, 2026 itibarıyla 2000’e yakın sayıdaki diplomatik kariyer memuru, Türkiye’nin farklı ülkelerdeki temsilciliklerinde aktif görev yürütmektedir. Bu kadro, küresel ölçekte Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve kültürel varlığını görünür kılan önemli bir güçtür.
Diplomasi mesleği aynı zamanda ciddi bir disiplin ve karakter meselesidir. Bir diplomatın en temel kuralı çoğu zaman iyi temsil, yerinde konuşmak, muhatabını iyi dinlemek ve söyleyeceği sözün zamanını iyi hesaplamaktır. Çünkü uluslararası ilişkilerde yanlış zamanda söylenen tek bir cümlenin maliyeti bazen çok yüksek olabilir. Bu nedenle diplomatlar yalnızca siyasi bilgileri değil, kültürel birikimi, siyasi kodları ve insan ilişkilerinin inceliklerini de öğrenmek zorundadır. Meslek çoğu zaman usta–çırak ilişkisi içinde şekillenir; genç diplomatlar önce gözlemler, not tutar, dinler ve zamanla kendi diplomatik üslubunu geliştirir.
Son yıllarda diplomasi anlayışı da dönüşüyor. Artık diplomatlar salt kapalı kapılar ardında müzakere yapan kişiler değil. Sosyal medya, dijital iletişim ve kamu diplomasisi gibi araçlar sayesinde devletlerin dünyaya anlatma biçimi de değişti. “Dijital diplomasi” kavramı özellikle 2010 sonrası dönemde hızla gelişti. Diplomatik temsilciler artık kamuoyunu doğrudan etkileyen dijital platformları da etkin biçimde kullanıyor. Yeni nesil diplomatların en önemli özelliklerinden biri bu çok yönlü iletişim becerisi. Geleneksel müzakere yeteneği ile dijital iletişim gücünün birleşmesi, devletlerin uluslararası alandaki etkisini artırıyor. Türkiye’nin son yıllarda genişleyen ticaret ağı ve uluslararası kurumlarda artan görünürlüğü de bu dönüşümün bir sonucu.
Madrid’den bir Cervantes karakteri: Büyükelçi
Size birini anlatmam lazım, Nüket Küçükel Ezberci. 1992 yılında TED Koleji ve Bilkent eğitiminin ardından Dışişleri Bakanlığı’nda kariyer diplomatı olarak çalışma hayatına başlayan bir genç kadın hayatın doğal akışının çok dışında bir yaşam çizgisi ile hayata çok değişik alanlarda inanılmaz çeşitlilikte bir hikaye sığdırmış.
Bugün memuriyete girişinden neredeyse 35 yıl kadar sonra Türk diplomasi geleneğinin ilginç hikâyelerinden birine dönüşüyor. Essen ve Kudüs başkonsolosluklarındaki görevlerinin ardından ülkemizdeki büyük bir değişim sürecini yaşadığımız 2001–2005 dönemi Madrid Büyükelçiliği başkatibi oldu. Hayatın beklenmedik dönemeçleri ise onu farklı bir sorumluluğa taşıdı. Ailesindeki çok önemli kayıpların ardından Güven Hastanesi’nin yönetimini devralmak üzere Dışişleri Bakanlığı’ndaki kariyerinden ayrıldı.
İki kız kardeş el ele verip bu hastaneyi ülkenin en itibarlı sağlık merkezlerinden biri yapmayı başardılar. Başarılı bir yönetici, girişimci ve iş kadını olmanın yanı sıra TÜSİAD yönetim kurulu, DEİK Türk–Arjantin İş Konseyi başkanlığı, Fenerbahçe’de Ali Koç dönemi asbaşkanlık ve Türkiye Futbol Federasyonunda başkan vekilliği ve FIFA–UEFA ilişkilerinden sorumlu yöneticilik gibi her birisi bir ömrü dolduracak kariyer imzalarını attı. Yüzlerce gencin önünü açtı, insanları bir araya getirdi, kaynaştırdı. Çok büyük değer ortaya çıkardı.
Diplomasi kariyerine dönüş
20 yıl sonra Madrid’e Büyükelçi olarak akıcı İspanyolcası, müthiş iş dünyası ve sivil toplum deneyimiyle geri döndü. Ve Türkiye-İspanya ilişkilerinde altın dönem için düğmeye bastı, çok çalıştı ve halen çalışıyor. İki ülke arası ekonomik, kültürel ve spor alanlarında önemli ilişkiler kurulmasına katkı sağladı. İspanya Kralı ile yürütülen temaslar, şu sıralar dünyanın en popüler siyasetçilerinden İspanya Başbakanı ile gerçekleştirilen görüşmeler ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin gelişmesine yönelik girişimler bu ilişkilerin önemli parçaları oldu.
Bu satırların yazarı bendeniz halen TFF Yönetim Kurulu üyesi olarak, bu büyükelçinin yönlendirmesiyle UEFA’nın Gençlik ve Amatör Futbol Komitesi’nde ise İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Rafael Louzán, Ukrayna Futbol Federasyonu Başkanı Andriy Shevchenko birlikte görev yapmaktayım. Bu platformlar sporun artık yalnızca bir oyun değil; diplomasi, ekonomi ve kültür arasında güçlü bir köprü olduğunu açık biçimde gösteriyor.
Tabii ki Elazığlı bir Anadolu ailesi kızı olan Madrid Büyükelçimiz Nüket Hanım Dışişleri Bakanlığı’ndan çok iyi bir ekiple çalışıyor. Örneğin - diğer memurlarımıza haksızlık olmasın- Batman doğumlu olan İdari Ataşe Cevher Yaşar ve onun gibi birçok genç temsilcilerimizle harika bir iş çıkarıyorlar. Dünyanın dört bir yanında ailesinden, vatanından, sevdiklerinden uzak; ülkemizi büyük bir meslek aşkı ve sorumluluk bilinciyle temsil eden bütün diplomatlarımıza saygı duyuyor ve önümü ilikliyorum.
GEnişleyen diplomasının Serdengeçti diplomatları
Örneklerinden birini yukarıda verdiğim yeni dönemin çok yönlü diplomatları çoğu zaman klasik görev tanımlarının çok ötesinde roller üstleniyor. Türkiye’nin dünyadaki etkisi de büyük ölçüde bu çok yönlü temsil gücünden kaynaklanıyor. Türk diplomatları ve uluslararası ağlarda çalışan temsilcileri; ticaret, yatırım, kültür ve spor alanlarında ülkenin görünürlüğünü artırıyor. Serdengeçtiler geçmişte kalelerin kapılarını açardı. Bugünün serdengeçti diplomatları ise pazarların, kurumların ve uluslararası işbirliklerinin kapılarını açıyor. Türkiye’nin dünyaya attığı her diplomatik imza, çoğu zaman görünmeyen bir emeğin ve güçlü bir vizyonun sonucudur. Ve o imzaların arkasında, bu ülkenin sınırlarının ötesinde çalışan cesur temsilciler vardır.