Seri üretim elektrikli traktörler tarlaya giriyor

Ali Ekber YILDIRIM
Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN aey@dunya.com

Elektrikli traktörde seri üretimle ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini ve Ekim ayında Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü için üretilen traktörlerin teslim edileceğini belirten Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: “Benim amacım her ile birkaç tane göndermek” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ile söyleşimizin bu bölümünde ağırlıklı olarak tarımda teknolojiyi konuştuk. Elektrikli traktör, TARBİL ve pandemi sürecinde uygulamaya geçirilen Dijital Tarım Platformu ile ilgili sorularımıza Pakdemirli şu yanıtları verdi:

►Elektrikli traktör konusunda geçen sene İzmir'de Kasım ayında konuştuğumuzda en azından Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü çiftliklerinde kullanılmak üzere birkaç tane daha üretileceğini söylemiştiniz. Bu bayramda yılsonunda seri üretime geçeceğinizi söylediniz. Geçen sene de yılsonunda seri üretime geçeriz demiştiniz. Seri üretim hangi yılın sonunda olacak?

Geçen yıl da herhalde bu yılın sonunu kastetmişimdir. Belki bir iletişim kazası vardır. Arkadaşlar bana Ekim’de bantlardan çıkacak diyorlar ama temkinli oluyorum. Yılsonu diyorum ben. Başlangıçta Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) için düşündük, ama birçok yerden de bu konuda talep var. Bu içinde büyük bir vaat barındıran bir konu. Çünkü, çiftçinin önemli girdilerine dokunan ve girdilerini çok azaltan bir konu. Türkiye burada gerçekten hızlı bir çalışma temposu gösterip dünyada da bu konuda ilk ve ilklerden olabilecek bir performansa sahip. Sadece bizim bu konuda belki biraz daha hızlı hareket etmemiz lazım. Çünkü saha testlerini ve bütün işleri biz o günlerde bitirdik. Bu konuda hakikaten Türkiye lider olabilir. Veya başı çeken ülkelerden bir tanesi olabilir diye düşünüyorum. Özellikle ihracat tarafı da çok önemli. Ama tabii ki en önemlisi de bizim üreticimize olan faydası. İnşallah Ekim-Kasım gibi biz de teslim alırsak TİGEM’de kullanılmaya başlanacak. Bunları sahada daha fazla kullanma imkanımız da olacak. Benim amacım en azından her ile birkaç tane göndermek. Burada da üreticilerimizin görmesini sağlamak. Çünkü bizim üreticimiz eliyle dokunursa, ondan sonra üstüne biner test ederse bu konuda yatırım yapmaktan çekinmez.

ELEKTRİKLİ TRAKTÖRÜN FİYATI NE OLACAK?

►Fiyat konusunda bir çalışma var mı? Kabaca ne kadar olacak?

Buradaki fiyatlar da normal. Piyasadaki patlar motorlu traktörlerin fiyatlarından da çok kopuk fiyatlar olmayacak. Özellikle günlük işletme maliyetlerini hesaba kattığınızda son derece avantajlı. Çiftçiye fayda sağlayan bir makina olacak. İnşallah iyi bir noktaya gelecek. Şöyle söyleyeyim prototipini çalıştığımız ürün, patları ile elektriklisi arasında bir yüzde 15 fark vardı o günlerde. En azından TİGEM’in pazarlığında. Bizim aleyhimize değişmedi diye düşünüyorum bu fiyatlar. Küçük traktörlerde de nasıl bir fark çıkacak bilmiyorum ama traktör büyüdükçe elektrikli ile patlar motorlu traktör arasındaki fiyat farkı azalıyor. Küçüldükçe biraz pahalılaşabilir. Şimdi küçük bir 65 beygirlik model de çalışıyorlar. Onun fiyatı ne çıkacak bilmiyorum. Bizim prototip 105 beygirlikti. Ama orta boylularda bir yüzde 15’lik yatırım maliyetinde bir fark var. Ama yakıtta yüzde 80-90’a varan bir avantaj var. Günü 200-250 liralık mazotla geçmek yerine 20 liralık bir şarjla geçmek mümkün görünüyor.

DİJİTAL TARIM PAZARI BÜYÜYOR

►Sizin en çok önem verdiğiniz projelerden birisi Dijital Tarım Pazarı’nda (DİTAP) son durum ne?

DİTAP bizim özel projelerimizden bir tanesi. Bakanlığın işi aslında tarlada başlayıp tarlada bitiyor. Ama kamuoyu algımız öyle değildir. Kamuoyu algısı sofraya kadar hatta karnına kadar takip edilmesi şeklinde bir algımız var. Ki belli noktalarda da bağımız var. Gıda güvenliği gibi. Bu nedenle tohumdan çatala kadar olan zinciri bir şekilde takip etmemiz gerekiyor. Çünkü bugün tarımdaki gelişim alanlarına baktığınız zaman aslında tohumdan çatala kadar olan zinciri bütüncül bir bakış açısıyla yönettiğiniz zaman geriye çok problem kalmıyor. Üreticiye sorarsanız ben hakkımı tam anlamıyla alamıyorum der. Tüketiciye sorsanız ben istediğim kalitedeki ürünü istediğim zaman istediğim yerde bulamıyorum, alamıyorum veya fiyatı fahiş. İşte bu ikisini bir araya getirmek. Bu platform işletmeden işletmeye olan bir platform. Ama buna tüketici de eklenebilir. Ama özellikle üretici ile tüketicinin bir araya gelerek buluşması, burada aracılar varsa minimize edilmesi. Olmayacak anlamında söylemiyorum. Minimize edilmesi anlamında da çok büyük faydası olacağına inanıyorum. Bu projeyi pandemi sürecinde lanse ettik. Bu toprağa atılmış bir tohum gibi kabul edelim. Toprağa atılan tohum nasıl büyüyecek ve çınar olacak. Henüz bu daha yavaş yavaş büyüme trendine girmiş bir konu, çok sıkı takip ediyoruz. Dijital tarım pazarının en önemli kısmı da sözleşmeli üretim ve tarımın finansmanı da var burada. Üretici lehine olan bir konu. üretim maliyetlerinin düşmesi, finansman olanaklarının artması fiyat istikrarının sağlanması üreticinin de pazar gücünün artması hepsi var bunun içinde.

►Üretici ne kadar yararlanıyor? En çok satış yapılan ürünler veya satın alınan girdiler nelerdir?

Şu ana kadar 4 ayda 34 bin üyeye geldi. 110 milyon lira ciroya ulaştık. Tabii burada milyarlara gelmemiz lazım. Doğrudan satış ilanı sayısı da 4 binin üzerinde. Kayıt yaptıran firmalar arasında Tat, Dimes, Migros, Metro, Negros, Amesya, Reka gibi sektörün büyük firmaları var. Doğrudan satış ilanında ilk 10 il Denizli, İzmir, Manisa, Muğla, Konya, Isparta, Kırklareli diye gidiyor. İlk 10 üründe zeytinyağı, buğday, fındık, ceviz, kiraz, bal, domates, zeytin, çilek, elma diye gidiyor. Sözleşmeli üretim tarafında tabii ben şunu da önemsiyorum. Tabii ki burada hububat da pazarlanacak. Birçok ürün de pazarlanacak. Ama özellikle sözleşmeli üretime yatkın sebze ve meyve tarafında fiyat istikrarının sağlanacağı, birçok sözleşmeli üretimin de buranın üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyorum. Biliyorsunuz bu konuda bir yasa çalışmamız da var. Yetiştirebilirsek Ekim ayında o da yasalaşacak. Sözleşmeli üretimde hızlı bir şekilde çalışabilir bir duruma gelirsek yani mahkemelere düşmeden, hakem heyetleri, aynen tüketici hakem heyetleri gibi mahkemeye gitmeden sorunları çözecek. Sözleşmeli üretim yasası ile tarımda birçok sorunu çözmüş olacağız.

TARBİL'İN DE FATURASI BANA KESİLDİ

►Bakanlığın eski projelerinden TARBİL (Tarımsal İzleme ve Bilgi Sistemi) tekrar gündeme geldi. Eski bakanlar "projeyi biz durdurmadık" dedi. Siz bu konuya hiç girmediniz. Teknolojiye bu kadar meraklı bir bakan olarak TARBİL'i hiç incelediniz mi?

TARBİL iptal denildiği zaman hakikaten bir haksızlık yapılıyor. TARBİL, dijitalleşmede bakanlığın şemsiye markalarından bir tanesi. Tarım Bilgi Sistemi Yazılımı ve ÇKS, TÜRKVET, e reçetesi ve benzeri 50'den fazla modül bunlardan sağlanıyor. Veriler paydaşlarımızla veya e devlet üzerinden vatandaşlara sunuluyor. Uydu görüntü indirme ve işleme sistemleri ve coğrafi bilgi sistemlerini birçok projede bunları altlık olarak kullandım. Tarım ve orman varlıklarımızı su kaynaklarımızı izliyoruz ve sorunlara da çözüm üretiyoruz. Zirai gözlem istasyonları maalesef amacına ulaşamamış. Toplam 440 gözlem istasyonu bulunmakta. Alınması düşünülen veriler bugün daha ekonomik yollardan alınabiliyor. İstanbul Teknik Üniversitesi ile olan protokol de bu çerçevede 2018 Haziran ayında iptal edilmiş. Yani burada gene kamuoyunda başlayan haksız bir eleştiri oldu. Benim dönemimde olmayan, başlamayan, benim dönemimde de sonlandırılmayan bir projenin faturası bizim döneme kesildi.

►Proje tümüyle uygulanamaz mı?

Birileri iyi niyetle başlatmış ona hiç şüphe yok. Birileri de sonlandırmış ya biz buradan netice alamıyoruz. Meteorolojik istasyonlardan yararlanamıyoruz diye sonlandırmış. Başlayan da sonlandıran da son derece iyi niyetli. Kurumlara baktığınız zaman biri Tarım ve Orman Bakanlığı biri de İstanbul Teknik Üniversitesi gibi çok nadide, güzide kuruluşlar. Yani burada geri planda öküz altında buzağı arayacak bir mesele de yok. Maalesef kamuda çok uzun süren projelerde başlangıçla bitiş noktası arasındaki yönetim değişikliklerinden proje sekteye de uğrayabiliyor.

Bir de özellikle teknoloji dediğimiz alan çok hızlı gelişimlere gebe. Yani bugün o meteoroloji istasyonlarını elden geçirsek çok ufak yatırımlarla onları ayağa kaldırabiliyoruz. Yani o direğin yerini bir çubukla görebiliyoruz. Bir çubuğu o direğin yanına koyduğumuz zaman o işlevi görmesi mümkün. Bu anlamda bu proje zaten dönemimde başlamamış, dönemimde bitirilmemiş ve fayda alınamamış maliyetli bir projede ısrar edilmesini uygun bulmadım. Ben tarım konularında iddialı olduğum kadar dijital konularda da iddialıyım. Yani bu konuda bunu göz ardı etmek değil, ekonomik bulmadığımız için maliyetli bulduğumuz için ve gereğinden fazla uzun sürdüğü ve fayda sağlanamadığı için bu konuda biz ısrarcı olmadık.

Ama biz her türlü teknolojiden yararlanıyoruz. İnsansız hava araçlarını mesela orman yangınlarında kullanmaya başladım. Ama dün bütçe görüşmelerinde dedim ki bir balıkçılık İHA'ları kullanacak. İki vejitasyon için bizim bitkisel üretim bunları kullanacak. Bunlarla ilgili çalışmayı yapın, bütçeye eklemediyseniz son dakikada bunları değiştirin, bunları da ekleyin. Çünkü çok büyük fayda alıyoruz. Yeni teknolojilerin her türlüsünü kullanmada hiçbir sıkıntımız yok.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Perakendeye AB standardı 15 Şubat 2021