Sesimi duyan var mı?

Dr. Hakan ÇINAR
Dr. Hakan ÇINAR SIRADIŞI hakan.cinar@mentorgumruk.com.tr

Bu cümleyi hiçbir zaman sevemedik; galiba sevmemeye de devam edeceğiz. Çünkü aklımıza getirdiği yegâne şey deprem; en sevimsiz adıyla zelzele... Yaşanılan İzmir depremi için ne denli üzülsek azdır; kayıpların yaşandığı evlere ateş düşerken, yaralıların da yeniden eski yaşamlarına kavuşmaları şüphesiz zaman alacak. Ortaya çıkan bu acı tabloda acaba kimi suçlamalı, kime kızmalı ve tepki vermeli; doğanın kanunlarına mı, yoksa kanunlara uymayan müteahhitlere mi. Bu konu her zaman olduğu gibi çok tartışma götürür, götürecektir, sonra da yine unutulmaya mahkum edilecektir.

Sesimi duyan var mı diyen aslında bu sıralar sadece enkaz altında kalanlar değil. Enkaz üzerinde olan, yani deprem ile ilgisi olmayan pek çok insan; çalışanlar, işletme sahipleri, iş insanları ve hatta öğrenciler de şu anda bu soruları mırıldanıyor ve sessiz bir şekilde nara atıyorlar; sesimi duyan var mı diye. Örneğin geçtiğimiz akşam konuşmacı olarak katıldığım Kültür Üniversitesi Liderlik ve Yöneticilik Kulübü’nün düzenlediği lider yönetici panelinde, gençler en çok pandemi döneminde nasıl staj yapacakları ve daha da önemlisi nasıl iş bulacakları sorusunu yönelttiler haklı olarak. İşyerlerine gidilemediği bir dönemde staj yeri bulamadıklarına mı yansınlar, neredeyse hiçbir işletmenin şu anda alım yapmaması ile duydukları gelecek kaygısına mı? Bu sadece son sınıf veya mezunların değil, bu dönemde üniversite okuyanların tamamının sorunu. Hep bir ağızdan bağırıyorlar, sesimizi duyan var mı?

Öğrenciler geleceklerine dair ne olacağı endişesini taşırken; işletme sahipleri ileriye dönük olacaklar konusunda tedirgin, esnaf yine kapanma saatlerinin 22:00’ye çekilmesi ile ortaya çıkacak iş kayıplarından dolayı huzursuz, bankalar pazarın daralmasına ilişkin olarak bilhassa kredilerin tahsili konusunda tereddütlü, sağlık problemi yaşayanlar tedavilerini sürdürüp sürdürmemekte, hastaneye gidip gitmemekte kararsız, turizm sektörü 2021’de ne görecekleri konusunda merak içerisinde, ihracatçılar yaşanan siyasi gerginliklerin onlara neler getireceği konusunda tedirgin, anne-babalar çocuklarının gelecekleri konusunda endişeli. Onlar da bağırıyorlar, sesimizi duyan var mı?

COVID-19 sürecinde aslında, bu işten belli rantlar elde eden firmaların dışında hiç kimse mutlu değil. Herkesin kafasında pek çok soru işareti var, herkes nasıl bir önlem alınacağı, devletin ve hatta ülkelerin bundan sonra nasıl bir tutum sergileyecekleri yönünde beklenti içerisinde. ABD’de seçime katılım rekorları kırılmasının demokrasinin gelişmesine bağlı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Tam tersine, insanların huzursuzlukları ve gelecekten endişe duymaları sonrasında, düne kadar seçimi umursamayan Amerika Birleşik Devletleri seçmeni bu kez umursar oldu. ABD vatandaşları bağırıyor, sesimizi duyan var mı?

Krizin böylesi çok alışıla gelmiş türden değil. Geçtiğimiz gün linkedin’den sordum, yıl sonunda döviz ne olur sizce diye. İyimser kimseyi göremedim, Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybedişini sürdüreceğini düşünüyor büyük bir kesim. Türk Lirası bağırıyor, sesimi duyan var mı?!

Ekim ayı ihracatımız, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 büyüyerek 17 milyar 333 milyon dolar, ithalat ise yüzde 8.5 artışla 19 milyar 729 milyon dolar oldu. Dış ticaret açığı bu kez önemli ölçüde artarak yüzde 35.67 ile 2.4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Korkarım ki bu durum, ithalatçıları yeni zorlukların beklediğine de işaret etmekte. Gümrük Müşavirliği ve lojistik hizmetlerin tam göbeğinde olduğum için, bizleri de zor günlerin beklediğini belirtmem lazım. Dış ticaretçiler haykırıyor, sesimizi duyan var mı?

Öğrenci endişeli, çiftçi endişeli, turizmci, sanayici, iş insanı, anne-baba, memur, esnaf endişeli. COVİD-19’un ne zamana kadar devam edeceği ve yaşamın ne zaman eskiye döneceği belirsiz; ticaret yaptığımız ülkeler ile olan ilişkilerimizin de düzeleceği zamanı kestirebilmek mümkün görünmüyor. İşte o yüzdendir ki aslında hepimiz aynı şekilde bir çıkış arıyor ve soruyoruz: Sesimizi duyan var mı?

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Aldık mı mesajı? 08 Ocak 2021
Esnaf deyip geçmeyin 18 Aralık 2020
Menşede takıldık 04 Aralık 2020
Böyle kapanmaz 13 Kasım 2020