Sıcak ve nem yaradı, COVID-19 daha az problem oldu

Vahap MUNYAR
Vahap MUNYAR İŞ DÜNYASINDA DİYALOG vahap.munyar@dunya.com

AMERICAN-Turkish Society (ATS) Eş Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, görev döneminin ilk görüntülü buluşmasında ABD’deki ünlü Türk doktor Mehmet Öz’ü ağırladı.

Suzan Sabancı Dinçer, Dr. Mehmet Öz’e öncelikle şu soruyu yöneltti:

-COVID-19’da şu an hangi aşamadayız? İkinci evreye geçtik mi?

Dr. Öz, yıllardır ATS’nin yönetiminde bulunduğunu belirtip, sürdürdü:

-Türkiye’deki vaka sayıları salgın ilk başladığında düşünülenden daha az. ABD’de ise vakalar umduğumuzdan fazla. Şu an ilk fazdayız.

ABD’de yaşananları özetledi:

- ABD’de başlangıçta gençler hükümeti dinledi. Evde kaldı, onlara hiçbir şey olmadı. Sonra dışarı çıkmaya başladılar, berbere gittiler, hiçbir şey olmadı. Derken tatil dönemi geldi, gençler “Virüs o kadar da tehlikeli değilmiş” diyerek kuralları çiğnedi.

ABD’de virüsün yayılma hızının bu nedenle arttığını vurguladı:

- Hastalık bu kadar yaygın iken ölüm oranlarının düşüklüğü, hastaların çoğunun genç olmasından, iyi tedaviden kaynaklanıyor.

Ardından şu saptamayı yaptı:

-Bu virüs, diğer bir çok virüs gibi hava sıcakken daha az problem oluyor. Özellikle sıcak havalarda dışarıda olmak ve nem bize yaz mevsiminde yardım etti. Açık havada daha az yayılım oldu.

Kapalı alanda, özellikle daha az havalandırılan kapalı mekanlarda virüsün daha çok yayıldığının altını çizdi:

-ABD’nin güney eyaletlerinde yazın daha sıcak. İnsanlar klima çalıştırarak kapalı alanlarda kaldı. Bu yüzden virüs daha fazla yayıldı.

Bu noktada rahatlatıcı mesaj verdi:

- Örneğin İstanbul ve New York’ta hava soğuduğunda insanlar içeri girecek ve ikinci bir dalga olmayacak. Ümit ediyorum ki eller iyi yıkanacak, maske takılacak, kalabalık yerlerden uzak durulacak. Virüse yakalanma olasılığı düşecek.

Suzan Sabancı Dinçer araya girip ABD’den programa katılan konukların şu sorusunu ortaya koydu:

- Sizce Amerikan Hükümeti neyi iyi yaptı, neyi kötü yaptı?

Dr. Öz, yanıta ilk günlerden girdi:

- En büyük hata en başta test yapılmayarak yaşandı. Bu tutum doğru olmadı.

Siyaset ve tıbbın karıştığını vurguladı:

- Böyle bir durumda politika galip gelir. Doktorlar, tıp insanları elinden geleni yaptı. Politikacılar medya önünde farklı davranınca büyük karışıklık yaşandı.

Şu noktayı bir kez daha anımsattı:

- Eğer özgürlük istiyorsan sosyal mesafeyi koruyacaksın ve maske takacaksın. Virüsün yayılımını önlemenin en önemli kuralı bu.

İsveçlilerin “maske sahte güven duygusu veriyor” iddiasını ortaya attığına işaret etti:

- İsveç’teki bu görüş Amerikan halkını etkiledi. Çünkü İsveç inandırıcı ve güvenilir bir ülke.

Amerikalıların özgürlük ruhlarının fazla gelişmiş olduğunu kaydetti:

- Amerikalılar, hükümet tarafından hizaya sokulmayı sevmez. Bu yüzden hükümetin maske uyarısına karşı çıktılar.

Dr. Öz’ün sözleri, “Maske, mesafe, temizlik” üçlüsünün “COVID-19”savar rolünü açıklıkla ortaya koyuyor...

En az riskli klimalı alan, uçakların içi

DR. Mehmet Öz, American-Turkish Society’nin görüntülü platformdaki buluşmasında uçaklarla ilgili şu yorumu yaptı:

- Uçaklar, kapalı alanlar arasında en az risklisi. Çünkü, hava sürekli temizlenip yenilenerek geri dönüyor. Uçaklardaki bu sistem hastane odasına benziyor. Uçaktaki bir kişide virüs olsa bile içerideki hava temizleniyor.
 
17 aşının klinik deneyleri sürüyor

AMERICAN-Turkish Society (ATS) Eş Başkanı Suzan Sabancı Dinçer, Dr. Mehmet Öz’e sordu:

- Aşı çalışmaları konusunda ne düşünüyorsunuz?

Dr. Öz, düzinelerce aşı üzerinde çalışmalar yürüdüğünü belirtti:

- 17 tanesinin klinik deneyleri sürüyor.

İki önemli aşı türünün olduğunu vurguladı:

- Biri daha eski moda versiyon. Diğeri genetik kodlara dayanan metot. İngilizler eski versiyonu tercih ediyor. Amerikalılar yeni yolları deniyor. Hangisi ne kadar güvenli, izleyip göreceğiz.

Bu yılın sonuna kadar işe yarar bir aşının olup olmadığını anlaşılacağını kaydetti:

- Gelecek yıl haziran ayına kadar yeterli sayıda insan aşı olacak. Vakalar daha başa çıkılabilir şekilde yaşanacak.

Türkiye çok iyi bir iş başardı

SUZAN Sabancı Dinçer, Dr. Mehmet Öz’e Türkiye’nin COVID-19 sınavını nasıl yaşadığını sordu. Dr. Öz, öncelikle şu mesajın altını çizdi:

- Türkiye, çok iyi bir iş başardı.

Her şeyi kapatmanın doğru formül olduğunu kaydetti:

- Türkiye, vakaları yavaşlatmayı başardı. Sonbaharda Türkiye’de vaka sayısı artışının çok kötü olmayacağını düşünüyorum.

Türkiye’deki doktorların çok iyi tedavi protokolleri uyguladığını vurguladı:

- Türkiye’de Hydroxiol, Steroidler ve Antiviraller kullanılıyor, bu teknikler başarılı yürütülüyor. Ayrıca Türkiye, ailedeki yaşlılarını umursuyor. Amerika’daki ölüm vakalarının yarısı bakım evlerinde oldu.

Kan grubu ‘A' olan, virüse daha yatkın

SUZAN Sabancı Dinçer, Dr. Mehmet Öz’e toplantıyı izleyenlerin şu sorusunu iletti:

- Kan grubu “A” olanlar COVID-19’a daha mı yatkın?

Dr. Öz yanıtladı:

- Evet, “A” grubu daha yatkın. En az yatkın olan grup, “0”. Türkiye’de “0” grubu daha yaygın. “A” grubu genellikle Kuzey Avrupa, “B” grubu da Asya’da yaygın.

Kandaki şeker moleküllerinin bu konuda rol oynadığını kaydetti:

- Kanında ne kadar az şeker molekülü varsa, sıtmaya o kadar dayanıklı olursun. "0” grubu sıtma ve virüse daha dayanıklı. Diğer kan grupları biraz daha az avantajlı bu konuda.

15 yaş altında ‘komplikasyon' daha az görülüyor

DR. Mehmet Öz, okulların açılması tartışması konusunda şu saptamayı yaptı:

- 15 yaş altı çocuklar COVID-19’u daha az komplikasyonla atlatıyor. Ancak, öğretmenler ve çocukların aileleri için bu geçerli değil.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar