“Sıfır Atık” ile değerlerimizi yeniden keşfetmek
Tarihin hiçbir döneminde dünya, bu kadar nüfusa, bu kadar tüketime ve bu denli israfa şahitlik etmemişti.
Bir ay kadar önceki “Küresel gıda sistemi çöküyor mu?” başlıklı yazımızda, sorunun aslında tüketici kapitalizmi olduğunu, son 200 yılda dünya nüfusunun 7 kat artmasına karşılık kişi başına tüketimin 17,6 kat arttığını ve dünyada %27’lik kalori arz fazlasının olduğunu belirtmiştik. Aşırı tüketim hırsı aslında israfın en büyük kaynağı.
Emine Erdoğan farkı
İşte tam da bu zamanda, Sıfır Atık Vakfı tarafından, Cumhurbaşkanımızın değerli eşleri Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde, teması “Sıfır Atık Hareketi: İnsan, Mekân, Dönüşüm” olan uluslararası bir forum düzenlendi. Forumun amacı, sıfır atık dünyasını kurabilme yönünde somut adımlar atmak olarak belirtiliyor.
İstanbul’da düzenlenen ve 108 ülkenin katıldığı; Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve BM İnsan Yerleşimleri Programı ortaklığında yapılan bu önemli etkinlik uluslararası arenada geniş yankı buldu.
Görünen o ki, Sıfır Atık Hareketinin lideri Sayın Emine Erdoğan, küresel ölçekte de bu işin liderliğini üstlenmiş ve İstanbul’u bunun merkezi yapma yolunda önemli bir aşama kaydetmiş.
Aslında bu yıl yaşanan don, kuraklık, seller ve orman yangınları başta olmak üzere iklim krizine dönüşen gelişmeler; su ve gıda başta olmak üzere, bir yandan kaynak kullanımını sorgulatırken, diğer yandan bu sınırlı kaynaklara daha fazla önem ve değer vermemiz gerektiğini ortaya koyuyor. Bu açıdan Sıfır Atık Forumu 2025’in çok kritik bir zamanda yapıldığı ve iklim değişiminin de forumun merkezine oturduğu söylenebilir.
“İyilik hareketi”
Hareketin başarılı lideri Emine Erdoğan’ın, kimsenin geride kalmadığı bir dünya idealini öne çıkarması, ben merkezli anlayıştan insan merkezli anlayışa geçilmesi uyarısı; kelebek etkisinden, Anadolu insanının sahip olduğu değerlerin onu nasıl israftan koruduğundan bahsetmesi ve nihayet bu hareketi, ‘21. Yüzyılın En Büyük İyilik Hareketi’ olarak tanımlaması herkesin takdirini topladı.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın konuşmasının merkezinde su vardı. Çünkü suyu israf ederseniz, gıdanızı da ve dahası hayatınızı da israf edersiniz. O nedenle Yumaklı’nın, tarımsal üretim planlamasının merkezine aldığı suyu bu kadar öne çıkarmasını, ‘sıfır su kaybı’ hedefi olarak görebiliriz. Yumaklı, forum çıktılarının 2026’da BM Genel Kurulunda sunulacağını da açıkladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise konuşmasında, iklim politikalarının tamamında Sıfır Atık Hareketinin izinin olduğunu ifade ederek yeşil kalkınma vizyonuyla 2053 net sıfır hedefini bir kez daha vurguladı.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın, “Akademi ve Sıfır Atık: Atıksız Geleceğin Bilimsel Yaklaşımı” başlıklı konuşması büyük ilgi gördü. Özvar, kişi başı karbon ayak izinin dünya ortalamasında 4,8 ton olduğunu, kampüslerde ise bu değerin yarım tonun altına indiğini söylemesi dikkat çekiciydi.
Samed Ağırbaş’ın başarılı sınavı
Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, iyi eğitimli, sivil toplum çalışmalarında yer almış, uluslararası kuruluşlarda deneyimi olan donanımlı bir genç. Ağırbaş’ın, dünya çapındaki bu büyük organizasyondan alnının akıyla çıkması da bunun bir göstergesi.
2017’de başlayan Sıfır Atık hareketi, 8 yılda çok mesafe katetti ve geri kazanım oranı %13’ten %36’ya yükseldi. Sürekli konuşa geldiğimiz kayıp, israf ve atık konusunda ümidimiz arttı.
Ezcümle; şimdi yeniden düşünme, atıklarımızı azaltma ve Anadolu irfanına sahip çıkma zamanı.