Sıradan işleri nasıl eğlenceli hale getirebiliriz?

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Yücel UYGUN 

DBA Consulting Eğitim ve Danışmanlık

“Tüm hassas ruhlar ve düşünürler için can sıkıntısı, mutlu bir yolculuktan ve neşeli rüzgârlardan önce gelen ruhun o nahoş rüzgârsız sakinliğidir.”

Nietzsche

Yaptığımız işi ne kadar seversek sevelim, her işin bir angarya tarafı olabiliyor. Peki, bu işlerin zorlayıcı kısımları gerçekten angarya mı, yoksa zihnimiz mi o şekilde tanımlıyor? Haftalık raporlar, rutine dönüşmüş günlük işler, her gün trafikte geçen sıkıcı dakikalar, her sabah aynı saatte çalan saatin alışılagelmiş sıradanlığı vb. listeyi uzatabiliriz. Bazen kendimizi “bugün aslında dündü” filminin içinde hissedebiliyoruz.

Sıradan işleri eğlenceli hale getirmeye veya onları ilham verici unsur olarak algılamamıza yönelik birkaç öneri:

- Ön yargılarımız

Ön yargılarımız bazen bize oyun oynayabiliyor. Çoğu zaman işlerin sıkıcı gibi gözüken tarafları, ön yargılarımız sayesinde oluşuyor. Eğer ön yargılarımızdan biraz kurtulabilirsek, bu durumun aslında öyle olmadığını görebiliriz. Örnek vermem gerekirse rapor hazırlamayı ve göndermeyi keyifsiz, sıkıcı bulan bir çalışan, yapılan bu işin üst birim yöneticisinin işini kolaylaştırdığını veya -raporun içeriğine göre- kendisinin veya şirketin ölçülmesi ve değerlendirilmesi işinin performans ve gelişim açısından önemli olduğunu düşünerek yaptığı bu işte bir anlam bulabilir.

Müzisyen John Cage’in sıkılganlık konusunda farkındalık oluşturan sözü: “İki dakika sonra sıkıldığınız bir iş varsa, yapmayı dört kez daha deneyin. Hâlâ sıkıcıysa, sekizden daha fazla deneyin. Sonra on altı kere, sonra otuz iki kere. En sonunda yaptığınız işin sıkıcı olmadığını keşfedeceksiniz.”

- Sıkılganlığı fırsata çevirmek

Edison’un hikayesini duymuşsunuzdur. Edison bir gece başını öne eğmiş, sıkılmış ve dalgın bir şekilde gömleğinin düğmesiyle oynuyordu ve uzun süredir elektriğin iletilmesini sağlayacak bir çözüm arayışı içindeydi. Ve tam o anda düğme koptuğunda ortaya çıkan iplik sayesinde buluşunu gerçekleştirdi. Kömürleştirilmiş iplik parçasının elektriğin iletiminde kullanılabileceği ihtimalini hemen asistanlarıyla paylaştı. Ve sonrasında başarının gelmesi çok uzun sürmedi.

Yaratıcılık birçok insanın düşündüğü gibi; bazı insanların doğuştan sahip olduğu veya çok düşünmeden bir fikrin düşüncenin birden akla gelmesini sağlayan bir yetenek değildir. Yaratıcılık çoğu zaman uzun süre düşündükten sonra ortaya çıkıyor aslında. Bu sebepten sıkılganlığın ardındaki fırsatı görebilmek önemli bir yetidir. Joseph Campbell’in çok sevdiğim o ufuk açan sözüne kulak verelim: “Girmeye korktuğun mağara, umduğun hazineyi saklıyor olabilir.” Birey, evde veya toplu taşıma aracında çok sıkıldığında, bir kitap açıp okuduğunda, hayatının fırsatı hakkında bir ilham duyabilir. Trafikte çok sıkılan bir sürücü, her gün oluşan bu sarmaldan kurtulabilmek için bir fikir geliştirebilir vs.

- Farklılaştırmak

Rutin işleri farklılaştırmak da bize keyif verir. Her gün işe aynı yoldan veya aynı şekilde gitmektense bazı günler farklı yollar veya toplu taşıma aracı kullanılabilir. İş raporunu bazı günler bir kahve dükkânında hazırlamak, dışarı çıkmak için, genelde çoğunluğun tercih etmediği pazar veya pazartesi akşamını tercih etmek vb. Bazen kendimi rutin işlerin içinde bulduğumda Paulo Coelho’nun sözünü anımsarım ve beni kendime getirir: “Macera tehlikeli sanıyorsan rutini dene, öldürücüdür.”

- Bazı işleri oyuna çevirmek veya onlarda bir anlam bulmak

Burada da Marshall Rosenberg’in işleri keyiflendiren o sözünü anımsayalım:Oyun olmayan hiçbir şeyi yapma.” Büyük raflardaki kitapları indirirken, yerine koyarken insanların yaşamına bir anlam kattığını düşünen kütüphane personeli, her satış yaptığında takvimine motive edici bir şeyler çizen satış temsilcisi, her müşteriye gülümseyerek hoş geldiniz demesiyle onların motivasyonlarına katkı sağladığını düşünen danışma personeli, her hayvana dokunduğunda onların yaşamını güzelleştirdiğini düşünen veteriner hekim, çiçek sularken onlarla konuşan doğa sever insan vb. Duygularımızı yöneterek, hayat akışındaki birçok faaliyette işleri oyuna çevirebilmemizin mümkün olduğunu düşünüyorum. Böyle olduğunda ise, tabii ki asık yüzlerin mutlu suratlara dönüşme ihtimali de yükseliyor.

Evet, sıradan işlerden sıkıldığımızda, onların içinde yatan fırsatları ortaya çıkarmak bazen de radikal değişimler için onları basamak olarak kullanmak içimizdeki gerçek potansiyelin ortaya çıkmasında önemli bir unsurdur. Daha fazlasını merak edenler için kitap önerisi; Negatif duyguların pozitif gücü, film önerisi; Bugün aslında dündü.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
CDS risk primi 23 Ekim 2021