Şirket satın almaları geri döndü

Son iki yıldır iş dünyasın­da büyüme konuşulurken belirsizlik, sermaye maliyetle­ri ve jeopolitik riskler öne çıkı­yor. Ancak tam da bu sıkışmış zeminde şirketlerin stratejik refleksleri yeniden güçleniyor.

KPMG Türkiye’nin yayımladı­ğı “KPMG Perspektifinden Bir­leşme ve Satın Alma Trendleri 2025” raporu, küresel ölçekte birleşme ve satın alma piyasa­sında güçlü bir geri dönüşe işa­ret ediyor. 2024’te 3 trilyon dolar seviyesinde gerçekleşen küresel işlem hacmi, 2025’te 4,5 trilyon dolara çıkarak yüzde 50’den faz­la artmış durumda. Bu artış, bü­yümenin artık sadece organik yollarla değil şirket portföyle­rini yeniden şekillendiren satın almalarla da arandığını gösteri­yor.

Türkiye cephesinde de ben­zer bir tablo var. Değeri açıkla­nan işlemlerle işlem hacmi 8,2 milyar dolar, değeri açıklanma­yanlar dahil edildiğindeyse top­lam hacmin 18,5 milyar dolar se­viyesine ulaştığı tahmin edili­yor. İşlem sayısı da yüzde 20’nin üzerinde artarak 574’e yüksel­miş durumda. KPMG’nin verile­ri, yatırımcıların Türkiye’de da­ha büyük ölçekli ve öngörülebi­lir nakit akışı üreten şirketlere yöneldiğini ortaya koyuyor.

Büyük ölçekli işlemler geri dönerken

Rapora göre küresel piyasa­da işlem adedi 54 bine ulaşır­ken, daha büyük ölçekli işlem­ler hacmi yukarı taşıdı. Türki­ye’de de 2025 yılında iki “mega işlem” dikkat çekiyor. Araç Mu­ayene İstasyonları’nın (Turka) işletme hakkının 1,7 milyar do­lara devri ve BP’nin TANAP’taki yüzde 3 hissesinin Apollo Glo­bal Management’a 1 milyar do­lara satışı, yılın en büyük işlem­leri arasında yer aldı.

İşlem hac­minin yaklaşık yüzde 40’ının perakende sektöründe gerçek­leşmesi ise yatırımcıların bü­yük ölçekli ve nakit üretme ka­pasitesi yüksek varlıklara odak­landığını teyit ediyor. Ortalama işlem büyüklüğünün 21 milyon dolardan 32 milyon dolara yük­selmesi de aynı eğilimin altını çiziyor. Konsolidasyon dalgası, fırsat arayan finansal yatırımcı­ların yanı sıra uzun vadeli stra­tejik alıcıların da yeniden saha­ya indiğini gösteriyor.

Start-Up ilgisi sürüyor, teknoloji iştahı güçlü

Türkiye’de işlemlerin yakla­şık yüzde 60’ının start-up eko­sistemindeki girişimlere yöne­lik olması, girişim dünyasına olan güvenin sürdüğünü ortaya koyuyor. İşlem adedi bazında li­der sektörün Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon (TMT) olması da şaşırtıcı değil.

Yapay zekâ, siber güvenlik, veri anali­tiği ve oyun ekosistemi, yatırım­cıların en fazla iştah gösterdi­ği alanlar arasında. Burada CE­O’lar açısından kritik bir mesaj var: Yeni dönemin satın alma dalgası ölçek büyütmenin dışın­da dijital yetkinlik kazanmak ve teknolojiyi iş modeline entegre etmek için de kullanılıyor. Satın almalar artık savunma reflek­sinin ötesinde doğrudan reka­bet stratejisinin merkezinde yer alıyor.

Bugün birçok şirket için satın alma, yeni bir pazara gir­mekten çok daha fazlası: Yapay zekâ yetkinliği kazanmak, veri altyapısını hızla güçlendirmek, dijital ürün geliştirme kapasite­sini içeriden inşa etmek yerine dışarıdan satın almak anlamı­na geliyor. Küresel ölçekte tek­noloji devlerinin son dönemde agresif biçimde yetenek ve ürün satın almalarına yönelmesi de bu trendi destekliyor. Türkiye açısından bu tablo önemli bir fırsat penceresi açıyor: Güç­lü girişim ekosistemi, doğru öl­çeklenme adımlarıyla küresel oyuncularla konsolide olabilen bir yapıya dönüşebilir.

2026’da ceo ajandası

KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri, Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, 2025’in küresel gündemini bü­yük güçler arasındaki rekabetin ve belirsizliklerin belirlediğini vurguluyor ve “2025 yılında kü­resel birleşme ve satın alma pi­yasası, yüksek sermaye maliyet­lerinin şirket değerlemelerini daha satın alınabilir seviyelere çekmesiyle birlikte hem işlem adedi hem de işlem hacmi ba­zında artış gösterdi.

Bu durum, yatırımcıların stratejik güçlen­me ve konsolidasyon odaklı iş­lemlere yeniden yöneldiği bir yıl oldu. Türkiye için 2026 yılının, enflasyonu düşürme ve makro­ekonomik istikrarı sağlama he­defleri doğrultusunda sıkı pa­ra politikaları ile bütçe açığını azaltmaya yönelik mali düzen­lemelerin sürdürülmesi öngö­rülürken yılın ikinci çeyreğin­den itibaren 2027 yılına ilişkin erken seçim beklentisinin eko­nomik görünüm üzerinde belir­leyici bir rol oynamasını bekli­yoruz” diyor.

Sermaye maliyetlerinin yük­sek olduğu bir dönemde bile iş­lem hacminin artması, şirket­lerin fırsat penceresini kaçır­mak istemediğini gösteriyor. 2026’da yatırımcı ilgisinin en­düstriyel üretim, otomotiv, fi­nansal hizmetler, enerji ve sağ­lık gibi defansif sektörlerde devam edeceği öngörülüyor. Türkiye’de ise perakende, ener­ji ve TMT hattındaki ivmenin sürmesi bekleniyor. Birleşme ve satın alma piyasası aynı zaman­da şirketlerin geleceğe dair stra­tejik pozisyon alma biçimi. Bu ortamda doğru zamanda kon­solide olan, teknolojiyi merkeze alan ve belirsizlik içinde ölçek­lenmeyi başarabilenler öne çı­kabilecek.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.286,12 0,00 %
Dolar 44,1892 0,15 %
Euro 50,9596 0,05 %
Euro/Dolar 1,1520 0,07 %
Altın (GR) 7.265,39 0,82 %
Altın (ONS) 5.124,86 0,89 %
Brent 98,6900 -0,77 %