Şişede durduğu gibi durmuyor

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Türkiye 1 Temmuz itibarıyla depozi­to sisteminde yeni bir döneme geçti. Plastik, cam ve alüminyum içecek amba­lajlarını iade eden vatandaşlara ambalaj başına 1 TL teşvik verilecek. Şişe maki­neye girecek, sistem ambalajı tanıyacak, vatandaş iade bedelini alacak. Basit, an­laşılır, uygulanabilir bir mekanizma.

Kaynağında ayrıştırılması, ambalajların ekonomiye geri kazandırılması ve tüketi­cinin sürece dâhil edilmesi çevre politikası açısından son derece önemli. Yıllardır ko­nuşulan, ertelenen, pilot uygulamalarla sı­nırlı kalan bir sistemin ülke geneline yayıl­ması elbette değerli.

Bir plastik şişenin doğaya, denize, dere yatağına ya da çöp sahasına gitmek yerine yeniden sisteme dönmesi, küçümsenecek bir kazanım değil. Ama burada şu soruyu da sormak gerekiyor: Çevre politikası, vatan­daşın şişeyi makineye atmasıyla mı başlar ve orada mı biter?

Şişeyi değil, zinciri konuşmak önemli

Depozito sistemi bireye net bir görev ve­riyor. Aldığın ambalajı çöpe atma, sisteme geri ver. Bu, açık ve ölçülebilir bir sorumlu­luk. Fakat plastik meselesi yalnızca tüke­ticinin elindeki son şişeden ibaret değil. O şişe üretilmeden önce başlayan, rafta çoğa­lan, kampanyalarla hızlanan, tüketim alış­kanlıklarıyla büyüyen, atık yönetimiyle de­vam eden ve kimi zaman sınır aşan bir eko­nomi var.

Bu zincirin yalnızca son halkasına bakar­sak, sorunun en kolay yönetilebilir kısmını görmüş oluruz. Oysa mesele sadece boş am­balajın nereye atıldığı değil; o ambalajın ne­den bu kadar çok üretildiği, neden bu kadar hızlı tüketildiği ve neden çevresel maliye­tinin bu kadar kolay görünmez hâle geldiği.

Sürdürülebilirlik, yalnızca tüketim son­rası atığı toplamak değil. Atığın nasıl oluş­tuğunu, hangi üretim modelinin bu ambalaj bolluğunu sürekli yeniden ürettiğini, geri dönüşüm kapasitesinin bu yükü ne ölçüde taşıyabildiğini ve çevresel maliyetin kimle­rin hayatına yüklendiğini de sormak.

Vatandaştan şişe iadesi, dışarıdan atık girişi

Bugün, bir yanda şişe iadesini teşvik eden bir Türkiye, diğer yanda plastik atık ithalatı üst sıralarda olan bir başka Tür­kiye var. Yani içeride vatandaşın ambalajı sisteme geri vermesi istenirken, dışarıdan gelen plastik atık yükü çevre politikasını geniş bir tartışma alanına taşıyor. Green­peace Türkiye’nin politika notuna göre AB ülkelerinden Türkiye’ye gönderilen plastik atık miktarı 2025’te yüzde 19 artarak 503 bin tona ulaşmış.

Bu veri, depozito sisteminin değerini azaltmıyor; ama çevre politikasının yalnız­ca iç tüketici davranışıyla sınırlı kalamaya­cağını da gösteriyor. Bu veri, depozito sis­teminin değerini azaltmıyor; ancak çevre politikasının yalnızca vatandaşın iade dav­ranışıyla sınırlı kalamayacağını da gösteri­yor. Depozito sistemi doğru bir başlangıç; fakat üretim, tüketim ve atık ithalatı birlik­te ele alınmadıkça, politikamız plastik me­selesinin tamamına cevap veremiyor.

O halde çevre duyarlılığımız bir şişelik mi olmalı? O şişeyi bu kadar çoğaltan üre­tim ve tüketim düzenini konuşmamak, as­lında meselenin çok boyutlu olduğunu gös­teriyor. Geri dönüşüm önemli ama her şeyi geri dönüştürebileceğimiz varsayımı, atık ekonomisinin sınırlarını çoğu zaman fazla iyimser gösteriyor.

Mesele şişeden büyük

Üretici, ithalatçı, perakendeci, belediye, merkezi idare ve tüketim kültürü aynı dön­günün parçaları… Vatandaşın sorumlulu­ğu var; ama bütün sorumluluğu vatandaşın elindeki boş şişeye bırakmak, sistemin ge­ri kalanını tartışma dışına itiyor. Depozito makinesine atılan her şişe doğru ama soru­nun gelecek projeksiyonuna bakıldığında neticede küçük bir hareket.

O makinenin dışında kalan büyük resmi konuşmadığımız sürece, çevre politikası eksik kalmaya devam edecek. Çözüm yal­nızca ambalajı sisteme geri almak değil; o ambalajı sürekli büyüyen bir tüketime dö­nüştüren; üretim, pazarlama ve kullanım alışkanlıklarını da tartışabilmek. O şişeyi bu kadar çoğaltan düzeni de masaya ko­yabilmek.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.779,39 -0,14 %
Dolar 47,6982 0,15 %
Euro 55,1325 0,46 %
Euro/Dolar 1,1558 0,30 %
Altın (GR) 6.649,93 2,01 %
Altın (ONS) 4.341,95 2,39 %
Brent 81,5190 -1,49 %