Sisin içinden “Trans-Lunar” bir yolculuk: Enflasyon raporu, hizmet ve gıda fiyatları

“İnsan makine, yarı insan kimse. İnsan makine, süper insan kimse”

Kraftwerk, 1978

Artemis II rampada. İnsanlık Ay’a dönmeye hazırlanıyor. Bu da ister istemez Apollo prog­ramını yeniden hatırlatıyor. Eko­noritmiks daha önce o progra­mı birkaç kez masaya koymuştu. Çünkü uzay yolculuğu, ekonomi politikası için iyi bir metafor de­ğil; iyi bir mekanizma örneği.

Roketler fırlatıldıkları gibi he­defe ulaşmaz. Genellikle önce Dünya çevresinde bir yörünge­ye yerleşirler. Orada hız, açı ve enerji yeniden kalibre edilir. Ar­dından Trans-Lunar Injection ile ikinci bir ateşleme yapılır ve araç Ay’a giden transfer yörüngesine sokulur. SpaceX bile bu süreci at­layamaz. Fizik buna izin vermez – en azından şimdilik.

Enflasyon da benzer şekilde yalnızca faiz artışıyla hedefe düş­mez. Faiz artışı, ilk ateşlemedir. Ancak tek başına yeterli değildir. Makro-ihtiyati çerçeve ve maliye politikası eşlik etmedikçe ekono­mi kendi yörüngesine tam otur­maz. Çünkü fiyatlar farklı kat­manlarda farklı katılıklar üretir.

Newton’un “vis insita” pren­sibi burada belirleyicidir. Atalet, hareketsizlik değildir; mevcut doğrultunun korunmasıdır. Yani ekonometrik değişkenler bir kez hız kazandığında yönünü değiş­tirmek kolay değildir. Rota dü­zeltmesi enerji ister, zaman ister, sabır ister.

Ay’a ulaşmak için uzay aracının Δv bütçesini doğru kullanması ve hızını doğru pencerede tutması gerekir. Merkez bankası açısından bu, reel faiz­dir. Enflasyon düşerken nominal faiz indirimi yapılabilir; çünkü önem­li olan yönün korunma­sıdır. Hız değil, doğrultu belirleyicidir.

Ay’a ulaşıldığında mo­torlar tekrar ateşlenir. Aşırı ateşleme Ay yü­zeyine çarpmak demektir. Eko­nomide bu, sert iniştir. Yetersiz ateşleme ise yörüngeyi ıskala­maktır. Bu da fiyat istikrarının kaybı ve yeni bir enflasyon sar­malıdır. İnce ayar burada başlar.

Yılın geri kalanında hedefe ya­kınsamayı destekleyen iki temel dinamik öne çıkıyor. Üstelik faiz indirimleri sürerken:

1Hizmet tarafında atalet artık yukarı değil aşağı yönde çalışı­yor; kira ve eğitim kalemleri de­zenflasyona katkı veriyor.

2Gıda tarafında mevsimsellik, özellikle yaş sebze grubunda, manşeti aşağı çekecek bir patika oluşturuyor.

Hizmet enflasyonu: “Vis Insita”

Hizmet enflasyonunu merkez bankası kendi çerçevesinde üçe ayırıyor:

1-Kira,

2-Eğitim, ve

3-Diğer Hizmetler.

Kira enflasyonu kademeli bir şekilde geri çekiliyor. Aslında kira enflasyonu düşük oynaklı­ğı ile dez-enflasyonun bel kemi­ği. Trend anlamında aşağı yön­lü “atalet” enflasyonun istendiği kadar olmasa da belirli bir vade­de geri gelmesini sağlıyor.

Son veriler bu eğilimi doğrulu­yor. 2025 Ocak’ta kira enflasyo­nu yıllık %100,6 seviyesindeyken 2026 Ocak’ta %56,5’e gerilemiş durumda. Mevsimsellikten arın­dırılmış aylık artış oranı ise 2024 yılının başındaki %9 seviyesinden %2,8’e kadar düşmüş durumda.

“Diğer hizmetler” manşete da­ha hızlı tepki veren yapısıyla ge­nel dezenflasyon patikasıyla senkron hareket içinde. Eğitim alanındaki son düzenlemelerle birlikte tavan artış oranının for­müle bağlanması yukarı yönlü riskleri sınırlayan unsur.

Özetle hizmet tarafında katılık göze çarpıyor, ancak yön değiş­miş durumda. Artık yukarı doğru bir sürükleme değil, aşağı doğru bir çözülme söz konusu. “Vis in­sita” bu kez fiyat artışlarını yuka­rı taşımıyor; tersine, aşağı doğru istikrar üretiyor.

Gıda fiyatları: Yaş sebzenin yörüngesi

Ocak ayındaki manşet sürpri­zin ana kaynağı yaş sebze fiyatla­rıydı. Aylık %23 artış sert görü­nebilir. Zira sebze fiyatları doğası gereği yüksek oynaklık taşır; aylık standart sapması %10 ile çift ha­nelidir. Yani şok üretmeye meyil­lidir. Ocak’ta sebzelerde yaklaşık %12 yukarı yönlü katkı varken, bu etki Nisan’da negatife döner, Ma­yıs’ta %-13 ile dip yapar. Bu yüz­den 4 Mayıs “Star Wars Günü” açıklanacak Nisan verisi kritik eşiktir. Tarihsel açıdan Ocak’ta yaş sebze artışı yaklaşık %13, yıl sonu kümülatif artış ise %22’dir. Dolayısıyla yılın geri kalanında ilave katkı sınırlı kalabilir, hatta baz etkisi ve mevsimsellik nede­niyle aşağı yönlü çalışabilir.

Gıda sepetinin omurgası fırın grubudur. Bu kalem buğday ve ta­hıl fiyatlarına bağlı yıl içinde da­ha istikrarlı seyreder. Tarihi or­talama yıla %2,7 ile başlar ve %22 seviyesinde tamamlar. Standart sapması yalnızca %2,1’dir. Yani yönü belirleyen değil, denge sağ­layan bir kalemdir. Yeni yıla fırın grubu %2 civarında, tarihsel or­talamasının altında başladı. Kü­resel tahıl piyasalarında arzın güçlü seyretmesi fiyatları yatay tutuyor. Ekmek ve unlu mamul­ler bu nedenle maliyet baskısı üretmiyor. TMO’nun arz-talep dengesini gözeten pozisyonu is­tikrarı destekliyor.

Özetle; gıdada manşeti dalgalan­dıran yaş sebze, omurgayı taşıyan ise fırın grubudur. Tahıl fiyatları yörüngesinde kaldıkça ve mevsim­sellik devreye girdikçe, gıda enf­lasyonunun yıl sonu patikasında belirgin bir bozulma beklenmez.

Sisin içinden “Trans-Lunar” bir yolculuk: Enflasyon raporu, hizmet ve gıda fiyatları - Resim : 1

Sonuç: Uzay boşluğunda Apollo 13’ü kurtaran çekim gücü ve yörünge disiplini

TCMB Başkanı Dr. Fatih Ka­rahan’ın ifadesiyle piyasa zaman zaman “sisin içinde” yönünü kay­bedebiliyor. Oysa ekonomi poli­tikası, uzay boşluğundaki gibi sa­bır, oryantasyon ve kalibrasyon gerektirir. Ay yolculuğu sürerken gök cisimlerinin uzaydaki yerleri sürekli değişir; sabit durmazlar. Piyasa çoğu zaman bugünkü de­ğerlerle yıl sonunu öngörür. Oysa yıl sonu enflasyonu, yılın sonun­da oluşacak parametrelerle şekil­lenir. Değişkenler hesapta sabit­se “trans-lunar” ateşleme sapar.

Ay’dan Dünya’ya dönüş ise gi­dişe kıyasla daha az enerji ister. Çünkü Newton’un prensibi ge­reği çekim gücü zaten Dünya’ya doğrudur. Apollo 13’ü kurtaran da bu fizikti. Dezenflasyon sü­reci de benzer bir evreye girmiş durumda. Başlangıçta güçlü bir ateşleme gerekir. Ancak yön aşa­ğı döndüğünde, sistem kendi çe­kim alanını üretmeye başlar.

Bu nedenle motorları sürekli ateşlemek gerekmez. Reel sıkılık korunurken, faiz indirimi dezenf­lasyonla çelişmeyebilir. Önemli olan hız değil, doğrultudur.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 -2,19 %
Dolar 44,0680 0,17 %
Euro 51,2016 0,04 %
Euro/Dolar 1,1606 0,01 %
Altın (GR) 7.301,96 1,68 %
Altın (ONS) 5.153,44 1,50 %
Brent 90,8000 8,72 %