Son dönem piyasa dinamikleri

Fatma MELEK
Fatma MELEK PİYASA GÖZÜYLE fatma.melek@akbank.com

Global piyasalarda bu ay artan vaka sayıları, aşı gelişmeleri ve ABD seçimleri takip ediliyor. COVID-19’da dünyada vaka sayısı 55 milyona geldi. Virüste 2. hatta 3. dalgadayız. ABD’de, günlük COVID vakaları halihazırda 130 binin üzerinde. Buna mukabil Çin virüsü kontrol altına almış durumda ve bu durum ekonomik verilerine yansıyor. Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya’nın toplamında günlük vaka sayıları 90 bin mertebelerinde. Birçok ülkede yeniden ciddi tedbirler başladı. Bu da özellikle Avrupa’da olmak üzere hizmet sektörünün yeniden yavaşlamasını getiriyor. Hizmet sektörü ilk dalgada dip yaptıktan sonra ABD ve Avrupa’da toparlamış idi. Ancak Avrupa kapandığı için hizmet sektörü aktivitesi Avrupa’da tekrar zayıflıyor. Dolayısıyla deflasyonist riskler Avrupa’da ABD’de olduğundan daha yüksek. Diğer taraftan global ticaret hacmi dip seviyelerinden toparlandı. COVID; bir hizmet sektörü ve işsizlik krizi. BioNTech Pfizer ortaklığı ile koronavirüse karşı yüzde 90 koruma sağladığı saptanan aşı gelişmeleri ile global piyasalarda sert hareketler gördük. Havacılık, seyahat, turizm ve sanayi hisse senetlerinde yükseliş, teknoloji hisse senetlerinde gerileme görüldü. ABD tahvilleri keskin yükseldi. Petrol fiyatları sert yükselirken, altın da sert geriledi. Ancak; aşının üretimi, dağıtımı ve genele yayılmasına ilişkin belirsizlikler nedeniyle hareketlerin bir kısmı geri verildi.

ABD seçimlerinde ise anketlerin öngördüğü “mavi dalga” gerçekleşmedi: Temsilciler Meclisinde Demokratlar çoğunlukta ancak Senato’da -her iki parti başabaş olmakla beraber- Cumhuriyetçiler önde. Ekonomi politikalarına bakıldığında; özellikle maliye politikası konusunda her iki parti farklı görüşte. Büyük bir ekonomik teşvik paketi ümidi en azından kısa vadede azaldı. Kurumlar vergisinde değişiklik olmayacağı beklentisi hisse senedi piyasalarına olumlu yansıdı. Çevre, ve teknoloji şirketlerine ilişkin konularda kapsamlı bir regülasyon değişikliği de Senato ve Temsilciler Meclisi bölünmesinden dolayı zor gözüküyor. Çin konusunda, üslup değişse de ana strateji devam edecek gibi gözüküyor. Diğer taraftan, Çin bölgesel güç olma yolunda ilerlemeye devam ediyor: 15 ülke arasında Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) ticaret anlaşması imzalandı. Blok, 10 Güneydoğu Asya ülkesi ile Güney Kore, Çin, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda'dan oluşuyor; blok dünya nüfusunun ve milli gelirinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturuyor.

Türkiye’de ise ekonomik aktivitede döngüsel toparlanma devam ediyor. İmalat sanayi PMI beklenti endeksi, reel kesim güven endeksi , hizmet ve perakende sektör güven endeksleri olumlu görünümünü sürdürüyor. Diğer taraftan koronavirus vakalarının gelişimine bağlı olarak özellikle hizmet sektörü kaynaklı aşağı yönlü riskler mevcut. Diğer taraftan normalleşme adımları ile birlikte TL kredilerde gerileme eğilimi görüyoruz: 13 haftalık ortalama TL kredi büyümesi yüzde 15’e geriledi. Bu büyüme temmuzda yüzde 60’lar mertebelerinde idi. Normalleşme adımlarının enflasyon ve cari açık üzerinde olumlu etkisinin görülmesini bekliyoruz. Ayrıca, TL aktiflerde olumlu performans gözleniyor: Dolar/TL geçtiğimiz hafta yüzde 10 gerileyerek, Mart 2001’den bu yana en güçlü haftalık performansını gösterdi. Hisse senedi piyasaları son 1 haftada dolar bazında yüzde 21 artış gösterirken, bankacılık hisseleri yüzde 37 arttı.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
COVID-19 ve görünüm 10 Nisan 2020
2020 yılına bakış 07 Ocak 2020