Sosyal güvenlikte transfer payı düşüyor, emekli sayısı artıyor, açık nasıl kapanıyor?

Türkiye’nin sosyal güvenlik sistemi son beş yılda dikkat çekici biçimde yeni bir dengelenme sürecine girdi. SGK’nın resmi verileri incelendiğinde çarpıcı bir üçlü hareket görülüyor:

-Emekli sayısı artıyor,
-SGK’ya yapılan bütçe transferleri nominal olarak yükseliyor,
-Ancak transferlerin GSYH’ye oranı düşüyor,
-Ve en önemlisi: SGK’nın açığı kapanmaya, gelir–gider dengesi sağlanmaya başlıyor.

Tablolar, özellikle 2022 sonrasında sosyal güvenlik finansmanında “optik olarak” iyileşmiş bir görünüm olduğunu gösteriyor. Fakat bu iyileşmenin nedenlerine bakıldığında, sistemin reel sağlığına değil, nominal büyüklüklerin yarattığı matematiksel etkiye dayandığı görülüyor.

Bütçe transferlerinin GSYH’ye oranı neden düşüyor?

Tabloya göre SGK’ya yapılan bütçe transferleri:

-2008’de 35 milyar TL,
-2020’de 253 milyar TL,
-2023’te 847 milyar TL,
-2024’te 1,44 trilyon TL seviyesine kadar çıktı.

Buna rağmen transferlerin GSYH’ye oranı aynı dönemde:

-2008’de %3,47,
-2014–2017 arasında %4 seviyelerinde,
-2022’de %2,54 ile son yılların en düşük oranı,
-2024’te ise %3,24 düzeyinde kaldı.

Transfer miktarı artıyor fakat pay düşüyor. Neden?

Çünkü nominal GSYH artışı transfer artışının çok üzerinde gerçekleşti.

Enflasyon + kur etkisiyle son 3 yılda nominal GSYH yaklaşık 3 katına çıkarken SGK transferleri aynı hızda artmadı. Dolayısıyla “pay” matematiksel olarak küçülmüş görünüyor.

Bu nedenle transferlerdeki azalma, sistemde bir rahatlama değil, makro büyüklüklerin şişmesi nedeniyle oluşan bir oran etkisidir.

Açığın kapanmasına rağmen emekli sayısı neden sorun yaratmadı?

Tabloda SGK açığı:

-2020’de -28,9 milyar TL,
-2021’de -60,7 milyar TL,
-2022’de -143,9 milyar TL (son yılların en yüksek açığı),
-2023’te -94,6 milyar TL’ye geriliyor,
-2024’te -38,6 milyar TL’ye kadar düşüyor.

Yani iki yıl içinde açık 143,9 milyar TL’den 38,6 milyar TL’ye inmiş durumda.

Bu, yüzeyde büyük bir iyileşme gibi görünse de emekli sayısının aynı dönemde artmış olması bu tabloyu daha da dikkat çekici kılıyor.

Peki bu nasıl mümkün oldu?

Cevap iki temel dinamikte yatıyor.

-Prim gelirlerinde olağanüstü nominal artış

Veriler şunu söylüyor:

-2005 prim geliri: 71 milyar TL
-2020 prim geliri: 248 milyar TL
-2022 prim geliri: 515 milyar TL
-2023 prim geliri: 1,05 trilyon TL
-2024 prim geliri: 2,06 trilyon TL

Yalnızca iki yılda prim gelirleri 515 milyardan 2 trilyon TL’nin üzerine çıktı; yaklaşık 4 kat artış.

Bu artış, emekli sayısındaki artıştan ve giderlerdeki artış hızından çok daha yüksektir.

Dolayısıyla gelirler nominal olarak şiştiği için sistemin dengesine büyük katkı sağladı.

-Açığın kapanmasının görünmeyen nedeni: Reel olarak düşen emekli aylıkları

SGK giderlerinin gelir artışı kadar yükselmemesinin ana nedeni, emekli aylıklarının reel düzeyinin düşmesidir.

Tablodaki gider verileri bunu açık biçimde yansıtıyor:

-2020 gideri: 277 milyar TL
-2023 gideri: 1,15 trilyon TL
-2024 gideri: 2,43 trilyon TL

Giderler artıyor, evet.

Ancak prim gelirleri kadar hızlı artmıyor.

Bunun nedeni:

 Ortalama emekli aylığının reel değer kaybı TÜFE’ye endeksli artışlar olsa da:

-Artışlar birçok yıl TÜFE’nin gerisinde kaldı,

-Aylık Bağlama Oranı düşük kaldı,

-Yeni bağlanan aylıklar düşük seviyelerde oluştu.

Alt sınır aylığı nominal olarak yükseltilse de reel güç sağlamadı

Bu uygulama milyonlarca aylığı aynı bandın altına sıkıştırdı.

Dul–yetim aylıkları 2008 reformu sonrası sistematik olarak düşük kaldı

Sonuç:

Gider artışı nominal olarak yükselse de reel olarak sınırlı kaldı.

Bu yüzden prim gelirlerindeki güçlü nominal artış, giderlerin önüne geçti ve açık kapanmaya başladı.

2025 Ocak–Ağustos verisi: Trend devam ediyor

2025 geçici verilere göre:

-Ocak–Ağustos prim geliri: 2,63 trilyon TL

-Aynı dönemde gider: 2,64 trilyon TL

-Açık: Sadece -9,56 milyar TL

Bu, yılın ilk 8 ayında SGK’nın neredeyse denk çalıştığını gösteriyor.

Sonuç: Açığın kapanması yapısal güçten değil, reel gelir kaybından kaynaklanıyor

Türkiye’de SGK’nın son yıllarda gelir–gider dengesine yaklaşması, sistemin sağlığına dair bir iyileşme göstergesi değil.

Dengenin sağlanmasının ardında:

Prim gelirlerinde yüksek enflasyon nedeniyle oluşan nominal artış,

Emekli aylıklarının reel olarak düşmesi,

Ortalama emekli aylığının ve dul–yetim aylıklarının tarihsel olarak düşük kalması yatıyor.

Bu nedenle:

Bugün SGK açıklarının kapanması, emeklilerin reel refahından feragat edilerek sağlanmış bir dengedir.

Bu denge sürdürülebilir değildir; yalnızca bugün için matematiksel olarak sağlanmış bir “nominal denge”dir.

NOT:

1- Nakit hareketler tablosu dikkate alınarak hazırlanan geçici gerçekleşme tutarlarıdır.  

2- GSYH değerleri TÜİK'ten alınmıştır.

3- 2008- 2025 yıllarında bütçe transferlerine ek ödeme, açık ve faturalı ödemelerle devlet katkısı dahildir. 2009- 2025 yıllarına teşvik de dahildir.

Sosyal güvenlikte transfer payı düşüyor, emekli sayısı artıyor, açık nasıl kapanıyor? - Resim : 1

Yazara Ait Diğer Yazılar