Sosyal sürdürülebilirlikte çıktıdan etkiye
Sürdürülebilirlik raporlaması süreçlerinde, çevresel ve ekonomik etkiler öncelikli olmakla birlikte, sosyal etki bölümleri de genişliyor ve derinleşiyor.
Kurumların varoluşları ve organizasyon yapıları ile bıraktıkları doğrudan ve dolaylı sosyal etkilerin yanı sıra, sosyal dönüşüm için yaptıkları çalışmaların etkileri de raporlarda yer alıyor. Sivil Toplum Kuruluşları ile yapılan projelerin artık sadece çıktısını değerlendirmek yeterli değil. “Çıktı”dan “Etki”ye geçiş dönemindeyiz.
Sosyal İnovasyon ve Etki İş Birliği
Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı (SİA) yürütücülüğünde düzenlenen “Etki İş Birliği Forumu” için Konya’daydım. Kamu kurumları, sosyal girişimler, akademisyenler, STK’lar ve özel sektör temsilcileri forumda bir araya geldi. SİA Direktörü Ali Güney açılış konuşmasında şunları söyledi: “Toplumsal dönüşüm süreçlerinde sosyal inovasyon, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretmenin temel araçlarından biri.
Bu düşünceyle SİA, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılında kuruldu. Etki yönetimi, kültür endüstrileri ve sivil toplum yönetimi için karar alıcılara, veriye dayalı raporlar ve öneriler sunuyor. Her yıl farklı bir temada öğrenme, destek ve ekosistem geliştirme programları ile birbirini tamamlayan bir yapıda ilerliyor: 2024 kültür endüstrileri, 2025 sivil toplum, 2026 sosyal etki.
Etki odağında; yalnızca faaliyet ve çıktı üretimini değil, aynı zamanda projelerin sosyal, çevresel ve ekonomik sonuçlarının ölçülmesi, izlenmesi ve sürdürülebilirliğini esas alan bir yaklaşımla ilerliyor. Etki ölçümleme, kapasite geliştirme ve çok paydaşlı yönetişim yaklaşımlarıyla Konya, etki yatırımı ve sosyal etki yönetimi alanında model oluşturabilecek, ölçeklenebilir yerel uygulamalar için önemli bir zemin oldu. Ortak etki alanlarının tanımlanması için Etki İş Birliği Forumu ile biraraya getirdik.”
SED raporuna hazır mısınız?
Forumda, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyal İnovasyon Merkezi’nin SİA desteğiyle hazırladığı Sosyal Etki Değerlendirmesi (SED) Rehberi de tanıtıldı. SED; hem bir değerlendirme, hem de stratejik bir yönetim aracı. Sosyal etkinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi için bir başvuru kaynağı. STK’lar, akademisyenler, fon sağlayıcılar ve kamu kurumları gibi sivil toplum ekosisteminin tüm paydaşları için bir kaynak niteliğinde. Etki odaklı yaklaşımla, sosyal inovasyon çalışmalarına ortak bir değerlendirme zemini sunuyor. SED “planlanan veya yürütülen bir müdahalenin (politika, program veya proje) toplum üzerindeki olumlu ya da olumsuz etkilerini analiz eden, izleyen ve yöneten sistematik bir süreç” olarak tanımlanıyor.
Süreç şöyle işliyor: Müdahale; sosyal etkisi merak edilen proje. Girdi; müdahalenin gerçekleşmesi için kullanılan kaynaklar. Bütçe; insan gücü, malzeme, zaman vb. girdiler, ki tek başına etki yaratmaz, sadece zemini hazırlar. Faaliyet; girdilerin kullanılmasıyla gerçekleşen eylemler. Örneğin eğitim düzenlemek. Çıktı; faaliyetler sonrası elde edilen kısa vadeli ölçülebilir sonuçlar. Örneğin eğitime katılan kişi sayısı.
Sonuç; çıktıların hedef kitle üzerindeki davranışsal, bilişsel ya da sosyal etkilerinin orta vadede gözlemlenmesi. Örneğin proje kapsamında aldığı eğitimler sonrasında iş bulan kişilerin sayısı. Etki; sonuçların birikimiyle ortaya çıkan uzun vadeli, kalıcı toplumsal değişimler. Örneğin proje sonrası bölgede ekonomik refahtaki artış. SED önemli bir adım. Çünkü sosyal dönüşüm; etkinin şeffaflıkla değerlendirilmesi, gerekli iyileştirmelerin yapılması ve döngünün refah sağlanana kadar sürmesi ile mümkün.