Stratejik uyumsuzluklar ve minimum kazanma oyunları
METİN TABALU (Yönetim Danışmanı)
İş dünyasında strateji genellikle “büyük oynamak” olarak algılanır. Ancak çoğu büyük başarı, ilk etapta küçük fakat kazanılabilir bir oyun alanı ile başlar ve sonrasında ölçeklenir. Bu taktik yaklaşım, Stanford Üniversitesi’nden Andrew Burgelman’ın Minimum Kazanma Oyunu (“Minimum Winning Game”, MKO) kavramıyla tanımlanabilir.
Basitçe söylemek gerekirse, MKO, bir şirketin mevcut kaynak ve yetkinlikleriyle kazanabileceği en küçük stratejik alandır. Burgelman’ın stratejik uyumsuzluk (“strategic dissonance”) teorisi tam da bunu açıklar. Burgelman der ki: “Resmi stratejiniz başka şey söyler ama firmanın sahadaki davranışları başka bir geleceğe işaret edebilir... ki bu endişelenecek bir durum da değildir.” Bu sessiz uyumsuzluk, doğru yönetilirse şirketi yeni kategori liderlerine dönüştürür.
Fırsat penceresine dönüşen çatlaklar
Bazen takımlar resmi stratejiden bağımsız küçük denemeler yapar, bazen müşteri davranışı MKO ile çatışır. İşte bu çatlaklar, hızlıca bir fırsat penceresine de dönüşebilirler. Dyson bunun mükemmel bir örneğidir. Pazar bütçe odaklıyken Dyson yüksek mühendislik maliyeti nedeniyle bir “premium” marka olarak kalma baskısı altındaydı. AR-GE ekipleri resmi stratejiden birazcık da bağımsız olarak saç bakım ürünleri, sessiz motor teknolojileri ve hava temizleme cihazları geliştirdi. Yönetim, bu “aykırı davranışları” okudu ve stratejiyi yeniden hizaladı. Sonuç: Dyson bugün kendi segmentlerinde premium kategorinin daha uygun fiyatlı ürün lideri oldu.
Başka bir örnek vermek gerekirse; Spotify, müzik akışı pazarında Apple Music ve Pandora gibi devlerle rekabete girdiği aşamalara MKO perspektifinden bakıldığında; Spotify, önce kullanıcı dostu, abonelik ve reklam destekli bir müzik deneyimi sunmaya odaklandı. Başlangıçta bazı plak şirketleriyle anlaşmalar yavaş ilerliyor ve içerik sınırlı kalıyordu. Bu da bir nevi bir stratejik uyumsuzluktu, yani şirketin fiili uygulamaları ile resmi stratejisi arasında fark vardı. Ancak Spotify, bu uyumsuzluğu bir fırsata çevirdi; algoritmalar, kişiselleştirilmiş çalma listeleri ve sosyal paylaşım özellikleri ile farklılaşarak MKO sahasını büyüttü ve hızlıca lider konumuna yükseldi.
Benzer bir ders, Zoom’un stratejik hamlelerinde de görülür. Zoom, video konferans pazarına girdiğinde Skype ve WebEx gibi tecrübeli oyuncular vardı. Zoom’un MKO, daha basit, güvenilir ve kullanıcı dostu bir video konferans deneyimi sunmak olarak şekillendi. Kuruluş aşamasında altyapı yatırımları ve operasyonel uygulamalar arasında uyumsuzluklar yaşandı; bazı ekipler eski sistemleri desteklemeye devam ederken, üst yönetim bulut tabanlı bir model geliştiriyordu. Bu uyumsuzluk, Zoom’un ölçeklenebilir, güvenilir ve esnek platformu yaratmasını sağladı.
Şirketlerin çoğu, başarılarının yönetsel akılla ya da büyük vizyonlarla geldiğine inanmak ister. Ne de olsa “kontrol bendedir” demek her CEO’nun hoşuna gider. Oysa işin gerçekte arka planına baktığınızda bambaşka bir gerçek çıkar karşımıza: Şirketler çoğu zaman kontrollü bir stratejiyi takip ettikleri için değil, kontrol dışı ortaya çıkan uyumsuzlukları doğru okudukları için büyürler. Bu stratejiyi tamamen doğaçlama hamleler ile örgülemek anlamına gelmiyor, ana stratejilerin sahada nasıl kazandıracağına dair orta vadeli taktik adımları özetliyor.
Mesela Nvidia, GPU’larını oyun için tasarladı fakat akademik kullanıcılar ve bilhassa yapay zeka görüntü işleme modeli geliştirenler (taktik ve orta vadeli perspektifte) bunları veri hesaplama için kullanmaya başladı. Nvidia bu sinyali okuyarak CUDA’yı geliştirdi ve Yapay zekâ altyapısının lideri hâline geldi. Uyumsuzluk, liderliğe dönüştü.
Shopify, basit mağaza açma aracından, işletmelerin tüm e-ticaret ihtiyaçlarını karşılayan bir platforma dönüştü. Shopify ödemeler (Payments), Teslimat Ağı (Fulfillment Network) ve POS entegrasyonları, aşağı seviye operasyonlardan yukarı doğru türeyen davranışların stratejik avantaja dönüşmesinin örnekleridir. Adobe, lisanslı yazılım modelinden Creative Cloud ve Document Cloud ile abonelik platformuna evrildi. Öncesindeki müşterilerin bulut, çoklu cihaz ve iş akışı beklentileriyle uyumsuzluk yaratıyordu, sonrasında platform liderliğine dönüştü.
Türkiye'de çoğunlukla operasyonel
Türkiye örneklerinde ise uyumsuzluk çoğunlukla operasyonel. Türk ihracatçılarının da aslında bu kırılmaları iyi etüt etmesi gerekmektedir. Dyson, Nvidia, Adobe, Shopify ve Spotify, Burgelman’ın teorisine cuk oturan vakalardır. Sonuç olarak, stratejik uyumsuzluk, biraz rahatsız edici olsa da, temelde inovasyonun sessiz motorudur. Buna odaklanabilen yöneticiler, bu fısıltıya kulak verir ve şirketlerini geleceğe taşır.
Bu perspektifle bakınca, modern işletmelerin sürdürülebilir başarı için iki soruya net cevap vermesi gerekiyor: “Biz hangi oyunda kazanabiliriz?” ve “Uygulamalarımız iş stratejimizle uyumlu mu?” Büyük oynamak çoğu zaman cazip görünse de, küçük ve kazanılabilir bir oyun alanını belirlemek ve stratejik uyumsuzlukları aşmak, ölçekleme için oldukça önemli görünüyor.