“Su yok” enflasyonuydu; Şimdiki de, “su çok” enflasyonu mu?(!)
Bir tarafta:
Kış aylarında, “Su/sel çok”;
Yaz aylarında, “Su yok”, “Kuraklık var” bahanesi…
Diğer tarafta:
“Suyu tutamıyoruz/koruyamıyoruz/ kontrol edemiyoruz, olanı da israf ediyoruz; israf ederken topraklarımızı çölleştiriyor, arazi verimsizliğini bu araçla daha da artırıyoruz…” gerçeği…
★★★
Sonuç mu:
Aylık yüzde 6.6 gıda enflasyonu…
★★★
Su, sadece bir örnek…
★★★
Gübre, ilaç, motorin, makine (vb) kullanımında da görüyoruz o verimsizliğimizi...
Ve o verimsizliğimizi açıklamak adına sıraladığımız bahanelerimizi…
Yeteneklerini geliştiremediğimiz işgücünde de, hasatta da, depolamada da, taşımada da, perakende satışta da görüyoruz o verimsizliğimizi…
Ve o verimsizliğimizi açıklamak adına sıraladığımız bahanelerimizi…
★★★
Su örneğiyle devam edelim…
Suyu korumak ve/veya verimli kullanmak için ne yapıyoruz?
Ve/veya tarımın/sanayinin “temiz su” ihtiyacını, “düşük maliyetle” karşılayabilmek adına hangi adımları atıyoruz?
Yanıtlayalım: Yaklaşık 11 senedir “Su Kanunu” bekliyoruz (!)
VELHASIL
Çalışma hayatındaki dengesizliklerden kayıt dışılığa, hasattan depolamaya, taşımadan perakendeye “eğitimsizlik”/”kültürel gerileme” kaynaklı verimsizliğimizi;
Ve sonucunda yaşadığımız enflasyon gibi sorunlarımızı;
Sadece para politikası ile “talebi kısarak” çözmeye çalışmak…
Ve üstüne bu yolla çözeceğimize inanmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramadı, yaramayacak…
★★★
Su örneğiyle devam edelim:
Su kaynaklarının izlenmesi konusunda mükerrerlik varken;
Suyu tutamıyor; tuttuğumuz suyu dağıtamıyor; dağıttığımızı denetleyemiyorken;
Suların yönetimine ilişkin kanuni bir düzenleme yokken;
Suyu planlayacak “sorumlu kurumlar” aldığı kararlar ile birbirleriyle (En son Ankara, İzmir’de yaşadık) çelişirken…
★★★
Kısacası, gıda üretimi için hayati öneme sahip “su” gibi sorunları çözmeden;
Yüksek enflasyon sorununu, “para politikası” ile çözmeye çalışmak, gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek, düzeltmediğin takdirde, yanlışı büyütmektir…