Sürdürülebilirliğin iş değeri: Dünya için iyi olan, iş için de iyi

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

Dünyadaki yoksulluk, eşitsizlik ve adaletsizlik, iklim değişikliği so­runlarını 2030’a kadar çözmek için, Bir­leşmiş Milletler 2015 yılında 17 küre­sel amaç üzerinde uzlaştı.

2000 yılında BM Genel Sekreteri Kofi Annan giri­şimiyle, küresel iş dünyasında sorum­lu iş yapma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla kurulan UN Global Compa­ct, bugün dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifi olarak, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşılabilmesi için iş dünyasına öncülük ediyor. Dünyada 20 binden fazla, 64 ül­kedeki ağlarından biri olan Türkiye’de ise 400’den fazla şirket üyesi var. Türki­ye’de otomotiv, çelik, tekstil, taşımacı­lık, gıda, finans, perakende sektöründe­ki üyeleri toplamda 1.6 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor.

UN Global Com­pact Türkiye yeni Yönetim Kurulu Baş­kanı Güliz Öztürk, stratejik yol haritası ile birlikte değerli veriler paylaştı. 17 kü­resel sürdürülebilirlik amacında sadece %18 ilerleme sağlanabildiğini belirten Öztürk “Savaşlar, iklim krizleri ve aza­lan küresel iş birliği ilerlemeyi yavaşlat­sa da, hedefler teknik ve finansal olarak hâlâ ulaşılabilir durumda. Doğru araç­lar, doğru iş birlikleri ve doğru liderlik­le ilerlemek mümkün.” diyor.

Ekonomik belirsizliklerin ve çevresel krizlerin ya­şandığı bir dönemde, iş dünyasının ge­leceğinde konunun önemine değiniyor: “Sürdürülebilirlik risk yönetimi, daya­nıklılık ve uzun vadeli değer yaratma­nın merkezinde. İş dünyasının varlığını sürdürebilmesinin temel koşullarından biri. Dünya için iyi olan, iş için de iyi. Sürdürülebilirlik; tedarik zincirinin kı­rıldığı, enerji maliyetinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dün­yada şirketlerin geleceğine yön veriyor.”

Küreselde %56, Türkiye’de %43 KOBİ üye

2024 yılı İlerleme Bildirim Raporu ve­rilerine de değinen Öztürk, Türkiye’de üye büyük şirketlerin çevresel sürdürü­lebilirlikte dünya şirketlerine yakın per­formansta olduğunu söylüyor. KOBİ’le­rin ise hızlanması gerektiğini vurgulu­yor. “Şirketlerin %69’u iklim değişikliği, %76’sı enerji ve kaynak kullanımı, %53’ü biyoçeşitlilikte uluslararası standart­larla uyumlu ve kamuoyuna açık politi­ka taahhütleri var.

%55 iklim değişikliği, enerji, kaynak kullanımı, su alanlarında ve %30 biyoçeşitlilik için yıllık hedefler­le ilerliyor. Türkiye genelinde İzmir, De­nizli ile Ege’de ve Bursa ile Güney Mar­mara’da deneyim paylaşımı gruplarımız var. Ankara, Gaziantep, Tekirdağ, Ay­dın’da sürdürülebilirlik gündemini yay­gınlaştırıyoruz. Sanayi ve ticaret odaları, organize sanayi bölgeleri ile iş birlikleri geliştiriyoruz.”

UN Global Compact 2030 vizyonu­nun, iş dünyasını sürdürülebilirlik he­deflerini küresel ölçekte eyleme dönüş­türmek için harekete geçirmek olduğu­nu belirten Öztürk “2026–2030 Global Stratejisi üç sac ayağı üzerine kurulu” diyor. İlki, tüm değer zincirlerini kapsa­yan şekilde iş dünyasının bilgi ve uygu­lama kapasitesini güçlendirmek. İkinci­si, ortak hareketi hızlandırmak. Üçün­cüsü ise, sürdürülebilirliğin iş değerini görünür kılmak.

Sürdürülebilirlik konusunda yapılan en büyük CEO araştırmalarından biri olan Global Compact ve Accenture CEO Araştırması 2025 yılı sonuçlarını payla­şan Öztürk: “128 ülkede yaklaşık 2.000 CEO ile görüşme yapıldı. CEO’ların %88’i sürdürülebilirliğin, beş yıl önce­sine göre daha fazla iş değeri yarattığını ifade ediyor. %99’u küresel belirsizlikle­re rağmen sürdürülebilirlik taahhütleri­ni sürdürmeyi ya da artırmayı planlıyor.” diyor. Belki de üç sac ayağından en etkili olanı “iş değerinin algılanması”, böylece değeri gören iş dünyası daha hızlı ve da­ha sağlam adımlar atacaktır.

Yazara Ait Diğer Yazılar