29 °C
Prof. Dr. Güler ARAS
Prof. Dr. Güler ARAS Momentum dr.guler.aras@gmail.com

Sürdürülebilirlik açıklamaları zorunlu mu, gönüllü mü olmalı?

Sürdürülebilirlik ülkemizde de gündelik hayata girdi. Henüz geçtiğimiz aylarda gerçekleştirilen plastik poşet kullanımı düzenlemesi, bunun en önemli örneklerinden. Aynı şekilde sıfır atık projesi de yaygın etki yaratarak ilerliyor. Bu konudaki düzenlemeler aynı zamanda çevreye verdiğimiz zararın anlaşılması açısından farkındalık yaratırken, ilgili uygulamaların zorunlu mu gönüllü mü olması konusunu gündeme taşıdı. Konuya şirketler açısından baktığımızda, her boyutta kurum için sürdürülebilirlik uygulamaları ve bunların raporlanması son derece önemli. Bu konudaki düzenlemelerin son yıllarda giderek arttığını görüyoruz. Gelişmeler, “şirketler tarafından gönüllü olarak yapılan sürdürülebilirlik açıklamalarının zorunlu hale gelmesinin piyasalar, şirketler ve paydaşlar üzerindeki etkisi ne olacak” sorusunu tartışmaya açtı.

Zorunlu raporlamalara ilişkin düzenlemeler şirketleri disipline ediyor

Sürdürülebilirlik uygulamalarının etkilerini, sonuçlarını ölçmek, analiz etmek ve tüm faaliyetlerine entegre etmek üzere yönetişim süreçlerini geliştiren şirketlerin sayısının son birkaç yılda çarpıcı bir şekilde arttığını görüyoruz. Yönetim kurulu düzeyinde sürdürülebilirlik komitesi olan S&P 500 şirketlerinin oranı, son beş yılda yüzde 5'ten yüzde 24'e yükselirken, aynı dönemde sürdürülebilirlik raporu yayımlayan şirketler ise yüzde 20'den yüzde 80'e yükseldi. Bu trendin, sadece ABD şirketleri ile sınırlı kalmadığını da biliyoruz. Uzun yıllardır şirketlerin gönüllü olarak gerçekleştirdiği sürdürülebilirlik uygulamalarının, son yıllarda yasal düzenlemelerle desteklenmesiyle birlikte bu eğilimin hızlandığını söylemek mümkün. Zorunlu raporlamalara ilişkin yasal düzenlemeler, şirketleri disipline edebiliyor; fi nansal performanslarının yanı sıra daha iyi sosyal ve çevresel performans elde etmeleri için teşvik edebiliyor. Öte yandan, henüz altyapının hazır olmadığı durumlarda şekilsel kalabilme riskini de taşıyor.

Sürdürülebilirlik açıklamalarında zorunlu uygulamalar karşılaştırılabilirliği artırır mı?

Çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) verileri, özellikle fi nansal piyasalarda artık büyük önem taşıyor. Bununla birlikte şirketler tarafından sağlanan ESG verilerinin, yatırım karar alma süreçlerinde kullanılabilir düzeyde olmadığını da biliyoruz. Bunun en önemli sebebi ise şirketler arasında karşılaştırılabilir bilgi eksikliği. Karşılaştırılabilirlik konusundaki bu eksiklik, karar alma sürecinde yatırımcıların yüzde 45-50'si için ESG verilerinin kullanılamaması anlamına geliyor. Akademik araştırmalar, ESG bilgilerini yatırım süreçlerine entegre etmede yatırımcılar için en büyük zorluğun şirketler arası karşılaştırılabilirliğin bulunmadığını göstererek bu sonuçları destekliyor.

Ölçemediğinizi yönetemezsiniz

Karşılaştırılabilirlik problemini çözmek için, hükümetler ve borsaların düzenlemeleri ile uluslararası ve ulusal sürdürülebilirlik raporlama standartları gibi birçok raporlama çerçevesi ortaya çıktı. Örneğin, 2014/95 / EU sayılı AB Direktifi , AB’deki büyük şirketlerin belirli sürdürülebilirlik konularına ilişkin politikalarının açıklanmasını öngörüyor. Finansal olmayan raporlamanın üye ülkeler arasında uyumlaştırılmasını amaçlayan direktif, dünyanın dört bir yanındaki 39 borsa için finansal olmayan raporlama rehberi niteliğini taşıyor.

Gönüllü kod, standart ve çerçeveler karşılaştırılabilirliği neden sağlamıyor?

Günümüzde, düzenleyici otoriteler, ESG raporlamasının yatırımcılar için daha sistemli ve karşılaştırılabilir olmasına yardımcı olabilecek raporlarla şirketlerin açıklama yapmalarına daha fazla önem veriyorlar. Bu çerçeveleri benimseyen şirketler, öngörülen bilgileri sunmaları durumunda karşılaştırılabilir bilginin elde edilmesi daha mümkün hale geliyor. Bununla birlikte finansal standartlardaki karşılaştırılabilirlik düzeyinde ESG bilgilerinin karşılaştırılabilirliğini sağlayabilecek bir rehber, standart, çerçeve veya uygulama henüz bulunmuyor. Ayrıca, “uy veya açıkla” prensibi çerçevesinde şirketler, eksikliklerinin nedenlerini basitçe açıklayarak istenen nitelikte ESG verisinin üretilmesini engelleyebilmekte.

Metodoloji henüz yok

Son olarak, ESG verilerini rapor etmeme veya kalitesiz raporlama için olası yaptırımlar fi nansal raporlamada olduğu kadar açık değil. Ayrıca, fi nansal muhasebede karşılaştırılabilirlik konusunda ortak bir anlayış ve onu değerlendiren birçok çalışma olmakla birlikte, ESG verilerinin karşılaştırılabilirliğini değerlendirmek için evrensel olarak kabul edilmiş bir metodoloji henüz geliştirilmiş değil. Günümüzde “fi nansal olmayan bilgiye yönelik taksonomiler” çözüme destek olabilecek önemli uygulamalardan birisi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap