Sürekli “talep eden” değil, “talep gören” olmak için…

Ferit Barış PARLAK
Ferit Barış PARLAK AYRINTI ferit.parlak@dunya.com

Önemli bir sektörümüzün üyesi olan ihracatçılarımız:

“Dolar 9 liranın altına inmemeli. Yoksa rekabet avantajımızı kaybederiz” diye görüş açıkladı…

*          *          *

Bu açıklamayı baz alarak…

Örneğin fındık üreticimiz, rahatlıkla,

“2 dönüm arazide fındık üretiyorum…

Ailemi geçindirebilmem, üretimi devam ettirebilmem için fındığın kilosu 300 lira olmalı!” diye, haklı bir talepte bulunabilir...

*          *          *

İşçi, “Geçinebilmem için en az 700 dolar maaş almalıyım” diyebilir…

*          *          *

Eczacı,

“Sadece ilaç satarak kar edemiyorum…

Araba da satmalıyım!” diyebilir…

*          *          *

Market sahibi,

“Sebze, meyve tezgahımızda, seçme/bekleme nedeniyle yüzde 50’nin üzerinde zayiat oluyor…

Soğanı 5 TL’den satmalıyım…” diyebilir…

*          *          *

Hidrolik santral sahibi, “Güneş ve rüzgar santralları ile rekabet edemiyorum…

O santralları kapatın!” talebi haklı bulunabilir…

*          *          *

Tüplü televizyon teknolojisine sahip fabrika sahibi,

“OLED ve 8k TV’leri yurda sokmayın…

Sokarsanız, işçilerimi çıkartmak zorunda kalırım…” şeklinde çok haklı bir ricada bulunabilir!

VELHASIL

İhracatçı:

“Geliştirdiğim/ürettiğim nitelikte/kalitede/standartta/çeşitte ürüne, dünyanın ihtiyacı var…

Markalaşma/güven/imaj/ölçek/fayda/hız çalışmalarım ve girdi fiyatlarıyla dünya pazarlarında rekabet edebiliyorum…” diyebiliyorsa…

 “Dolar fiyatı şu kadar, Euro fiyatı bu kadar olursa coşarım” demez…

*          *          *

Kur gibi sonuçlar kadar…

Bilim/eğitim/teknoloji/çaba/hukuk/liyakat/verimlilik/iyi yönetim gibi girdileri önemsediğimiz gün, “sadece talep eden” değil, “sürekli talep gören” olacağız…

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar