21 °C
İlter TURAN
İlter TURAN SİYASET PENCERESİ dunyaweb@dunya.com

Suriye'de Amerikan entrikaları

Kuzey Suriye’de tuhaf olaylar cereyan ediyor. Amerikan haber kaynaklarına göre, önceden kimsenin adını bilmediği, petrol arama deneyimi olmayan ama Amerikan askeriyesi ile yakın ilişkiler içinde olduğu anlaşılan bir petrol şirketi bir yolunu bularak bölgeyi Amerikan desteğiyle denetimi altında tutan Kürt yetkililerle Deyrez-Zor’da sondaj yapmak ve çıkan petrolü rafine etmek üzere bir anlaşma imzalamış bulunuyor. Anlaşma, başkan Trump’ın petrolü elde tutmak maksadıyla Suriye’de bir miktar Amerikan askerini bulunduracağını açıklamasından bir kaç ay sonra gerçekleşti. Anlaşma Batı’nın diplomatik çevrelerinde kaşların kalkmasına yol açarken, Esad rejimi ve Türkiye tarafından kızgınlıkla karşılandı. Doğal kaynakların denetimi ile ilgili olduğu anlaşılan bu entrika ne anlama geliyor?

Bu gelişmeyi nasıl yorumluyorsunuz?

ABD uzun süredir PYD/YPG ile işbirliği yaparak bu bölgeyi denetim altına almaya çalışmaktaydı. Bu çabanın temel hedefi Suriye hükümetini üretilecek petrolün gelirinden mahrum etmektir. Hatırlanabileceği gibi, başlangıçta hedef İŞİD’i bu gelirden mahrum etmekti. Şimdi İŞİD yenildiği ve bölge cihatçılardan temizlendiği için, Amerikan girişimi ortaya bazı rahatsız edici sorular çıkarmaktadır ki, bunların en önemlisi, eğer para Suriye hükümetine gitmeyecekse, kime gidecektir...

Sorunun zaten belli olan cevabı paranın PYD/YPG’ye gideceğidir. Bu, YPG’yi önemli bir güvenlik sorunu olarak tanımlayan Türkiye açısından hiç de hoş olmayan bir siyasi tercihtir. Türkiye, Amerikan kararına bu petrolün Suriye halkına ait olduğunu ileri sürerek itiraz etmektedir. Buna ek olarak, petrol imtiyazının verildiği şirketin adının neredeyse kimse tarafından bilinmemesi söz konusudur ki, bu da Amerikan hükümetinin bilinçli olarak şirketi sadece bu amaç için kurdurttuğu ya da bilinmezlikten çıkararak piyasaya sürdüğü ihtimaline işaret etmektedir.

Pekiyi, PYD/YPG ve bu kimsenin tanımadığı Amerikan şirketi çıkardıkları petrolü nasıl ihraç edecekler?

Gerçekten de ilginç bir soru. Bölgenin İŞİD’in denetiminde olduğu dönemde petrolün bir bölümünü Suriye hükümetinin satın aldığı rivayet olunuyordu. Amerikalıların şimdi de bu gelirin Suriye hükümetinin kasasına girmesini istememeleri doğaldır. Petrolü uluslararası piyasalara ulaştırmanın en cazip formülü ise Türkiye üzerinden gönderilmesidir. Örneğin, bu petrolün bir noktada Kerkük-Yumurtalık boru hattına bağlanması dahi mümkün olabilir. Petrolün bir bölümünü Türkiye’nin kendisi de satın alabilir; hatta geçmiş dönemde satın aldığına dair rivayetler de dolaşmaktadır. Suriye petrolü Türkiye açısından iki bakımdan çekici bulunabilir: İlkin muhtemelen daha ucuz olacaktır; ikincisi, Türkiye’nin İran ve Rusya gibi başka tedarikçilere bağımlılığını azaltacaktır. Ancak, siyasi koşullar bu yolun kullanılmasını şimdilik olanaksız kılmaktadır.

Sizce Amerikalılar gerçekten de PYD/YPG’nin Kuzey Suriye’de kendi özerk bölgelerini ya da bağımsız devletlerini kurmalarına yardım etmeyi istiyorlar mı?

Kamuoyunda ABD, Suriye ve Irak’tan toprak alarak adım adım bir Kürt devletinin kurulmasına gayret ediyor mahiyetinde spekülatif değerlendirmeler yapılıyor. Irak’ta Kürdistan Bölgesel Yönetimi diye bildiğimiz bir hükümet ve onun yetkilerini kullandığı bir bölge var. Sözünü ettiğimiz görüşlere göre, Amerikalılar şimdi de Suriye’de benzer bir yapı oluşturmayı öngörüyorlar. Ancak unutmayalım ki, böyle bir devletin ayakta kalması için sürekli Amerikan desteğine ihtiyacı olacaktır. Ben, bu analiz tarzını yeterince tatmin edici bulmuyorum. Aralarında çok sorunlar olmasına rağmen, Türkiye’nin ABD ile aynı ittifak içinde bulunmaya ve NATO’daki tüm sorumluluklarını yerine getirmeye devam ettiğini, İttifak’ın içindeki önemini koruduğunu görüyorum. Türkiye’yi bir kalemde vazgeçilemeyecek kadar ağırlıklı bir ülke olarak görüyorum.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap