Süt tozu ithalatı yüzde 9 bin 712 arttı

Ali Ekber YILDIRIM
Ali Ekber YILDIRIM TARIM DÜNYASINDAN aey@dunya.com

Çiftçinin ürettiği çiğ sütün fiyatı tam 11 aydır (15 Kasım 2019 tarihinden bu yana) bir kuruş artmazken, süt tozu ithalatı 8 ayda yüzde 9 bin 712 arttı. Bir kez daha ülkenin kaynakları üreten çiftçiye değil, ithalatla başka ülkelerin çiftçilerine gitti.

Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından her ay yayınlanan Süt Piyasa Bülteni’nde yer alan verilere göre, bu yılın ilk 8 aylık döneminde süt tozu ithalatı miktar olarak yüzde 9 bin 712 oranında artarak 39 ton 856 kilodan, 3 bin 910 ton 995 kiloya ulaştı. Değer olarak ise, süt tozuna ödenen döviz ilk 8 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 bin 816 oranında artarak 144 bin 647 dolardan 5 milyon 665 bin 464 dolara, ulaştı.

Süt tozu ihracatı %74.4 azaldı

Türkiye, son yıllarda süt tozu ithal eden değil, ihraç eden ülke konumundaydı. Süt tozu ithalatı 2017’de sadece 97 ton olurken, ihracat 32 bin 680 ton olarak gerçekleşti. 2018’de ithalat 121 ton, ihracat 25 bin 869 ton oldu. Geçen yıl ise ithalat 69 tonda kalırken, ihracat 40 bin 706 ton ile en üst seviyeye ulaştı. Fakat bu yılın ilk 8 aylık döneminde ithalat adeta patladı ve 3 bin 910 tona ulaştı. İhracatta ise, büyük bir düşüş yaşandı. İlk 8 aylık dönemde 8 bin 49 ton ihracat yapılabildi.

Buna rağmen yılın ilk 8 ayında süt tozu ihracatı ithalattan daha yüksek. Fakat ithalatta yüzde 9 bin 712 oranında artış olurken, ihracatta yüzde 74.4 düşüş olması dikkat çekiyor.

Peynir altı suyu ithalatındaki artış yüzde 6419

Süt ürünleri arasında ithalatı en çok artan sadece süt tozu değil. Peynir altı suyu ithalatındaki artış da çok dikkat çekici. Miktar bazında yüzde 6 bin 419, değer olarak ise dolar bazında peynir altı suyu ithalatında yüzde 1678 artış kaydedildi.

ESK’nın yayınladığı verilere göre, 2017 yılında 325 ton, 2018’de 82 ton ve 2019’da sadece 19 ton olan peynir altı suyu ithalatı, bu yılın ilk 8 aylık döneminde büyük bir sıçrama ile 765 ton oldu. Ödenen döviz ise 2019 yılının ilk 8 ayında 53 bin dolar iken bu yılın ilk 8 ayında 942 bin 847 dolar oldu.

Peynir altı suyu ihracatı ise geçen yılın ilk 8 aylık verileri ile hemen hemen aynı. İhracat ilk 8 ayda 37 bin 540 ton oldu.

Yoğurt ithalatındaki artış %864

Miktar olarak çok yüksek bir oranda ithalat yapılmamasına rağmen Türklerin mucidi olduğu yoğurtta bile ithalat yüzde 864 arttı. Geçen yıl ilk 8 ayda 3 ton 472 kilo yoğurt ithalatı yapan Türkiye, bu yıl aynı dönemde 33 ton 471 kilo yoğurt ithal etti. Geçen sene 20 bin 714 dolar ödenen yoğurt ithalatına bu yıl aynı dönemde yüzde 174 artışla 56 bin 809 dolar ödendi.

Türkiye’nin ilk 8 aylık dönemde yoğurt ihracatı yüzde 23.7 düşüşle 673 tona geriledi. İhracat ve ithalat rakamları karşılaştırınca elbette ithalat çok daha düşük ve konuşmaya değmez denilebilir. Fakat, Türkiye’nin yoğurt ithalatı yapması bile kabul edilebilir bir durum değil.

Tereyağı ve peynirde ihracat ve ithalat arttı

Türkiye, yılda ortalama 9-10 bin ton tereyağı ithalatı yaparken, ihracatı 500 ton seviyelerinde. Bu yılın ilk 8 aylık döneminde tereyağı ihracatı 2019>un aynı dönemine göre yüzde 351.3 artışla 336 tondan 1519 tona çıktı. Aynı dönemde tereyağı ithalatı ise yüzde 117.1 artışla 3 bin 386 tondan 7 bin 353 tona çıktı. Tereyağı ithalatına ilk 3 ayda 26 milyon dolar ödenirken, ihracattan elde edilen döviz 3.3 milyon dolar.

Süt ürünleri dış ticaretindeki önemli ürünlerden birisi de peynir. Peynirde de hem ithalat hem de ihracat arttı. Türkiye’nin yıllık peynir ihracatı ortalama 50 bin ton, ithalatı ise 8 bin ton civarında. 2019 yılının ilk 8 aylık döneminde peynir ihracatı 32 bin 220 ton olurken bu yılın aynı döneminde yüzde 16.6 oranında artış ile 37 bin 552tona çıktı.

Peynir ithalatı ise aynı dönemde yüzde 88.4 oranında artış ile 3 bin 51 tondan 5 bin 748 tona çıktı. İlk 8 ayda peynir ihracatından 132 milyon dolar döviz sağlanırken, 19.3 milyon dolar peynir ithalatına ödendi.

Süt Piyasa Bülteni’nde yer alan verilere göre, Türkiye’nin ağustos ayı itibariyle süt ve süt ürünleri ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 91.1, miktar bazında ise yüzde 146 arttı. Geçen yıl ilk 9 ayda toplam süt ürünleri ithalatı 8 bin 959 ton iken bu yıl aynı dönemde 22 bin 89 tona yükseldi. İthalata ödenen döviz ise aynı dönemde 34.1 milyon dolardan 65.3 milyon dolara çıktı.

Aynı dönemde süt ve süt ürünleri ihracatında ise, değer bazında yüzde 2.6, miktar bazında ise yüzde 19.7 oranında düşüş kaydedildi. Süt ürünleri ihracatı ilk 8 ayda geçen yılın aynı dönemine göre 154 bin tondan 123 bin tona geriledi. İhracat geliri de 252.3 milyon dolardan 245.7 milyon dolara geriledi.

Özetle, süt ve süt ürünlerinde ithalatta hızlı bir artış, ihracatta daha kabul edilebilir bir düşüş var. Türkiye, iç piyasada süt ve süt ürünlerinde üretim bazında ciddi sıkıntılar yaşarken, süt üreticileri 11 aydır çiğ süt fiyatına 1 kuruş bile zam almadan üretime devam ederken, ithalattaki artış trendi endişe vericidir.

Çiğ sütün maliyeti 2.34, fiyatı 2.30

Ulusal Süt Konseyi, bölgeler bazında her ay çiğ süt üretim maliyeti yayınlanıyor. Eylül ayı hesabına göre Ege, Marmara, İç Anadolu ve Akdeniz olmak üzere 4 bölgede 1 litre çiğ sütün üretim maliyeti 2 lira 34 kuruş. Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ sütün referans fiyatı ise litre başına 2 lira 30 kuruş. Fiyat maliyetin 4 kuruş altında. Çiftçi bu hesaba göre ürettiği her 1 litre sütte 4 kuruş zarar ediyor. Para kazanması, refah seviyesinin artması bir yaba zarar ediyor. Üstelik açıklanan referans fiyattan süt satanların oranı düşük. Bu fiyat yağ oranı yüzde 3.6 ve protein oranı yüzde 3.2 olan süt için geçerli. Üreticiden sütün litresi ortalama 2 liranın altında alınıyor.

Süt/ yem paritesi 17 ayın en düşük seviyesinde

Süt hayvancılığında uluslararası kabul gören süt/ yem paritesi, Türkiye’de son 17 ayın en düşük seviyesinde. Ulusal Süt Konseyi’nin verilerine göre, Eylül 2020’de süt yem paritesi 1.11 seviyesine kadar düştü. Bunun anlamı şu; çiğ süt üreticisi 1 kilo süt sattığında ancak 1 kilo 110 gram yem alabiliyor. Bu oran, son 17 ayın en düşük seviyesi. Nisan 2019’da süt /yem paritesi 1.09 olmuştu. 2020 yılı verilerine bakıldığında, ocak-şubat aylarında 1.46 olan süt/yem paritesi her ay biraz daha düşerek 1.11’e geriledi. Son bir ayda yeme 6 kez yapılan zamlar dikkate alındığında süt yem paritesi 1’in altına gerilediği görülecektir. Yani üretici 1 litre sütle 1 kilo yem alamamaktadır. Uluslararası kabul gören oran 1 litre sütle 1.5 kilo yem alınmasıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı›nın kabul ettiği oran ise 1.3’tür. Bir litre süt ile en az 1 kilo 300 gram yem alınmasıdır. Süt üreticisinin içine düştüğü çıkmaz, devletin ve özel sektörün verileri ile çok net görülüyor. Çiğ süt referans fiyatı maliyetin altında. Süt yem paritesi ideal olan paritenin ve bakanlığın kabul ettiği paritenin altında. Buna rağmen “enflasyonu artırır” gerekçesi ile çiğ süt fiyatını artırmamak çiftçiye “bu işi bırak, üretme” demektir. Süt üreticisi kan ağlarken, ineklerini kestirmek zorunda kalırken, sadece ilk 8 ayda süt tozu ithalatı için başka ülkelerin çiftçilerine 45 milyon (eski parayla 45 trilyon) lira ödendi. Bu kabul edilebilir bir durum değil.

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar