Takvim yılını aşan faturanın gider maliyet durumu

Serbest Kürsü
Serbest Kürsü

Hakan ŞİRİN - Mali Müşavir

7104 sayılı Yasa ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nda (KDVK) önemli bir değişiklik yapıldı. İş dünyasının da birçok kez dile getirdiği bir sorun sağlıklı bir şekilde çözüme kavuştu. Sorun şu idi, fatura tarihinin takvim yılını aşmamak kaydı ile ilgili vesikalardaki KDV indirim konusu yapılabiliyor, yani faturanın ait olduğu yıl KDV beyannamesinde, KDV indirimi mümkün olup sonraki yıllarda mümkün değildi. Mezkur yasanın 8’inci maddesi ile KDVK’nın 29/3’üncü maddesi “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir” şeklinde değiştirilmiştir. Dolayısı ile faturanın ait olduğu takvim yılını takip eden yılda indirim konusu yapılabilmesinin önü açılmıştır. BU şekilde, satıcıya ödenen ve indirim yolu ile alıcının üzerine yük olarak kalmaması gereken KDV adil bir şekilde alıcı için telafi edilebilir bir hal almıştır. Bu konu kanun lafzına konulmakla çok net bir hüküm ifade etmekte. Fakat söz konusu faturanın gider veya maliyet unsuru olan matrahı sonraki yıl kayda girilirse nasıl işlem görecek.

Şunu çok iyi görmek gerekir ki KDV’nin müteakip yıl indirilebilir olması gider veya maliyet unsuru olan matrahın sonraki yıl kayıtlarına aktarımının önünü açmamaktadır. Çünkü yapılan değişiklik KDV açısından yapılmıştır. Fatura matrahı yani gider veya maliyet unsuru olan meblağın nasıl değerlendirileceği Gelir Vergisi Kanunu (GVK) ile Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK) açısından incelenmesi gerekir. GVK 1’inci maddesinde “Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır” denilmiş olup KVK 25’inci maddesinde ise “Yıllık beyan esasında vergilendirilen kurumların vergilendirme dönemi, hesap dönemidir.” Denilerek gerek gerçek kişi gerek tüzel kişi kazançlarının beyanında cari yıla ait olmayan gider veya maliyetler ilgili yıl ile ilişkilendirilmeyeceği dolaylı ama kesin olarak anlaşılmaktadır. Kısaca özetleyecek olursak KDV’nin müteakip yıl indirilme hakkının verilmiş olmasının, gider ve maliyet unsuru olan matrah için verilmemiştir.

Peki, böyle bir hata yapılmış ise ne olur. Burada gider ve maliyet açısından ayrı ayrı değerlendirmemiz gerekir. Eğer bir gider faturasının kaydını müteakip yıl gider hesaplarına alınmış ise bu tutarı geçici vergi ve yıllık beyanname üzerinde kanunen kabul edilmeyen giderler kısmına eklenmesi yeterlidir. Eğer bir mal alım faturasının kaydını müteakip yıl mal maliyetine alınmış ise evvela önceki yıl envanteri hatalı olmuş olacaktır. Dolayısı ile önceki yıl envanter defterinin emtia listesi düzeltilmelidir. Buna mukabil bilançoda yer alan stoklar kalemi de düzeltilmesi gerekmektedir. Fakat gelir tablosundaki satılan malın maliyeti eğer ürün satılmamış ve stokta ise herhangi bir düzeltme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Dolayısı ile dönem karı ve vergi yükümlüğünde değişiklik olmayacaktır. Devamında ise fatura tarihini takip eden yıl açılış kaydında stok tutarı revize edilmelidir.

Sonuç olarak vergi kanunlarının neler olduğu ve bu kanunların nelere etki ettiğini iyi anlamlandırmak gerekiyor. Bu sebepten vergi kanunları uygulayıcılarının, kendileri bir vergi hukukçusu olarak görmeleri ve değişikliklere bu çerçeveden bakmaları gerekmektedir.

 

 

Yazara Ait Diğer Yazılar Tüm Yazılar
Yönetim körlüğü 04 Aralık 2021