Tarım ürünlerinde, “düşük arz” kadar “yüksek arz” da korku nedeniyse…
Mısır üretimindeki 4 yıllık gerilemeye, 4 yıldır yapılan uyarılara, uyarıların dikkate alınmamasına ve sonucunda gerçekleşen “mısır ithalatındaki rekor artışa” değinmiştim…
★★★
Tersi durum…
Yani, fazla üretmek marifet mi?
O da tehlikeli…
★★★
Üreticimiz/üreten çok kıymetli…
Onları koruyabilmek için, arz miktarını, “keyfi üretim” belirlememeli…
Planlama ve yönlendirme gerekli…
★★★
Örneğin, bugünden başlayan korkunun nedeni:
Yağışların bol olması, bu nedenle arzın, hububat/bakliyat/kavun-karpuz-domates gibi (görece kolay üretilebilen, düşük katma değerli) ürünlerde ciddi şekilde artacağı beklentisi…
“Üreteceğiz ama para kazanabilir miyiz? Hatta zarar eder miyiz?” endişesi…
★★★
Planlama eksiği, birçok üründe arz eksiğine neden olurken, bazı ürünlerde arz/kapasite fazlası getiriyor…
Sonucunda:
Verimsizlik ve “düşük teknolojili/katma değerli yatırımlar” artıyor;
Tasarruf azalıyor, “yüksek katma değer yaratabilecek” yatırımlar gecikiyor…
★★★
Özellikle tarım/gıda ürünlerinde:
5 yıllık ithalat rakamlarına bakıldığında, eksiklerimiz somut olarak görülebiliyor…
Bu eksiklikleri giderebilmenin yollarından en önemlisinin “planlı üretim” olduğu da 7’den 70’e biliniyor…
VELHASIL
Yağlık bitki eksiğimizi de, hayvansal ürün eksiğimizi de “ithalat rakamları” belgeliyor…
Katma değeri “küçük adımlarla” kat kat artırılabilecek bu ürünlere yönlenen/yönlendirilen çiftçi, kendine de, tüketiciye de, ülke ekonomisine de kazandırırken, binlerce gencin bu alanlara yönelmesine de vesile olacaktır…
★★★
Yani, bu alanlara sunulacak destek:
Atıl bıraktığımız potansiyelin ekonomiye kazandırılmasına yönelik kapılar açacaktır…
Korkulardan/endişelerden, yani verimsizlikten uzaklaştıracaktır…
Üretimin maliyetlerini azaltıp, halkın refahını artıracak kamu yatırımları için de “finansman kaynağı” oluşturacaktır…
Açıkları kapatacaktır…
Tersi durumda, “az çaba isteyen ürünlerde dahi” dışa bağımlılık artacaktır…