Tarım ve gıda gündeme alınmalı

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

AROLAT'tan / Osman S.Arolat Kuraklık tehlikesi bütün dünyada tarımsal ürünlerin ve gıda maddelerinin önemini her geçen gün artırıyor. Geçen yüzyılın ikinci yarısından bu yana ihmal ettiğimiz tarım sektörü bizi birçok alanda ithalatçı konuma getirdi. Son yıllarda tarımın önemini gören bazı özel sektör temsilcileri önemli gelişmelere imza attılar. Bakanlık da bir arayış içersinde. Ancak, bu yeterli değil. Türkiye, tarımı bir stratejik plan içersinde ele alıp, sorunları çözüp, üretim yapısını saptayıp, uygun adımlarla yola çıkmalıdır. Türkiye son elli yıldır tarıma vermediği önemi bir süredir özel sektördeki bazı firmalar vermeye başladılar. Tarım Bakanlığı da yeni arayışlara girdi. Ancak, bunlar henüz tarımda bir yeniden yapılanmanın ve olumsuzlukların ortadan kalkması sonucunu getirmedi. Bu nedenle de hava şartları yine tarımda en belirleyici unsur olma özelliğini koruyor. Ve son dönemde yaşanan kuraklık birçok üründe rekolte daralmasına neden olduğu için yetersizliklere ve fiyat artışlarına neden oldu. Olmaya devam ediyor. Bu fiyat artışları da enflasyon üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Bir süredir gıda fiyatlarındaki artışların enflasyon üzerindeki olumsuz etkisi Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz tarafından da dile getiriliyor. Gıda fiyatlarındaki artışlar bir süredir bütün dünyanın da gündeminde. Bunda üç önemli etkenden söz ediliyor. Bunlar kuraklıkla birlikte daralan tarımsal üretim, Çin ve Hindistan orta sınıfının gelişmeleri nedeniyle artan gıda talepleri ve artan petrol fiyatları nedeniyle biyoyakıt üretimindeki artış. Bunun sonucunda Vietnam ve Hindistan gibi ülkeler daha düne kadar önemli ihraç ürünü olarak gördükleri pirinç gibi ürünlerin ihracatına yasak getiriyorlar. Doğaldır ki, küresel kuraklık arttıkça ülkeler bu tür sınır ötesi tarımsal ürün hareketlerini engelleme düşüncesini daha geniş alanlara yayacaklar. Dünyada bir yandan tarımsal ürün ve gıda ihtiyacı artarken, bir yandan da refah seviyesi artan Avrupa ülkelerinde çiftçiler tarımı terk ediyor. Fransa, İspanya ve İtalya'da çiftçiliği terk edenler üretim daralmasına yol açıyor. Türkiye tarım ve gıda üretiminde yeni bir stratejik plan üzerinde çalışmalıdır. Türkiye ürün yelpazesini doğru seçerek bunların pazara uygun üretimini sağlamalıdır. Parçalı arazi yapısının toplulaştırılması plan içinde yer almalı, toplulaştırılamayan alanlarda kira ve ortak üretim ve pazarlama sistemlerinin geliştirilmesinin yolları aranmalıdır. Büyük imkan yaratan sebze ve meyvecilik alanında, serada üretimde büyük ölçekli yeni modeller geliştirilmesi için destekler verilmelidir. Damla sulamadan toprak analizlerine, gübrelemeye her alanda çiftçinin destekleneceği modellerin yaratılması yoluna gidilmelidir. Tarımsal ürünler ve gıda maddelerinin önemi her geçen gün artmaktadır. Türkiye bu alanda imkanları olan ama imkanlarını iyi kullanamayan bir ülke konumundadır. Bu nedenle bir an önce bu alandaki olumsuzlukları ortadan kaldıracak planlama ile girişimlerde bulunmalıdır. Son yıllarda ülkenin birçok yöresinde özel sektör tarafından yaratılan başarı öyküleri söz konusudur. Bunlar stratejik büyük tarım planıyla başarılı sonuçlar alacağımızın müjdecileridir. Bu başarılı öykülerin sahipleri de bakanlık tarafından davet edilerek, planın hazırlanmasına el vermeleri istenmelidir.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 13.811,60 0,23 %
Dolar 47,7121 0,03 %
Euro 55,1112 -0,03 %
Euro/Dolar 1,1544 -0,14 %
Altın (GR) 6.611,90 -0,57 %
Altın (ONS) 4.390,72 1,13 %
Brent 86,8720 6,57 %