Tarım Yatırım Ajansı mı kuruluyor?  

Tarım Orman Bakanlığı Tarım Yatırım Ajansı kurulması üzerinde çalışı­yor söylentileri. Böyle bir ihtiyaç var mı, tarım ya­tırımlarında so­run mu var soru­larını ve Türk ta­rımının yatırım tarafını düşünmeyi zorun­lu kıldı.

Ziraat Bankası, Ta­rım ve Orman Bakanlığı Ta­rım Reformu Genel Müdür­lüğü bünyesinde 12 yıl önce kurulan "Tarımsal Yatırım­cı Danışma Ofisi" TARYAT, TKDK, Kalkınma Ajansları, uluslararası fonlar ve Cum­hurbaşkanlığı Yatırım Ofisi gibi kurumlar tarımsal yatı­rımlara yönelik önemli kay­nak ve yönlendirmeler su­nuyor. Buna rağmen ortaya çıkan tablo, güçlü ve entegre bir yatırım ekosisteminden çok, birbiriyle yeterince ko­nuşamayan münferit destek­lere dönüşüyor.

“Yatırım Ajansı Türkiye için doğru değil”

Avrupa Birliği Ortak Ta­rım Politikası çerçevesinde IPARD destekleriyle birlik­te hibe mekanizmaları güç­lenirken, LEADER yaklaşımı ve Ulusal Kırsal Ağ gibi yapı­lar yerel aktörleri sürece dâ­hil etmeyi hedefledi. Bugün gelinen noktada Türkiye’nin tarımdaki temel meselesi destek yokluğu değil, yatı­rım mimarisindeki sorunlar. Tüm bunlara rağmen uzman­lara göre “tarım yatırım ajan­sı Türkiye için doğru değil. IPARD fonları önümüzdeki dönemden sonra bitebilir. Bu durumda Türkiye’nin kırsal kalkınma destekleri, tarım­sal yatırımlar nasıl finanse edilecek. Yeni bir Tarım Yatı­rım Ajansı sorunları çözmek yerine yeni bürokratik engel­ler doğurur.”

TKDK ve Ziraat Bankası destekli tarım yatırımları daha başarılı

TKDK ve Ziraat Bankası eliyle verilen hibelerin ve­rimi de başarısı da oldukça yüksek olsa da destekler, or­tak bir ulusal yatırım harita­sına dönüşemiyor. Bölgesel planlarla uyumlu olmayan standart destekler bazı yer­lerde arz fazlasına, bazı yer­lerde eksik kalan değer zin­cirlerine yol açıyor. Kamu kaynakları ölçeklenebilir dö­nüşüm yerine parçalı proje­lere dağılıyor.

Kamu altyapı yapmalı özel sektör küresel pazarı hedeflemeli

Cumhurbaşkanlığı Yatı­rım Ofisi’nin vurguladığı gi­bi, “Türkiye’nin tarımsal po­tansiyeli güçlü.” 2026–2028 Yatırım Programı’nda sula­ma, hayvancılık, su ürünleri ve bitkisel üretim öncelikli alanlar olarak tanımlanıyor. Tüm bunlar kamunun yapa­cağı alt yapı yatırımlarıyla ivme kazanacak alanlar. Ya­tırım ajansları daha çok pa­zara yönelik ürün ve hizmet­lerin üretileceği güçlü dünya markalarını yaratmayı finan­se etmeli.

Hektaş, Yüksel To­humculuk Türkiye’nin kü­resel tarım ticaretinde güç­lü aktör olabilme ihtimali çok yüksek şirketleri. Küre­sel anlamda güçlü tarım şir­ketleri ihracatı artırırken, her biri Türk tarım markası­na katkı sunuyor. Destekler, küçük çiftçilerin ürettikleri­ni dünya pazarlarıyla buluş­turacak küresel güçlü tarım şirketleriyle birlikte kurgu­lanmalı.

Hayrettin Uçak’ın Kana­da’da kurduğu şirket ülkede­ki bakliyat pazarının yüzde 50’sinden fazlasına hâkim. Yıllardır fındık üzerinden küresel tartışmalar yaşanma­sına rağmen, Ferrero benze­ri güçlü bir dünya markasını yaratacak finansal ve kurum­sal kapasiteyi ortaya koy­makta zorlanıyoruz. İhracat­ta güçlü olsa da Türkiye’nin gıda şirketlerinin küresel an­lamda Türk tarım markası­na etkileri çok düşük. Bu ba­kımdan Tarım Yatırım Ajan­sı, Türkiye’nin sahip olduğu tarımsal imkân ve kaynakla­rı yalnızca iç pazar için değil, küresel rekabeti de gözeterek planlamalı. Etkisi çok düşük klasik kadın, genç, koopera­tif projeleri güçlü tarım şir­ketleriyle entegre edilmeli. Genç yatırımları özellikle ça­lışılmalı.

“Yatırımcının iştahını açmak lazım”

Küresel gıda ve tarım trendleri hızla değişiyor, tü­ketim alışkanlıkları dönüşü­yor, bitki bazlı ürünler, izle­nebilirlik, sürdürülebilirlik ve fonksiyonel gıdalar küre­sel pazarlarda belirleyici ha­le geliyor. Uzak Doğu etkisi artık yalnızca Asya’yla sınır­lı değil, Avrupa ve Amerika pazarlarını da şekillendiri­yor. Agrifin kurucusu İbra­him Oğuz’a göre, “devlet yatı­rımların önündeki engelleri kaldırmalı, yatırımcı uygun koşulların kokusunu alır ve yatırım yapar. Türk tarım ya­tırım ekosistemi öncelikle neden Çinli, ABD’li yatırım­cıların Türkiye’ye gelmediği­ne bakmalı” diyor ve ekliyor. “Yatırım Ajansı Arap fonları için bir araç olmamalı.”

Tarıma mentörlük

İhracatta güçlü şirketlerin de dâhil olduğu bir mentör­lük yapısı kurgulanarak, kü­resel pazarlar için stratejik danışmanlıkla küçük şirket­lerin ihracat süreçleri des­teklenmeli, sinerji yaratıl­malı.

TKDK Tarım Yatırım Ajansı olabilir

Anadolu’nun yatırım hari­tasını bilen TKDK, AB fon­larını yönetme deneyimine sahip proje değerlendirme kapasitesi güçlü bir kurum. TKDK’nın yetkisi genişle­tilerek, farklı fonlar tek çatı altında toplanarak, Türkiye Tarım Yatırım Ajansı’na dö­nüştürülebilir. Cumhurbaş­kanlığı Yatırım Ofisi ve ku­rulması önerilen İhracat Ge­nel Müdürlüğü ile eşgüdüm içinde çalışabilir.

Velhasıl, Tarım Yatırım Ajansı, dağınık destekleri tek çatı altında stratejik bi­çimde koordine eden, can­lı yatırım haritaları üreten, üretimden pazarlamaya tüm değer zincirini birlikte plan­layan bir yapı olmalı. Hibeye dayalı anlayışı aşarak karma finansman modelleriyle ya­tırımı teşvik etmeli, yatırım danışmanlığı ve fizibilite sü­reçlerini kurumsallaştırmalı. Yeni bir bürokrasi alanı değil dağınık kaynakları ortak he­defe yönelten bir akıl mima­risi olarak Türk tarımını kü­resel tarım ticaretine entegre edecek, güçlü tarım şirketle­ri yaratacak bir yapı kurgu­lanmalı.

Yazara Ait Diğer Yazılar
Piyasa Özeti
Borsa 12.792,81 0,00 %
Dolar 44,0857 0,04 %
Euro 50,8068 -0,77 %
Euro/Dolar 1,1512 -0,81 %
Altın (GR) 7.179,86 -1,67 %
Altın (ONS) 5.092,25 -1,19 %
Brent 113,48 24,98 %