TARSİM ile büyüyen tarımsal güvence
Tarım sigortacılığı, çiftçinin gelirini garanti altına almanın çok ötesinde, bir ülkenin gıda güvencesinin teminatı olabilecek önemli bir mekanizma. Tarım sigortacılığı aslında istatistiğin yanı sıra bir risk yönetim sistemi. Sigortacılık matematiği, risk durumlarını belirli şartlarda güvence altına alabilir. Ancak bugünün tarım sigortacılığının en büyük çıkmazı, riskleri yükselmesi ve birçok durumda riskin çok ötesinde kara bulutların gölgesinde belirsizlik ortamının hâkim olması. Riskte öngörülebilirlik ve geçmiş verilerden hareketle hasar ihtimallerinin ortaya konulması söz konusu iken, belirsizlikte, gelecekteki sonuçları gösterebilecek hiçbir veri mevcut değildir.
Belirsizlikte sigorta matematiği işlemez. Risk yükseldiğinde ise sigorta primleri artar. Bu durumda ya üretim maliyetleri kaçınılmaz olarak yükselir ya da üretici ürününü sigortalatmaz ve gelirini tümden kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.
Ülkemizin jeopolitik konumu, küresel riskler ve iklim krizinden en çok etkilenmesine yol açmakta ve neticede tarımsal üretimde risk ve belirsizliğin giderek artmasına neden olmakta. Bu durumda üreticimiz, üretmekten çok önünü görememenin yol açtığı sıkıntıları çözmek için enerji sarf ediyor. Tarımın doğaya bağımlılığını çok fazla azaltamazsınız. Küresel krizlerin çoğunu bertaraf etme gücünüz de yoktur. Ancak başarılı bir tarım sigortacılığı modeli, zararınızı en aza indirebilir ve ayakta kalmanızı sağlayabilir.
Türkiye’nin başarısı dikkat çekiyor
Türkiye, TARSİM modeliyle tarım sigortacılığında dünyada yedinci sırada. 2025 itibariyle prim toplamı bir milyar doları aşmış durumda.
Devlet ve özel sektör iş birliği ile yürüyen TARSİM sistemi, her geçen gün güçlenirken, dünyanın bu modele olan ilgisi giderek artıyor. Tarımda Finansal Dayanıklılık Uygulama Topluluğu’nun 3. Küresel Forumu, merkez bankaları, sigorta ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere yaklaşık 30 ülkenin katılımıyla Çin’de düzenlendi.
Forumda Türkiye’yi; TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Kırsal Kalkınma Projeleri Koordinatörü Güray Balaban temsil etti. Toplantıda, kamu-özel sektör iş birliğinin dünyadaki başarılı örneklerinden biri olarak kabul edilen Türkiye tarım sigortası sistemi (TARSİM) modeli hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcıların bu konudaki iş birliği talepleri ülkemiz açısından önemliydi. Ayrıca tarım sigortacılığının gelişimi için TARSİM Sistemi’nin, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın başarı hikayeleri arasında yer alması, küresel sorunların gölgesinde kalan bu olumlu gelişmeleri anlatabilmek bakımından da kayda değerdi.
Rakamlarla TARSİM
TARSİM kaynaklarına göre, 2026 üretim sezonunda önceki yıla oranla, toplam prim bedelinde %81, sigorta bedelinde %32 ve sigortalı alanda %6 artış sağlanmış. Yine aynı dönemlerde, sigortalanan büyükbaş hayvan sayısında %10, küçükbaşta ise %20 artış olmuş. Buna karşılık hasarlı ihbar dosya sayısı %17 azalmış. Bitkisel ürünlerde en fazla hasar ihbarı buğday, kayısı ve üzümde yapılmış. En çok hasar ihbarı yapılan 3 risk alanı ise dolu, sel ve su baskını ile don olarak görülürken, en çok hasar ihbarı Malatya, Manisa ve Diyarbakır’dan gelmiş.
Bu sistemde hasar/prim oranları 2025’te %79 iken 2026’da (15 Haziran’a kadar) %36 ve son 10 yıl ortalamasında ise %57 olarak gerçekleşmiş. Bu sezon başlanan Köy Bazlı Verim Sigortası’nın parsel bazında uygulamasına, Tekirdağ ilinde pilot proje olarak başlanması, birçok şikâyet ve eleştirileri giderecek gibi görünüyor. Ezcümle; ülkelerin milli güvenlik meselesi haline gelen gıda güvencesinin, TARSİM güvencesinin yanı sıra TARSİM katılım sigortacılığı ile de güçlendirilmiş olması, faiz hassasiyeti olanları da sisteme dahil etmesi bakımından önemli bir uygulama.